5 Ocak 2014 Pazar

Neden Orada Hep Bamya Satılıyor


“Mecidiye'den çıkmış Gazi Caddesi yönüne gidiyordum. Takım elbiseli, zayıftan, yaşı 60'ı biraz geçkin, kravatlı, elinde de baston olarak kullandığı şemsiyesi bulunan bir kişi gördüm. Birkaç adım önümden gidiyor, Kültür Müdürlüğü'ne doğru yönelince sevindim. "İşte" dedim kendi kendime "işte kültür ve sanata düşkün bir vatandaş."

              
Daha dikkatlice izlerken düşündüm: Şimdi içeri girecek, sanat etkinliklerini öğrenecek veya izleyecek. Çünkü taş binanın kapısında "Kültür Müdürlüğü" tabelası vardı. Bu tabelanın yanlarında iki tabela daha. Birinde "Sanat Müzesi" diğerinde ise "75. Yıl Kültür Merkezi" yazıyordu.
              
Adam, birine seslendi bu sırada: Kızım, bamyanın kilosu kaç lira? Hayallerim yıkıldı birden. Dikkat ettim, adam düpedüz "bamyanın kilosunun fiyatını" öğrenmek istiyordu. Bir daha sordu: Bamyanın kilosu kaç lira kızım? Zampara mıdır, nedir? Yaşını başını almış adam senin ne işin var kıza soruyorsun, orada beşten fazla da erkek var ya bamya satan. Onlara sorsana be adam.
              
Hepsi, Kültür Müdürlüğü'nün önündeki yarım duvara güzelce sıralamışlar paketleri, güzel güzel bamya satıyorlar orada. Kültür Müdürlüğü görevlileri o sırada nerede mi? Bilmem, herhalde binada. Belki de akşam giderken, sabahtan beri kültürü artmış bamyalardan alıp, evlerine götürecekler.
               
Bu arada çaktırmadan ben de bamyanın kilosunun kaç lira olduğunu öğrenmiş oldum. Dün, 750 bin liradan satılıyordu, bugünkü fiyatları henüz öğrenemedim. Fazla merak edenler, Kültür Müdürlüğü yetkililerine sorabilirler.”

Yukarıdaki yazının dün yazıldığını sandınız ve bazı hatalar buldunuz değil mi? Orasının Kültür Müdürlüğü değil de Büyükşehir Belediyesi Kültür Daire Başkanlığı olduğu, bamyanın kilosunun ise 750 lira değil de üç liranın üzerinde satıldığı gibi… Doğrudur. Çünkü bu yazı tamı tamamına dört yıl önce yazılmıştır.

Aradan geçen dört yılda değişiklik sadece o kadar işte. Aynı yerde yine bamya satılıyor.
Kültürlü bamyalar. Oysa orası butik otel olacaktı, olmadı, olamadı bir türlü… Kafama takıldı birden.
              
Dün yıkılan Bulvar kenarındaki balık pazarı da Atatürk Kültür Merkezi’nin hemen çaprazında değil miydi? Balık pazarı yer değiştirdi diyelim, binalardan arındırılan bölgeye yenisi yapılıverdi. Şu bamya satıcılarına da Kültür Dairesi Başkanlığı’nın yanından başka bir bölgede satış imkanı tanınacak yer yapılsa ne olur birader?
              
Kültürleri mi azalar bamyaların???


Bunun Adı Soygun Değil Midir?
Samsun’da Belediye Halk Otobüslerinin bilet fiyatları kaç liradır, belki de unuttunuz değil mi? Çünkü kullandığınız “bip”le size bilet fiyatlarını unutturdular. Bir liranın ne kadar üzerinde sorun ve öğrenin.
              
Bir süre önce Gazeteci Avni Demir ile Mersin’de geziyorduk. Büyükşehir Belediye Otobüsü yazılı toplu taşım aracını görünce şaşırdık şaşırmasına da binmekten de geri kalmadık. Mersin’de baktık ki hem Büyükşehir Belediyesi Halk Otobüsleri var, hem de belediyenin kendi otobüsleri. Kaptana, “neden Büyükşehir Belediyesi Otobüsleri çalışıyor” diye soracak odluk aldığımız cevap bizi şaşırttı. Zamların önlenmesi için… Yani haksız kazancın önlenmesi için, yani rekabet unsurunu ortadan kaldırmamak için.

Peki Büyükşehir Belediyesi’nin otobüs fiyatı ne kadar? Büyükler için 85 kuruş, öğrenciler için ise 65 kuruş. Özel halk otobüsleri kaç liradan taşırsa taşısın, vatandaş ucuzunu buluyor ya. Vatandaş ucuza seyahat edebiliyor ya. Aynı Samsun gibi, değil mi?
              
Siz Samsun’da Büyükşehir Otobüslerini seferden, rekabeti de ortadan kaldırırsanız, Özel Halk Otobüsleri Derneği istediği fiyattan yolcu taşır kardeşim. Vatandaşın cebinden çıkan her fazla para haksız kazanç değil midir? Evet mi,?

O zaman bunun adı soygun değimlidir?


Gazi Caddesi Ve Sigara Fabrikası
Yıllarca “Reci” olarak bilinen eski Sigara Fabrikası’nın yeri yıkıldı yıkılacak. Sağ olsunlar benim güzel Samsun’umun yöneticileri insanların kafalarına sıva ve kiremit düşmesin diye galvaniz taraba yapmışlar bölgeye. Geçen yayaların ve araçların üzerine düşmeyecekmiş sıvalar ve kiremitler. Böylece insanların can güvenliği sağlanacakmış. Hay sizin düşüncenize…

 Peki insanların kafalarına kiremit ve sıva düşmeyecek de o insanlar yaya kaldırımı tamamen kapanmış bölgede araç yolundan geçerken can güvenlikleri çok mu önlenmiş olacak? Ayıptır ve günahtır bu millete. Bir yaya orada araç altında kalıp yaralansa veya can verse hesabını kim verecek, kim?
              
Ama desenize bu ülkenin insanı bu güne kadar kimden hesap sordu da hakkını aradı???
(…)

/İsmail BAŞARAN
 23.07.2009

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder