5 Haziran 2016 Pazar

Tekkeköy Nostalji Parkı ve Mübadele

Seçildiği günden bu yana ilçesine hizmet çekebilmek için iyi ilişkiler kurmaya özen gösteren Tekkeköy Belediye Başkanı Sayın Hasan Togar, bu çabalarının karşılığını almaya başladı. İlçenin ana caddeleri, dekoratif bir anlayışla neredeyse sil baştan düzenlendi. Öyle ki uzun bir süredir ilçeye yolu düşmeyenler, Samsun Caddesi’ndeki modern tretuvar düzenlemeleri ve şık kent mobilyalarını görünce, bir hayli şaşırıyorlar.

Şimdi basından öğreniyoruz ki, Tekkeköy Belediyesi, Büyükşehir Belediyesi ile işbirliği içinde Tekkeköy tren garı çevresini yeniden düzenleyerek burasını “Nostalji Parkı” adıyla ilçe sakinlerinin hizmetine sunmaya hazırlanıyormuş.

Bilmeyenler için söyleyelim, Tekkeköy’ün eski tren garı, uzun yıllardır kullanılmadığı için dökülüyordu. Etrafında eski Tekkeköy’den izler taşıyan asırlık ağaçlar ve bazı tarihi evler barındıran bu alan, Tekkeköylülerin sırtlarını döndükleri, adeta unuttukları bir bölgeydi.

Daha evvel defalarca park ve bahçe tasarımında estetik zevklerini ispat eden Büyükşehir Belediyesi yetkililerinin desteğiyle, muhtemelen burası da Tekkeköy’e büyük değer katan bir alana dönüşecek.
Bu parkın orta yerinde kalacak olan tren garının da restore edildikten sonra “mübadele müzesi“ yapılacağını duyuyoruz. Nüfus mübadelesini en hırçın biçimde yaşamış olan Tekkeköy’de yapılacak bir nostalji parkının içinde mübadeleye yönelik bir eser olması elbette doğru bir karar…

Başkan Togar’ın da bir mübadil torunu olduğunu da hatırlarsak, onun atalarına olan borcunu ödemek istemesini herkesin saygıyla karşılaması gerekir. Mübadele konusuna epey emek vermiş birisi olarak, bu heyecan verici projeye ben de kendimce birkaç yapıcı katkı sağlamak istiyorum:

Ben biraz parkın adına takıldım… “Nostalji Parkı” adı da güzel; ama acaba daha Türkçe bir isim olarak “Hasret Parkı” dense daha mı hoş olurdu?

Öte yandan Samsun’da başka bir mübadele müzesi daha var… Alaçam’daki mübadele müzesi, “Türkiye’nin Kültür Bakanlığı envanterine girmiş ilk müzesi” olma özelliğini taşıyor. Ayrıca İstanbul Çatalca’daki mübadele müzesi ile birlikte Türkiye’nin iki müzesinden biri olması sebebiyle bu alanda tanınan ve markalaşmış bir müze…

Bütün Türkiye’deki iki mübadele müzesinden birisi Samsun’dayken üçüncünün de Samsun’da açılması beraberinde ister istemez bazı tenkitler getirecektir.  Hatta korkarım, ulusal çaptaki magazin basını, bunu “Karadeniz fıkrası” diye yorumlayarak sulandırmaya bile kalkabilir…

Gerçekten de aynı şehirde aynı isim ve fonksiyona sahip iki müze olması rastlanan ve müzecilik tekniği açısından kabul gören bir durum değil… Bir şehirde iki arkeoloji müzesi, iki sanat tarihi müzesi, iki oyuncak müzesi, iki tütün müzesi ya da iki denizcilik müzesi nasıl olmazsa iki mübadele müzesi de yanlış olur…

Bunun çaresi var tabii… Tekkeköy ‘de açılacak müzeyi isim ve fonksiyon yönünden Alaçam’dan farklı kılmak gerekiyor.

Benim önerim, Tekkeköy’de Türkiye’nin ilk “mübadele dokümantasyon merkezini” açmak… Bırakalım, kılık kıyafet, mutfak gereçleri, silahlar, tarım aletleri, Kur’anı Kerimler vs. Alaçam Mübadele Müzesi’nde kalsın…

Tekkeköy’de ise mübadele üzerine evraklar, belgeler, kitaplar, akademik çalışmalar, romanlar, sözlü tarih çalışmaları içeren CD’ler, belgesel filmler, sinema filmleri vs. yer alsın… Ayrıca buraya gelen mübadillerin atalarının geldikleri köyler ve kasabalar hakkında bilgi edinebildikleri, hangi gemiyle geldikleri, nerede iskan edildikleri, akrabalarının kimler olduğu gibi kişiye özel bilgilere ulaşılabilen bir data bankası oluşturalım. Bu tür bir eser, Türkiye’nin dört tarafından mübadilleri ve mübadele üzerine çalışma yapan araştırmacıları Samsun’a çekecektir.

Samsun’daki ikinci mübadele müzesini açmak yerine Türkiye’de ilk olan bir tesis kurmak, çok daha değerli bir hizmet olacaktır. Peki, “Bu tesisi nasıl işlevsel hale getiririz?” diye sorarsanız, eminim Samsun’daki sivil oluşumlar, hemen kolları sıvayacaktır. Samsun Yerel Tarih Grubu, Balkan Türkleri Derneği, Samsun Mübadele Derneği ilk aklıma gelenler…

Buna ilave olarak üniversiteler, devlet arşivleri, Lozan Mübadilleri Vakfı gibi resmi ve sivil kurumları da bu işin içine dâhil edersek muhteşem bir eser ortaya çıkar… Geçtiğimiz günlerde Sayın Büyükşehir Belediye Başkanı’nın, STK’ların ilgisizliğinden ve destek vermemesinden yakınan bir sitemi basına yansımıştı. Ben Tekkeköy Nostalji Parkı ve Mübadele Dokümantasyon Merkezi projelerinin, yetkin sivil ve akademik çevrelerin proje ekibine dâhil edilmesi halinde bu konudaki makûs talihin de değişmesine vesile olacağına inanıyorum…
(…)

/Akın ÜNER
05 Haziran 2016

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder