23 Mayıs 2014 Cuma

Samsun Başıboş Bir Kent Mi?

Bu yazacaklarım sadece 2 günlük olaylar dizisi... Bir de bunların gazetelere yansımayan, "haber değeri taşımayan" kısımları var... Sırayla... Tarih 13 Mayıs... 20 yaşındaki A.D., bir başkasını vurmak isterken arkadaşı H.K'yı vurdu. Adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı... Tarih 13 Mayıs... Selam verme tartışması kanlı bitti. Z. Ş., Ömer T. ve Samet A.'yı bacaklarından vurdu. Adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı... Tarih 13 Mayıs... 56 yaşındaki Mehmet Ö., 31 yaşındaki Mehmet B.'yi kolundan ve bacağından yaraladı. Adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı... Tarih 14 Mayıs... Hastanede tedavi olan Mehmet B., kendisini bıçaklayan Mehmet Ö.'yü, bacağından bıçakladı. Adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı... Tarih 14 Mayıs... Kız arkadaşına laf attığı iddiasıyla 21 yaşındaki U.D., 20 yaşındaki S.Ç.'yi bıçakladı. U.D., Adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı... Tarih 14 Mayıs... 21 yaşındaki K.U., 21 yaşındaki O.K tarafından bıçaklandı. K.U, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı...

Birisini bıçakla yaralamak, silahla vurmak; bu kentte olağan sayılıyor artık... Sabah adliyeye giren, akşam “elini kolunu sallayarak” çıkıyor zaten... Yetmiyor... İntikamını bile kendisi alıyor... Bu kentin sokaklarında ciddi bir başı boşluk var... Emniyet, elinden geleni yapıyor belki ama... Yetmiyor… Toplumsal olaylara gösterilen “hassasiyet”, maalesef sokak için gösterilmiyor…

İddia ediyorum… Çiftlik’te basit bir üst araması yapılsın… Esrardan, silaha, haptan muştaya kadar… Neler çıkar neler... Suçu işleyen, “ne de olsa akşama salınacağının” farkında olduğu için, yani caydırıcılığı bulunmadığı için; rahat… Bence bu ciddi bir sorun… Elektrik borcunu ödeyemediği için hapis yatanların, açlıktan bayılmak üzere olduğu için ekmek çalanların, kitap okuduğu, yazdığı için tutuklananların olduğu bir memlekette… Adam bıçaklayanların, silahla magandalık yapanların sokaklarda ellerini kollarını sallayarak hem de bunu bir gurur nişanesi gibi taşıyarak gezmeleri, nasıl bir tezatın ürünüdür; düşünmeden edemiyor insan…

Bir de işin "uyuşturucu" tarafı var... O apayrı bir konu, apayrı işlenmesi gereken bir sorun...Ama kısaca söyleyeyim... Bugün Samsun'da, "esrar" satın almak, 3 dakikalık iş... Hem de bu işin artık bulvarüstü, bulvaraltı da kalmadı… Trafik çok yoğun… Yaş ortalaması da günden güne düşüyor… Kısacası Samsun; bu şekilde devam ederse; “3. sayfalara” çok malzeme vereceğe benziyor…

/Miraç ÖZTÜRK
23 Mayıs 2014

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder