1 Eylül 2014 Pazartesi

Termik Santraller Geliyor. Samsun’u Yönetenler Seyrediyor. Vah!

Yazımın içeriğine girmeden, bilinen ama Türkiye’de tersine uygulanan bir kuraldan söz etmek istiyorum. Bir yatırımın uygulanabilir olması için yatırımın, “önce ülke çıkarlarına, sonra yöre halkının çıkarlarına, en son da yatırımcının çıkarlarına uygun olması” Gerekir. Bu kural, Türkiye’de önce yatırımcının ve ona işi verenlerin çıkarlarına uygun olacak şekilde uygulanır hale gelmiştir.  Samsun’un son yıllarda başına bela olan mobil ve termik santraller, işte bu tersine işleyen kurallara göre kentimize peş peşe gelmeye başlamıştır.
   
ÇED raporları alınmadan veya bu raporun kurallarından olan çevre halkını bilgilendirme toplantıları halka ve sivil toplum kuruluşlarına yeterince duyurulmadan, kitabına uydurulmakta ve Çevre il Müdürlüğü’nün adeta himayesinde geçiştirilmektedir. Bir yatırımcının fiziki ve coğrafi şartların uygunluğu kadar kendisini zorlamayacak ve yerel baskıların oluşmayacağı yerleri seçmesi en doğal hakkıdır. Üzülerek söylemek gerekirse, fiziki ve coğrafi şartlardan çok, Samsun Halkının sahipsizliği ve güçlü bir kent iradesinin olmaması, Samsun’u doğa katili kirli ve kanser santrallerinin yapımı için en kolay il haline getirmiştir. İşte Samsun’un bu yalnızlığı, Yatağan’ın başına gelenleri gören hiçbir kentin kabul etmediği mobil ve termik santral yapımcılarını Samsun’a doluşturmuştur.. Yıllar önce siyasetçilerimiz, “Samsun enerji merkezi olacak” Diye nutuklar attığında, Samsun’a yatırım gelecek diye alkışlayan Samsunlular, bugün nasıl kandırıldıklarını acı bir şekilde anladılar.

2000’li yılların başında dünyanın terk ettiği altı numaralı Fueloil ile çalışacak “Mobil Santral”, çok güçlü bir Sivil Toplum Kuruluşu dayanışması ve direnişi ile engellenmişti. Ne yazık ki, bugün o günkü güç ve direnişe sahip Sivil Toplum Kuruluşları da yok. Her zaman ki gibi kenti yönetenler de yine ortalarda yok.
   
Samsun’u savunacak siyasetçimiz zaten hiçbir zaman olmadı. Samsun’a dayatılan her yanlışta direnen bir iki köşe yazarı, dava adamı Müşfik Veysel Erdoğan gibi sayısı ikiyi geçmeyen Mimarlar Odası ile İnşaat Mühendisleri Odası dışında ciddi bir şekilde tavır sergileyen kuruluş da yok. Bir iki sivil toplum kuruluşunun cılız sesi de arada kaynayıp gidiyor. Samsun’u ilgilendiren her sorunda olduğu gibi bu sorunu da sürekli gündemde tutan ve her yönüyle sorgulayan, benim de köşe yazısı yazdığım Hedef Halk Gazetesi, Samsun’un sesi olmayı sürdürerek alkışı hak etmektedir. 
  
Geçmişte Mobil Santralin kapatılmasın da çok önemli görev üstlenen ve “Çevre Birlikteliği” içerisinde yer alarak yasal mücadele sonrası Danıştay kararı ile santrali kapattıran Samsun Barosu’ da, bugün suskunların en önünde yer alıyor. Terme Kozlu’da OWM firmasına ait ilk Termik Santralin yapımı sırasında tepki koyan ama sonrasında siyasi baskı ve Kozlu’ya okul yapılması karşılığı susan o zamanın Kozlu Belediye Başkanı Şenol Kul’da, son yerel seçimlerde Terme Belediye Başkanı seçildi.
  
Şimdi Terme’de yapılması gündeme gelen kömürle çalışacak Termik Santral için “Haberim yoktu. Ben burada olduğum sürece bu santrali yapamazlar” Diye demeçler veriyor. İktidarın Samsun İl Başkanı da, benzer sözler söylüyor. Küçük bir ilçede adamlar doğayı, çevreyi ve canlı yaşamını öldürecek dev bir yatırım için izin almışlar, ÇED toplantısı yapıyorlar Sayın Kul çıkmış, “Haberim yoktu” diyor. Bu adamlar lisans aldığına ve ÇED toplantısı yaptığına göre, dönümlerce araziyi de almış olmalılar. O ilçeyi yöneten olarak, “Haberim yoktu” Diyorsa, bu çok inandırıcı olamaz.
  
Yok, hala “Haberim yoktu” Diye ısrar ediyorsa da, o zaman adama “Sen nerenin belediye başkanısın” diye sormazlar mı? Samsun’a ilk santrali (Mobil Santral) davet eden de, bir kent yöneticisi değil miydi? Lafı hiç uzatmadan Samsun halkı adına bu kenti yöneten ve temsil edenlerin bazı soruları cevaplaması gerekir diye düşünüyorum.
  
Valilerin artık Devlet valisi olmaktan çıkarılarak hükümetin valisi konumuna getirildiği ve iktidarın arkasında olduğu hiçbir projeye etkin müdahalesi olamadığı için Sayın Valimizi üzülerek bu soruların dışında tutuyorum.

•  Bu kentin bir enerji merkezi olması yönünde siyasi bir karar var mı? Yok mu?
•  Sayın milletvekillerimiz, Sizler bu kent adına ne yaparsınız? Bu kentin vekilleri değil misiniz?
• Bu kenti yönetmek için Samsun Halkının oylarını alan siz Sayın Belediye Başkanlarımız, söyler misiniz? Park, bahçe, asfalt ve yol yapmaktan başka bir göreviniz yok mu?
• Sizleri bu kenti yönetin, bu kentte yaşayanların haklarını koruyun diye oy verenlere sahip çıkmamanızın nedeni nedir?
•    Bu kent her gün bir uzvunu kaybederken, vicdanen rahat mısınız?
•  Halkın sözcüsü konumunda ki siz Sivil Toplum Kuruluşları, Ne zaman konuşacaksınız? Var oluş nedenlerinizi inkâr etmeyi sürdürecek misiniz?
• Ve siz Samsun’da yaşayanlar, arazilerini üç beş kuruş uğruna bu santralcilere satanlar, bu santrallerin yarın ölüm kusmaya başladığında, kanserle boğuşmak zorunda kalacak çocuklarınızın ve onları besleyecek topraklarınızın yok olmasının vebalini ödeyebilecek misiniz?

Son bir soruda; Bu kenti yönetenlerle, bu kent adına seçilmiş milletvekillerimize; Lütfen samimi olarak cevaplayınız.
•    Bu tür santraller, Trabzon’a yapılabilir mi? Yapılamasa, neden yapılamaz?

Lütfen! Artık Bu Kenti Kandırmaktan Vaz Geçiniz…  Bu kentte yaşıyorsak ve yaşamaktan mutluysak, Samsunumuza her platformda sahip çıkalım ve bu konuda eksiği olanları sorgulamayı öğrenelim. İyi haftalar..

/Sadi SUBAŞI
1 Eylül 2014

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder