25 Nisan 2016 Pazartesi

İki Ruhlu Kent Samsun

Samsun, belki de Türkiye’nin en anlaşılması zor kentlerinden birisi haline geldi. Bir yanda, yolu bir şekilde Samsun’a düşen yabancılarla eski halini bilen ve uzun yıllar sonra Samsun’a gelenlerin çok beğendiği aydınlık yüzlü Samsun var. Diğer yanda ise, bu kentte yaşayanların bu kentin dünden bugüne nasıl kan kaybettiğini yakından izledikleri ve bütün olumsuz yönlerinden etkilendikleri için yakındıkları ve giderek kararan yüzü ile bir diğer Samsun var.

Samsun’un Aydınlık Yüzü;

Ziyaretçiler açısından bir kenti güzelleştiren ilk şey, o kentin girişlerinin yaratacağı olumlu görüntüdür. İşte son 20 yılda Samsun en başta bunu halletmiştir.

Samsun’un Bafra ve Çarşamba girişlerinden itibaren Atatürk Bulvarı’nın iki tarafında ki Samsun’a yakışmayan çok sayıda yapı ve işyerleri (Borsa, Kamyon Garajı, depolar, oto galerileri, Meyve ve Sebze Hali, Otogar gibi) kaldırıldı.

Onların yerlerini, bu kentin çok ihtiyaç duyduğu “Beş ve dört yıldızlı oteller”, “AVM’ ile “Raylı Sistem” Aldı. Büyük Otelin ve eski Yaşar Doğu Spor Salonu’nun yerine yapımı süren “19 Mayıs 1919 Panorama Müzesi”, Gazi Müzesi ve Bandırma Vapur’undan sonra Samsun’un 19 Mayıs kenti olma misyonuna önemli bir katkı sağlayacaktır.

Refüjler gözü okşayan bir peyzaj düzenlemesi çiçeklendirildi. Kavşaklara konulan cadde isimleri ve görülmesi gereken müze ve tarihi yerleri gösteren tabelalar, Samsun’a gelen yabancılara büyük kolaylıklar sağlamaktadır.

Açılan çok sayıda özel hastaneler ile Samsun her türlü hastalığın tedavi edilebildiği bir sağlık merkezi haline geldi.

Spor Bakanlığı’nın tüm ülkede yürüttüğü spor tesisleri yapma hamlesi ile Samsun çok sayıda spor tesisine sahip olmuştur.

Bu çerçeve de Fener Stadı’nın yerine yapılan modern “Atletizm Stadı” ve eski Ondokuzmayıs Stadı yerine Tekkeköy’de yapılmakta olan yeni “Ondokuzmayıs Stadı”, “Yaşar Doğu Kapalı Spor Salonu” ve Batı Park’ta yapılan “Mustafa Dağıstanlı Kapalı Spor Salonu” ile Atakum’da yapılan “Samsun Olimpik Yüzme Havuzu”, Samsun’u bir spor kenti haline getirmiştir.

Samsun’un güzelliğini artıran bir başka şey de, orta refüjlere konulan “Heykellerdir”. Bu heykellerin arasına, Kurtuluş Savaşı’nı başlatmak üzere 19 Mayıs 1919 da Samsun’a ilk adımını atan Mustafa Kemal Paşa ile Samsun’a çıkan onsekiz silah arkadaşının heykelleri de katılabilirse, Samsun’un Ondokuzmayıs kimliği çok daha anlam kazanır diye düşünüyorum.

Bu süreçte, Samsunluyu sahil ile buluşturan “Sahil Yolu” Düzenlemesi”, Batı Park’ta çocuklar için oluşturulan, “Hayal Kahramanları Parkı”, “Amazonlar Köyü”, “Amisos Tepesi Düzenlemesi” ile buraya çıkan “Teleferik”, eleştiriler alsa da Atakum sahilinde yapılan düzenlemeler, Samsun’un aydınlık yüzüne katkı yapan yüzeysel güzelliklerdir.

Atatürk Kültür Merkezi ve Atakum Kültür ve Sanat Merkezi sanat ve kültür adına kazanımlardır. Samsun’a gezmek için gelenlerin gördüğü yerler genellikle buralar olduğu için haklı olarak Samsun’a övgüler yağdırılmaktadır.

Tabii ki, bunlar bir kentin vitrinidir ve vitrini güzel olmayan bir kente neden ziyaretçi gelsin diye düşünülebilir? Bunların hepsi doğrudur ve yüzeysel olsa da, Samsun’un görüntüsünü olumluya çeviren bu değişim alkışı hak etmektedir.
***

Ne var ki, ziyaretçiler açısından beğeni alan Samsun’da ki bu yüzeysel olumlu değişimler, yaşamını Samsun’da sürdürenlere olumlu bir katkı sağlamamaktadır.

Çünkü Samsunlu mutlu değildir. Samsun’un diğer yüzünde ki olumsuzluklar, Samsun’da yaşamını sürdürenler açısından moral bozucudur ve gelecekleri açısından endişe yaratmaktadır.


Samsun’un Karamsarlık Yaratan Yüzü;

Bir kent sürekli olarak geçmişini arıyorsa, o kentte bir şeyler iyi gitmiyor demektir.

Samsunlunun en büyük sorunu işsizliktir. Samsun’da ki işsizlik oranı Türkiye ortalamasının üzerine çıkmıştır. Kapatılan Sigara Fabrikası ve Tekel’in özelleştirilmesi ile kapatılan Yaprak Tütün İşleme Merkezinin binlerce işçisi ile Samsun’dan kopartılarak başka kentlere taşınan bazı bölge müdürlükleri çalışanları yanında tütün ve şeker pancarına getirilen kısıtlamalar sonucu toprağından kopartılan çok sayı da köy genci de işsizler ordusuna katılmıştır.

Samsun’un en köklü sanayi kuruluşlarının başında gelen “Adeka İlaç Fabrikası” ile “Samsun Makine Sanayisi’nin” Tesislerini genişletebilmeleri taleplerine yer tahsisi yapılamadığı için Samsun’dan ayrılmaya karar vermişlerdir. Adeka ’ya son dakika da yer tahsisi yapılarak Samsun’dan ayrılması önlenirken, Samsun Makine Sanayi’sine bu imkan sağlanamadığı için yeni tesislerini Adana’da kurmuş ve şirket merkezini de Samsun’dan götürmüştür.. Böylece 1000-1500 kişinin iş umudu da kaybolmuştur.

Üniversite eğitimlerini tamamlayan Samsunlu gençlerimizin işsizlik nedeniyle Samsun’a dönememesi, Samsunlu ailelerin kanayan bir başka yarasıdır.

Bundan yirmi yıl önce üniversite sınavların da Türkiye şampiyonları çıkaran Samsun son yıllarda Türkiye sıralamasın da 34. Sıralara kadar düşmüştür. Aynı düşüş ortam eğitim içinde geçerlidir. Kısacası okullarda fiziki şartlar iyileştirilmiş olmasına rağmen, Samsun’da eğitim seviyesi yerlerde sürünmektedir.

Geçmişte ilk altı kent içerisinde yer alan Samsun, bugün ekonomik gelişim sıralamasında da, 34-35. Sıralarda gezinmektedir. Protesto olan çeklerde rekorlar kırılmaktadır. Kent içerisinde açılmasına göz yumulan AVM’ ler ve yabancı sermayeli dev market zincirleri, çok sayıda yerli firmaların sonu olmuştur.

Samsun ithalatı sürekli olarak ihracatından çok fazla olup, Samsun üretmeden tüketen bir kent haline gelmiştir.

Çarşamba ve Terme Ovalarına kurulmasına göz yumulan çok sayıda ki termik santraller geleceğimiz olan ovayı mahvederken, Samsun’ da Türkiye’nin en kirli kentlerinin ilk sıralarına yerleşerek, “Yaşanabilir Kentler” Sıralamasının da üst sıralarında kendisine yer bulamaz hale gelmiştir..

Samsun, Türkiye çocuk istismarını gösteren utanç listesinin 27. Sırasında yerini almıştır. Yıllardır kent yöneticileri ile kentin milletvekilleri arasında bir fikir birliği ve dayanışma bir türlü sağlanamamaktadır. Bunun sonucu olarak Türkiye’nin en verimli iki ovasına sahip olan Samsun’un en üst yöneticisi, “Samsun tarım kenti olarak kalkınamaz, tarımdan vaz geçmelidir” Derken, siyasetçileri “Tarımdan yana tavır koyarak tarım sanayisinin geliştirilmesini” Desteklemektedirler.

Samsun Halkı hiçbir sorunun da kendisine sahip çıkacak bir siyasetçi bulamamaktadır. Söz vermekte birbiri ile yarışanlar, her defasında Samsun Halkını yanıltmışlardır. Bir dönem, “Samsun’u Teşvik Yasası kapsamına aldırdık” Diye müjde vermek için yarışan milletvekilleri ve kent yöneticileri, tüm Karadeniz Bölgesin de sadece Samsun’u dışlayan açıklamayı, Samsun Ticaret Odası Salonunda yapan dönemin Başbakanı’nı ayakta alkışlıyordu.

2006 yılında Samsun’a Tersane yapılıyor müjdesini verenler, yerel seçimler sırasında 15.000 işçi alacağız diyerek oy topladılar. 10 yıl geçti, Tersane hala yapılacak. 

Son iki Gençlik ve Spor Bakanı Samsun milletvekilleri arasından atandı. Bu süreçte hiçbir kulübe uygulanmayan yaptırımlar Samsunspor’a yapıldı. Samsunspor’a yapılan haksızlıklar, üst üste verilen cezalar, final maçlarında Türk Spor Kamuoyunu dahi isyan ettiren yaptırımlarla sürekli olarak Samsunspor’un Süper Lig’e çıkması engellendi. Bunlar artık Samsunluları isyan ettirecek ve keşke Spor Bakanları Samsun’dan çıkmasaydı dedirtecek hale getirdi.

Bu örnekleri daha da artırabiliriz. Sonuç olarak Samsunluların artık inandığı tek şey, “Samsun’un sahipsiz bir kent” oluşudur.
***

Üzülerek söylemek gerekirse, Samsunlular artık Samsun’un bu sıkıntıları atlatacağına olan inancını yitirmeye başlamıştır.

Yine üzülerek söylemek gerekirse, Samsun’un birinci yüzünde ki güzellikler, Samsun’un 2.Yüzünde ki ayıplarını gidermeye yetmiyor.

Bunun sonucu olarak, Samsun’un seçkin aileleri Samsun’dan ayrılırken, yerini çevre illerden ve kırsaldan gelenler dolduruyor.

Artık sosyal yapıda ki bu olumsuz değişim, sokaklarda görünür hale geldi.

Sonuç olarak söylemek gerekirse, Samsun’u yönetenler ve milletvekillerimiz artık toplumu yanıltan cafcaflı sözleri bir yana bırakmalı, yaşanan gerçekleri görmeli ve bu halkın ve onların temsilcisi STK’ların önerilerini dikkate alarak Samsun’u bu olumsuzluklardan kurtarmalıdır.

Bugüne kadar yaşananlarda bu kenti yönetenler ve siyasetçilerimiz ne kadar kusurluysa, onlardan çok daha fazla kusurlu olanlar, onları sorgulamayan Samsun Halkıdır.

Unutulmamalıdır ki, hakkını aramayana bu ülkede hak verilmez.

İyi haftalar.

/Sadi SUBAŞI
25.04.2016

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder