3 Mart 2014 Pazartesi

Şaka Gibi

Maçın önemi ortada... Zirve yolunda 6 puan değerinde... Öne geçmişsin, bir kişi de eksik bırakmışsın... İki farka ulaşmak için pozisyonlarda yakalamışsın... Atacaksın arkadaş... Başka yolu yok! Ha, atamadın, korumasını bileceksin... Oyunu soğutacak, rakibe eksikliğini ve de geride olduğunu hissettirecek, psikolojik olarak ezeceksin... Bunu başaramaz isen sıkıntıyı boğazına kadar aldın demektir... Altın tepside sunulan üç puanı elinin tersiyle itip 'bana bir puan yeter' diyorsan sözün bittiği yerdeyiz demektir...

Bir acayip ligin takipçileriyiz... Her hafta olduğu gibi alınan sonuçlar şaşırtmaya devam ediyor... Hiç bir maçın sonuç tahmini yapılamıyor... Bundan en çok muzdarip olanlar ise sanırım iddaacılardır...

Başlama vuruşuyla birlikte rakibin baskısına maruz kalan Samsunspor, hücum bölgesine çıkmayı düşünemezken taraftarlarını da endişe havuzu içerisinde tuttu... Balıkesirspor kanatlardan gerçekleştirdiği ataklarla gol aradı... Soner'in jenereklik kurtarışları, savunmanın yerinde müdahaleleri sonucu gole geçit verilmedi... Adiloviç topu direğe nişanladığında maçın üçte biri geride kalmıştı... Orta sahayı ele geçirip ataklarını sıklaştıran Samsunspor, önce oyunda dengeyi sağladı, sonrasında da Musa Aydın'nın düşürülmesi sonucu kazandığı penaltı golüyle skor üstünlüğünü ele geçirmesini bildi... Penaltıya sebep olan İsmail Dinler'in son adam oluşu nedeniyle gördüğü kırmızı kart için yaptığı sürekli isyanı haklı bulmak mümkün değil... Cesaretinden ötürü hakemi taktir etmemek ayıp olur... Tüm olumsuz baskılara rağmen iyi yönetim gösterdi Deniz Çoban...

Lalavele'nin beraberlik golü öncesinde de sonrasında da Adiloviç'in yakaladığı pozisyonları değerlendirememesi talihsizlikti... Kaleci Faruk kurtarışlarıyla öne çıkarken, ev sahibi ekip yürüyerek gittiği rakip kalede öne geçen golü attı... Samsunspor'un ikinci kez öne geçmesini umut ederken geriye düşüşüne hayret ettik... Kabul edilecek, boyun eğilecek bir skor değildi... Savunmasını öne çıkaran ve rakibin üzerine çullanan Samsunspor eşitliği yakaladığında son dakikaydı... Kazanılan bir puana mı sevinelim? Kaybedilen iki puana mı üzülelim? İki gol atmasına karşın çok daha fazlasını kaçıran Adiloviç'i yerelim mi, övelim mi? Varın gerisine siz karar verin...

/Resul AKÇAY
03 Mart 2014

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder