20 Eylül 2014 Cumartesi

Yağmur Yağdı Ve Sorunların Giderilmediği Ortaya Çıktı

İki yıla yakındır belki de daha fazla zamandır Samsun’un Atakum ilçesi ve Canik ilçesinde dereler sözüm ona ıslah ediliyor. “Bundan böyle Samsun’u sel almayacak” deniliyor. Bu ifadelere hep şüpheyle baktım. Şüphemde de haklı çıktığımı üzülerek gördüm. Samsun’da bir yağmur yağdı yine sel su birbirine karıştı. İşyerlerini sular bastı, caddeler patladı çatladı ve içine otomobiller düşecek kadar çukurlar açıldı. Kimse bana bunun “Afet” olduğunu söylemesin. Kimde de “Ne yapalım böyle bir yağmur beklemiyorduk” demesin.

Samsun böyle yağmurlara alışık olmalıdır. Çünkü yağmur nedeniyle oluşan sel sularına canlar vermiştir bu kent. Sel kapanı denilen ucubelerin yapıldığı, derelerin yataklarının değiştirildiği, derelerin üzerlerine betonların döküldüğü ancak suyun geçeceği yerlerin ihmal edildiği bir kent Samsun… Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz’ın bile canlara mal olan yağışlar nedeniyle dere ıslahları konusunda “Hatalıyız” dediği ancak ne hikmetse bu nedenle kimsenin cezaya çarptırılmadığı bir kent burası…

Şimdi de bir sağanak yağmurda kentin düştüğü hale bakın… Samsunlunun bu dere ıslahı nedeniyle aylardan beri çektiği yol çilesine mi yanarsınız yoksa o işler nedeniyle harcanan paralara mı? Sahi Samsun’da DSİ olsun Büyükşehir olsun bu dere ıslahlarına son on yıldan bu yana kaç lira para harcamıştır acaba? Bir lira, on lira, on milyon lira, yüz milyon lira??? Kaç lira ha! Biri bu hesabı vermelidir.

Hangi yüklenici bu işleri yapmıştır, hangi bürokrat bu işlerin tamamlandığına dair imzayı atıp kabulü gerçekleştirmiştir? Yoksa daha tamamlanmamı da kesin kabulleri yapılmamış mıdır? Bu hesap verilmelidir. Yiten canların hesabı da tabi… Bu dünyada bu hesaptan kurtulmuş olabilir kul, ancak inanıyorum ki Rabbim bu hesabı günü geldiğinde soracaktır. Buradaki hesaptan kaçanlar oradaki hesaptan kaçamayacaklardır… Tabi orada hesap vereceklerine inanıyorlarsa…


Pazar Yanıyor Arkadaş

Yağmurmuş, doluymuş, tarlalar kuralıktan yanmış, ürünler sele gitmiş. Kimse bahane üretmesin. Bir aracı kurum mu var bilmiyorum da Pazar yanıyor gerçekten. Domates iki liranın altına, muz altı liranın altına düşmüyor. Limonun ateşi söndü denildiğine bakmayın yine tanesi 75 kuruştan işlem görüyor. Yani yok denilen enflasyon almış başını gidiyor da kimse bunun enflasyon olduğunu söylemiyor. Belki de zılgıt yâriz diye söyleyemiyor… Memur, emekli, dul ve yetimlerin maaşlarına tefe tüfe denilen garipliklerle sözüm ona zam yapılıyor piyasaya ise yüzde 25 zam geliyor… Benzinin mazotun fiyatını aracı olmayanlardan kimse bilmiyor bile. Bana ne deyip geçiyor. Farkında değil ki ucu ona da dokunuyor bu zamların. “Nasıl olsa Hükümet maaşı veriyor” diye düşünenler, o maaşların verilemeyeceği günler çok yakında sanırım. Durum onu gösteriyor… Haberiniz ola…


Bugün Samsunspor Günü

Passolig diye bir hilkat garibesini savunanlardan değilim. Stadın en güzel yerlerine kurulup stada sözüm ona kaçak girişleri önlüyorlar. “Bu stat bizim” der gibi kuruluyorlar. Takımların kasalarını koruduklarını da öne sürüyorlar. Peki, bu sistem çıktı çıkalı Samsunspor’un karı mı var zararı mı? Sistem çıktı çıkalı Samsunspor taraftarı rakip takım üzerinde baskı uygulayıp takımını rahatlatıyor mu? Sanmıyorum.

Olsun varsın, sistemi Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzon sananlar düşünsün. Boş tribünlere oynayıp bütçeleri açık verdiğinde görüşürüz onlarla da…. Bütünşehir zırvasının işlemediği gibi bu passolig de işlemeyecek. Bundan da vaz geçilecek. Bütün bu olumsuzluklara rağmen Samsunspor’un taraftarına düşen göre bugünkü karşılaşmaya gitmektir. Tribüne giremezse bile stadın önünde televizyondan izleyip takımına sahip çıkmaktır…
(…)

/İsmail BAŞARAN
20 Eylül 2014

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder