18 Temmuz 2015 Cumartesi

Bayramlar Aidiyetlerimizin Çerçevesidir

Bayram bir büyük kutlamadır; Kutlu bir başlangıcı Kutlu bir olayı Kutlu bir birlikteliği kutlu bir sonuçla bağlamak, bir armağan gibi yaşamaktır. Aidiyet çerçevemizi idrak ederek sahiplenirken de kutlama, dolayısıyla da bir kutsiyet atfetmektedir. Bir başka açıdan aidiyetlerinizin bize sahip çıkması, bizi ve çevremizdekileri başkalaşmaya karşı korumak; kim olduğumuz hakkında bilinç tazelemektir Bayram. Kültürlerin sosyal dokusu, siyasi haritasıdırlar.  Kutladığınız şey, sizi bir başkası tarafından tanınır yapar.

Kısa bir tarihi seyrüsefer ile meramımızı anlatacak olursak: Kaşgarlı Mahmut Divar adlı eserinde bayrama Oğuzların ‘Beyrem’ dediğini, eğlenme-gülme-sevinme günü olarak tanımlandığını yazar. Bir çok kaynak da kutlanan ilk bayram olarak Hun Türklerinin Beşinci Ayda kutladığı  Bahar Bayramı öne çıkar. Birçok tören gerçekleşir; At Yarışları gibi bir çok müsabakalardan da bahsedilir. Ayrıca bu bayramda dinî âdet olarak  da Yaratıcı   Gök Tanrı ve kutsal sayılan Yer için at kurban edilirmiş. Uygur Türklerinden 5 grup birleşerek, Çin in kuzeyinde büyük bir tören yaparlarmış. Onlarda bu törende önce Gök Tanrı ya kurban sunar sonra da şarkılar söyleyerek eğlenirlermiş. Özel olarak belirtmek gerekirse bu kutlamalarda genç kızlarımız ayak topu (futbol) oynarlarmış.

İslamlaşma süreci ile geleneksel bayramlar bir kenara bırakılmamış  çeşitli adlarla bir çok boyda süregelmiş, bununla birlikte Milli ve Dini Bayramlar olarak ayrı ayrı tanımlar kullanılmıştır. Sosyolojik olarak kendileşerek dönüşüm gerçekleşmiş yani. Bu gün bir çok köy ve kasabada dini Bayramlarımızda da  milli bayram kutlama reflekslerimiz tezahür etmiş, ahali toplu yemekler, toplu eğlence törenleri ile kültürel kodlarını korumuştur.  Ne ki, küreselleşme yaklaştıkça o mevzilerde tek tek kaybedilmektedir.  Dini Bayramlarda Ümmet bilinci Milli Bayramlarda Millet Bilinci adeta kol ve bacaklarımız olmuştur. Koruyup kollamak gelecekte var olup olmamamızı belirler. Onun içindir ki, dini olanı dini çerçevede ve aslına uygun  olarak ve de mümkünse aslına halel getirmeyecek milli kültürü de ekleyerek kutlamak boynumuzun borcudur.

Ramazan Bayramımıza, Ramazan Bayramı denir. Kurban Bayramımıza, Kurban Bayramı… Onlara yeni yeni isimler vererek sulandırmak da doğru değildir, yaşadığımız milli kültürün etkisinden kurtarmak da. Küreselleşme yeterince hırpalamıştır, dahasına soyunmak ne aklın ne vicdanın karıdır. Unutulamamalıdır ki; bir çocuk için bayram, ona alınan hediyedir. Bir yetişkin içinse artık sadece tatil… O da her meslek de değil Gazetecisiniz mesela Ne mümkün Bayram tatili yapmak Asker, Polis ve daha nice kamu görevlileri; görevlerinin başında giriyorlar bayrama. Allah kolaylık versin. Hepinize hayırlı, sağılık ve huzur için de ulaşacağınız nice bayramlar diliyoruz.  Ramazan Bayramımız kutlu olsun efendim. Güzel günlere uyanın Sağlıcakla kalın

/Uğur DEDE
18.07.2015

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder