22 Nisan 2014 Salı

Samsun 'Arapları' Bile Şaşırtmış.. Haklılar..

Samsun'a gelen Arap heyet, turizm haritasında Samsun'un olmamasına hayret etmiş.. Bunu dile getirdiği için 'Şükran'.. Ama sorun 'haritada yer almamak değil', Samsun'un 'sektörel bir kimliğinin' olmaması.. Aslında kimsenin derdi de değil bu.. Mesela Samsun Valiliği'ne göre Samsun'un bir çok yönü var.. Lojistik köyünün hizmete girmesiyle ticaret şehri olacak.. Turizmiyle de ön planda. Sağlık  kenti olma iddiası da var. İki tarafı ova ile kaplı 'aynı zamanda tarım kenti' .. İş adamlarına göre ise Samsun, ticaret kenti olmaya çalışan ama bir sürü sorunları bulunan bir kent.. Hemen hepsi 'kısılıp kalmaktan, dışarıdan gelen sermayenin yer bulmakta zorlandığından' söz ediyor.. Belediye başkanlarına göre durum değişiyor..

Büyükşehir Belediyesi'ne göre, turizmi ön planda. İlkadım Belediyesi'ne göre 'Ticaret merkezi'.. Atakum Belediyesi'ne göre 'turizm kenti' Canik'e göre, ticaret ve tarih kenti.. İlçeler ise kendisi yapısına göre bir hedef belirlemiş.. Kimi tarım, kimi turizm, kimi tarih, kimi sanayi, kimi kaplıca turizmi, kimi ilin tatil için kaçtığı bir köşe.. İl Sağlık yetkililerine göre üniversite, kamu hastaneleri ve özel hastaneleriyle, estetik merkeziyle Türkiye'nin sağlık merkezi.. Hatta masaj salonları bile Karadeniz'de en yaygın halde Samsun'da var.. Vatandaşa göre ise; ilginç bir durum var..

Bir çok sektörde 'öne çıkmaya çalışan' bu kentte vatandaş issiz.. Hiç bir sektörde 'kendilerine yer bulamıyor'.. Göç almış başını gidiyor.. Arap Heyeti, Samsun turizm haritasında yok demiş, o bildiği kadarını söylemiş.. Bakın ticaret haritasına Samsun var mı? Tarım haritasına bakın; Sağlık merkezi haritasına bakın; Tarih ve kültür haritasına bakın; Ya da aklınıza gelen her türlü haritaya bakın;.. Bu kentin öne çıktığı tek bir sektörel dal var mı?..

Herkes bireysel çaba içinde..  Tıbbi aletlerde dünyada ilk üçte yer alan bir il olmasına rağmen Samsun malı tıbbi alet üretimleri ne kadar 'markalaşmış acaba'.. Yani sonuçta Samsun'un bir yol haritası bile yok.. El kitabı yok.. Ne yapacağını bilmiyor ve 'hedefine neyi koyduğunu' deklare edemiyor.. Bireysel çabaların dışında; bir hedef koyucu yok.. Orkestra öylesine çok ses çıkarıyor ki; ne çaldığını anlamak zor.. Yani Arap Heyeti'ne teşekkür etmek gerekir.. Bizlerin yıllardır söylediğini 'tek bakışta' anlayıp, 'ulu orta' dile getirdiği için.. Belki yetkililerin nasırına bastı ama 'iyi yaptı'.. Şükran..

/A.Yener CABBAR
22 Nisan 2014

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder