7 Mart 2016 Pazartesi

Kirletilmesine Göz Yumulan Bir Kentle Hava Atılamaz..

Samsun ile ilgili olumlu veya olumsuz bir şeyler söylemeden önce Samsun’un sahip olduğu artılarını ve de eksilerini görmek gerekir. Bu hesabı yaptığımızda söylenmesi gereken ilk şey ise, Tanrı’nın Samsun’ a çok cömert davrandığı gerçeğidir.

Tarih boyunca insanlar yaşam alanı olarak akarsulara yakın, çevresi ile ulaşım kolaylığı olan yerleri seçmiştir. Çünkü toplumların gelişmesinin ve ekonomik yönden güçlenmesinin en önemli aracı, su ve ulaşım yolları olmuştur.

Samsun, dünyanın en ucuz ulaşım yolu olarak kabul edilen deniz kıyısın da yer almanın yanında, iki tarafından Karadeniz’e dökülen iki de büyük nehre sahiptir.

Karadeniz Bölgesinin Anadolu’ya açılan en önemli kapısı da Samsun’dur. Cumhuriyet döneminden sonra yenilenmemesine rağmen Karadeniz Bölgesini Anadolu’ya bağlayan demiryolu yanında, kara ve havayolu taşımacılığı ile birlikte Samsun dört ulaşım yoluna da sahiptir.

İşte Tanrı’nın sağladığı bu avantaj ile Samsun tarihler boyunca dünyanın en önemli ticari kentlerinden birisi haline gelirken, çeşitli medeniyetlere de ev sahipliği yapmıştır. Samsun yakın zamana kadar bu ticari ve kültürel zenginliğin etkisi ile sosyal, ticari ve kültürel yönden Türkiye’nin lider kentlerinden birisi olmuştur.

Türkiye’nin en önemli akarsularından olan Yeşilırmak ve Kızılırmak Samsun’un iki tarafından Karadeniz’e dökülürken, Anadolu’nun içlerinden getirdikleri zengin alüvyonlarla Samsun’un iki tarafında ülkemizin en verimli iki ovası olan Bafra ve Çarşamba Ovalarını oluşturmuştur.

Samsun, sahip olduğu böylesine zengin ve bereketli coğrafya sayesinde, tarım alanında dünyanın en önemli ekonomik getirisi olan tütün ve fındık üretiminin de merkezi haline gelmişti.

Samsun bu artılarının yanında, Cumhuriyet tarihimizin en önemli misyonuna da sahiptir.

Osmanlı İmparatorluğu’nun dağılması sonrası elde kalan son vatan toprağı Anadolu’yu işgalden temizlemek üzere Mustafa Kemal önderliğinde başlatılan Milli Mücadelenin ilk adımının Samsun’da atılması da, Samsun’a “19 Mayıs” Gibi çok önemli tarihi bir misyon kazandırmıştır.

Samsun, bu kazanımları ile Cumhuriyet sonrası dönemlerde Türkiye’nin önde gelen ilk 6-7 kentinden birisi oluyordu .

Üzülerek söylemek gerekirse böylesine olumlu özelliklere sahip olan Samsun, son yıllarda hemen her alanda büyük bir çöküş yaşamış ve ekonomik gelişmiş iller sıralamasında 34-35. Sıralara gerilerken, yaşanabilir kentler, eğitim ve sosyal yaşam seviyesi sıralamalarında da tepetaklak olmuştur.

Ancak,  Önceki yıllarda bizden çok gerilerde olan kentler hızla kalkınırken, Samsun’un gerileyerek bu illerin çok arkasında kalması kabul edilebilir bir durum değildir.
***

Kirlilikte Rekor Kıran Samsun.

Samsun, bugün yukarıda altını çizdiğim sorunlardan çok daha büyük bir tehlike ile karşı karşıya bulunmaktadır

2000 Yılı başlarında elektrik üretimini artırmak adına kurgulanan ve adına kanser santralleri denen Mobil Santrallerden birisinin, birçok ilden kovulduktan sonra Samsun’a davet edilmesi ile başlayan termik santraller zinciri, artık Samsun’u yaşanamaz kent haline getirmeye başlamıştır.

2000 li yılların başında benim de öncülerinden olduğum Sivil Toplum Kuruluşlarının oluşturduğu Çevre Birlikteliği ’nin direnişi ve Baro Başkanlığı’nın açtığı dava sonrası, Danıştay Mobil Santrali’n ruhsatını iptal etmişti.

Bu ilk Termik Santralin yapımına kentin o günlerde muhalefette olan AKP’ nin Samsun Milletvekilleri de karşı çıkarken, kentimizi yönetenlerin sessizliği dikkat çekiyordu. Ancak, 2002 de AKP’ nin iktidara gelmesi ile AKP’ nin Samsun Milletvekilleri de sessizliğe gömülüyordu.

Samsun’un her konuda ki sahipsizliğini keşfeden fırsatçılar, ülkemizin geleceği olan Çarşamba ve Terme Ovasını enerji koridoru olarak ilan ediyor ve peş peşe doğalgaz ve kömürle çalışacak termik santralleri sıralıyorlardı.

Adeta kent yönetimleri ve temsilcileri tarafından korunan bu santrallerin bacalarından çıkan zehirli gazlar, bir anda Tekkeköy ve Terme başta olmak üzere Samsun’u Türkiye’nin en kirli ili haline getiriyordu.

Bu acı gerçek, geçtiğimiz hafta içerisinde Çevre Bakanlığı’nın resmi sayfasında ki kirlilik sıralamasının en başında yer almıştı.

Bu korkutucu gerçek, Tekkeköy Belediye Başkanı Sayın Hasan Togar tarafından yapılan açıklamaların, Hedef Halk Gazetesi tarafından manşete çekilmesi ile ortaya çıkıyordu.

İşin düşündürücü bir yanı da, bu haber ile birlikte bu santrallerden bazılarının yapımından kent yöneticilerinin dahi haberinin olmadığının öğrenilmesiydi.

İşin bir başka düşündürücü yanı da, bu kentte yayınlanan diğer hiçbir yayın organının da bu haberin yer almamış olmasıdır.

Olaya bu açıdan bakınca, toplumun sağlığını ve çocuklarımızın geleceği olan bu ovaları ciddi şekilde tehdit eden bu kirliliğin üzerine giden Tekkeköy Belediye Başkanı Sayın Hasan Togar’ı ve Sayın Yener Cabbar önderliğinde ki Hedef Halk Gazetesi’ni, üstlendikleri cesur ve toplumsal sorumluluk görevleri nedeniyle kutluyorum.

Hedef Halk Gazetesi’nin hafta boyu sürdürdüğü yayından sonra duruma Samsun Valisi Sayın İbrahim Şahin’ in el koyması ile bölgede ki kirlilik verilerinin düşürülmesi amacıyla bu santrallerin bazıları bakıma alınıyor, bazıları da kapasite düşürüyordu.

Bu önlemlerin sonucu değiştirmekten uzak ve sadece kamuoyunda oluşan tepkinin düşürülmesine yönelik olduğu da bir gerçektir.

Bu konunun kökten çözümü için başta Tekkeköylüler olmak üzere tüm Samsunluların sağlıklı yaşamlarının sağlanması ve tarım alanlarının korunması adına, bu santraller bu ovadan çıkartılmalıdır.

Bu kirlilik üreten santrallere daha fazla göz yummak veya geçici tedbirlerle geçiştirmek bu kente ihanettir.

Bu kirlilik nedeniyle yaşamını kaybedecek insanlarımızın ve bir zamanlar, “Ne atsan biter” Denilen ovalarımızın yok olmasının vebali, Halktan aldıkları oylarla Samsun ve ilçelerini yönetenlerle, TBMM’ de Samsun’u temsil eden tüm milletvekillerimizin omuzlarında olacaktır.

Kirlilik oranının en üst seviyeye çıkması ve bu santrallerin tartışılmaya başlaması ile nasıl olduğunu hala tam olarak anlayamadığım şekilde, bu santrallerden Samsunspor’a maddi kaynak sağlanması konusunun konuşulması dahi, tam anlamı ile bir rüşvet olayıdır. Bunu hiçbir Samsunspor Yöneticisinin kabul etmesi mümkün değildir.

Samsunspor Divan Kurulu Başkanı olarak ben debırakın bunun konuşulmasını, düşünülmüş olmasını dahi Samsunspor’a ve Samsunluya yapılacak en büyük hakaret sayarım.

Bu santrallerin kendilerini yöre halkına kabul ettirebilmek üzere uyguladıkları en büyük senaryo, yöreden çok sayıda işçi alacaklarını ve “Sosyal Sorumluluk Projesi” Adıyla orada okul yapacaklarını söylemeleridir.

Nitekim Terme’de OMV’ nin yaptığı termik santrale karşı çıkışlarda aynı yöntemlerle frenlenmiş ve yanılmıyorsam orada bir okul da yapılmıştı.

Samsun tüm gücüyle bu kirliliğe odaklanmalı ve ilk Mobil Santral konusunda ki birliktelik oluşturulmalı ve başta Tekkeköy olmak üzere Samsun bu belalardan kurtarılmalıdır.

Filtreler takılarak sorunun giderileceği iddialarıyla Samsunlunun ikna edilmesi olanaksızdır.

Yıllar önce 550 Km. Uzaklıkta ki Murgul’dan bakır madeni taşınarak işlenmesi için Devlet tarafından Samsun’da kurulan Bakır ve Azot Fabrikalarının taktıkları filtrelere rağmen, ovayı nasıl kirlettiğini ve bu fabrikaları zarar ettirecek boyutta tazminatlar ödendiği henüz unutulmadı.

Sonuç olarak söylemek gerekirse, Samsun’un hızla gerilemesinin de, Samsunluyu kanser riski ile başbaşa bırakan kirliliğin de nedeni, “BU KENTİN SAHİPSİZ BIRAKILMIŞ” Olmasıdır.

Bu büyük günahın ilk sorumluları, son kırk yılda bu kenti yöneten belediye başkanları ve bu kenti temsil etmek üzere seçilen milletvekilleridir.

Sonra da, seçtiği belediye başkanlarını ve milletvekillerini sorgulamayı öğrenemeyen Samsun Halkıdır.

Umarım, Hedef Halk Gazetesi’nin yaktığı bu ateş, bir milat olur ve yöneteni, temsil edeni ve onları seçen halkı ile tüm Samsunlu, “ Yeter artık” Diyerek yanlışa karşı durma gücünü gösterir.

Bunların yapılamadığı ve bu sahipsizliğin sürdüğü bir kentte, hiç kimsenin, “Bu kenti Avrupa kenti yapıyoruz” şeklinde iddialı sözler söylemeye hakkı olamaz.

Doğası kişisel çıkarlar adına kirletilmeyen, insanları kansere mahkum edilmeyen, çağdaş ve sorunları azaltılmış bir kentte yaşamak dileğiyle iyi haftalar..

/Sadi SUBAŞI
07.03.2016

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder