12 Nisan 2016 Salı

Bu Kentin Sahibi Var mıdır?

Kentler, çocuklar gibidir. Birileri onları kucaklayıp bir yerlere taşır. Çocuklar,  günübirlik bakımları yanında gelecek için de donatılırlar. Kentler, bugünler için oldukları kadar yarınlar için de var olacaklardır.

Yaşamakta olduğumuz kentimize bakalım. Böyle bir hassasiyetle yönetildi mi ya da yönetiliyor mu?
Birilerini suçlamadan soralım: Bu kentin bu anlamda sahibi var mıdır? Birileri çıkıp, “işte ben varım ve Samsun’u kucağıma alp 15–20, ya da 100 yıl sonraya taşıyorum” diyebiliyor mu? Bunu diyebilenler var mıdır?

Otoparklardan pazaryerlerine, ulaşımdan kültüre kadar hep eskileri kendi içlerinde dönüştürmeye çalışıyoruz. Gerçekten belediye başkanlarımız popülist politikalar bisikleti üzerinde mi seyahat etmektedirler? Sayın başkanlarımız yönettikleri belediyelerle elbette kentin sosyo- ekonomik ve kültürel açılımlarına katkı sağlayacaklardır. Nitekim çok güzel çalışmalara imza attıklarına da tanık oluyoruz. Ama isteklerimiz vardır.

Pazar kurulan sokaklara dikkat ediyoruz. Bu sokaklarda bir yangın çıksa ya da biri bir kalp krizi geçirse itfaiye ve ambulans nasıl müdahale edecektir? Park parasını almadan ruhsat vermediğimiz vatandaşa şimdi de sokağı satarak ikinci defa para alıyoruz. Bu konuda meşruiyet dayanağımız herhangi bir mahkemenin kararı olabilir ama vicdanımız bunu onaylıyor mu?

Yine bu konuda Avrupa devletlerini de örnek gösterebiliriz.  Ama biz, hiç kendimiz olamaz mıyız? Yağmurlarda çukurlaşan sokaklarda biriken sulardan,  kaldırımlarda oynayan taşlardan yürümekte zorlanıyoruz.  Popülist politika bisikletinden inelim: Sokağı, kaldırımı, otoparkı, ulaşımı ve parkı ile hem bugünümüz ve hem de yarınımız için yaşanabilir bir kent inşa etmeye çalışalım. Yaşadığımız kentimizi ölmeyecek gibi sahiplenelim. Bu dileğimiz tüm başkanlarımızadır. Selam ve sevgi ile…

/Mustafa GENÇ
12.04.2016

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder