27 Temmuz 2015 Pazartesi

Gül Suyunu Ve Mevlit Şekerini Hiç Düşündünüz Mü?

Modernizm, Maddi imkânların çoğalması, değerli olanı fark edememe, derken bütün basit ama güzel alışkanlıklarımızı, geleneğimizi, göreneğimizi kaybediyoruz. Yerini hiçlik, kaba sabalık, bazen görmemişlik çoğu zaman da kocaman bir yalnızlık alıyor. Hazin olansa bu durum, çok da umurumuzda olmuyor. 

Eski Ramazanlar deyip mesela çocukluğumuza sığınıyoruz arada bir. Sonra sanki yaşamak istemeyip de yaşamak zorunda kaldığımız bir hayata dönüyoruz. 

Gül suyunu ve mevlit şekerini hiç düşündünüz mü? Artık mevlitlerde yoklar. Basit bir şeker… Basit bir su… Ama o basitlik içinde Kocaman bir aidiyet barındırıyordu. Mevlit deyince akla en önce onlar geliyor, hele bir de çocuk oldun mu 1 paket yerine 2-3 paket geçti mi eline o şekerlerden...  Dünyalar senin oluyordu. Küçücük ve basittiler ama mutlu eden basitlikti. O kokuyu duyunca Cami İbadet Ölmüş büyüklerimiz geliyordu akla. Şimdi öyle mi? Kutu kutu meyve suları Kekler, çikolatalar vesaire… Varlık sahiplerimiz yakın zamanda Flash Bellek dağıtacak olursa cemaate, şaşırmayın. İçecek olarak de enerji içecekleri…

Saygı? Bir büyük insan odaya girince ayağa kalkmak mesela… Basit ve belki çağdışılık olarak değerlendirilir Ancak o basitlik Toplumsallaşan çocukta saygı kavramını somutlaştırıyordu. Şimdi öyle mi? Cadde ve sokaklarda saygısız deyip de kem baktığımız ne kadar çok çocuğumuz çoğaldı farkında mısınız? Bu küçük Bu basit şeylerin aslında toplumu kurtardığının Doyumsuz ve sınırsız olmaktan sakındırdığının saygın ve seviyeli bir kişilik kazandırdığının farkında mısınız? Güzel günlere uyanın. Mutlu uyanıp mutlu uyuduğunuz günlere efendim Sağlıcakla kalın

/Uğur DEDE
27.07.2015

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder