10 Ocak 2014 Cuma

Tatsız, Tuzsuz

Ligin "istikrarsızlık abidesi takımı" patentli Samsunspor'un birinci perdenin final sahnesinde ne gibi bir rol keseceğini taşıdığı unvan nedeniyle merak etmedim desem vallah billah yalan olurdu... Manisaspor maçı sonrası basının karşısına geçip bülbül kesilen, herkese gider yapan, adeta posta koyan, iş soru sormaya gelince toplantıyı terk eden hocanın dilinden bu kez ne gibi inciler döküleceğini de merak ediyordum...

Ligin dibine demir atmış rakibi karşısında topa sahip olmanın bereket olduğu gerçeğini ezberlemiş görünen al-ak-karalılar, Musa'nın estetik güzellikteki golüne kadar pozisyon üretemedi... Golde ki ustalığına alkış tutttuğumuz Musa'nın akabinde kaçırdığı bir gol var ki şaşkınlıktan parmaklarınızı ısırırsınız...  Zoru kolaya çevirip, kolayı gerçekleştirememenin ne demek olduğunu çözmek imkansız...

Ev sahibi ekibin savunma güvenliğini riske edip, Samsunspor kalesine geldiğinde Soner dahil savunma dörtlüsü diri, bir o kadar da etkili olunca soyunma odasına skor avantajıyla gidildi... İkinci yarıya genç Adem oyuna girdi ve İrfan ile birlikte maçın seyrini değiştirdi... Bu iki adamla başetme becerisi göstermede sıkıntı yaşandı... Attığı beraberlik golüyle yetinmeyen Kahramanmaraşspor panikleyen rakibi karşısında yüklendi ve öne geçmenin yollarını arayıp durdu... Biraz beceriksizlikle karışık şanssızlıkları, biraz da Soner'in yerinde kurtarışlarına takıldılar...

Rakip bunlarla uğraşırken Samsunspor'un neyin peşinde olduğunu anlama pek mümkün olamadı... Anlayan varsa beri gelsin... Patates tarlasında, top kontrolünün zor olduğu bir maçta puan sıralamasında kimin dipte, kimin yüksekte olduğunu seçmek mümkün olamadı... Samsunspor'un iki puan mı kaçırdı, bir puan mı kazandığı sorusunun yanıtını sizlere bırakıyorum...  Futbolun vasatın altında kaldığı, tatsız tuzsuz maçta paylaşılan puanların adil olduğu kanaatindeyim... Siz ne dersiniz?
Bilmem!

10 Ocak 2014 Cuma
/Resul AKÇAY

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder