Önceki akşam Türkiye Trafik Kazalarını Önleme Derneği Samsun Şube Başkanı Dursun Kavuran trafik kazalarının başlıca nedenlerini ve çözüm yollarını konuşmak üzere Samsun Yazarlar Derneği tarafından hazırlanıp Kanal S de yayınlanan “Yel değirmeni” programının konuğuydu.
Her geçen gün artan trafik kazaları, araçlar ve yetersiz kalan yollar karşısında bir şeyler konuşmak çok güçtü. Trafik kazalarının artık katlanılmaz boyutlara ulaştığını söylerken bu son olsun der gibiydi. Herkes böyle diyor fakat hiçbiri de son olmuyor üstelik her geçen daha da artıyor.
Mazeret olarak eğitimsizliği gösterme dönemimiz de bitti. Çünkü toplumumuzun eğitim düzeyinde ciddi artış var. Peki, öyleyse neden böyle ürkütücü tablolarla karşı karşıya kalıyoruz?
***
Yollarımız her yıl trafiğe çıkan araç sayısına cevap veremiyor. Bunun en belirgin örneği Samsunda yaşanıyor. Başkan Dursun Kavuran Samsunun can damarı olan 100.yıl bulvarının ancak yüzde kırkının kullanılabildiğini, kalan yüzde altmışının araçlardan dolayı kullanılamaz hale geldiğini söyleyince dehşete düştüm.
Bu sadece 100. yıl bulvarında değil ki. Orası sadece bir örnek... Ya diğer yollarımız? İstediğiniz kadar yol açın olacağı yine bu değil mi? Araç parklarımız yok. Var olanı da yetersiz. Binaların alt katında araç parkı diyerek yapılan bölümlerin çoğu depo olarak kullanılıyor. Esnaflarımız dükkânlarının önüne sabahtan akşama kadar aracını park ediyor. Sorunca yer gösterdiniz de gitmedik mi diyor. Yani aşağı tükürseniz sakal yukarı tükürseniz bıyık meselesi.
***
Labirente dönüşmüş şehir trafiğinde güç koşullar altında görev yapan trafik memurlarının halini varın siz düşünün. Bir de kimliklerini ön plana çıkararak onlara kafa tutanları. Sen benim kim olduğumu biliyor musun diyerek hava atanları hesaba katın. Kim ne derse desin bu şehrin önceliklerinden birisi trafik sorunudur. Ve artık Samsunun trafiği S.O.S vermektedir. Bu sorunun vatandaşımızın işinden aşına kadar yansımadığı bir tek şey kalmamıştır.
***
Araçlar kaldırımlardan tutunda yollara çift sıra halinde park etmişse burada şapkayı öne koyup düşünmek gerekir. Sadece düşünmek yetmez acil önlem de alınmalı. Görüntü ve ses kirliliğini de işin içerisine katarsak bir keşmekeşliktir sürüp gidiyor. Herkes bana gelince mi diyerek söze başlıyor.
İki de bir diyoruz ya artık bıçak kemiğe dayanmıştır. Birileri çıkıp bu işe bir nokta koymalıdır. Ya da bir yerlerden başlamalıdır. Burada birbirimizi suçlayarak bir yere varılamayacağını bilmeyen yoktur. Herkes kendine düşen görevi yerine getirmelidir.
Adına ne derseniz deyin artık bir şeyler yapmanın zamanı geldi de geçiyor bile. Bunun farkında olmayan yok demiştim. Farkında olmak ayrı şey uygulamaya geçmek farklı şeydir.
***
Samsun trafiği S.O.S veriyor beyler. Ne yapmayı düşünüyorsunuz?
Türkiye Trafik Kazalarını Önleme Derneği Samsun Şube Başkanı Dursun Kavuranın konuk olduğu programda konumuz trafik kazalarıydı fakat biz Samsun trafiğinin içerisinden çıkıp ta asıl konumuza gelemeden program süremiz bitiverdi.
Haydi, siz de süreniz bitmeden bir şeyler yapın bir şeyler söyleyin…
Yoksa sevdamıza boğulup gideceğiz.
/Ahmet SEVEN
23.11.2008
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder