23 Temmuz 2015 Perşembe

Canik İlçesinde Oluşturulacak Afet Simgeleri

Canik İlçesinde Oluşturulacak Afet Simgeleri Çevresinde Felaketi Okutturmak. Yapımı devam eden Belediye hizmet binasının önünde Samsun’un en büyük meydanı olacağı söyleniyordu; henüz projesi dahi ortalıkta yokken o meydanın simgesel bir yapıya ihtiyacı var, mesela dikilitaşa demiştim..  Şimdi ise o meydanın anıt yapıya ihtiyacı oluştu; yine dikilitaş.. Meydanın ortasına görkemli ve abidevi bir dikilitaş, bir yüzüne felaketin tarihi, bir yüzüne ölenlerin isimleri… geleceğe bir hatırlatma, bir anıt..

Yurt dışlarında bakıyorum bu tür dikilitaşların üzerine bir melek yani kanatlı kadın heykeli konduruluyor.. Biz de daha soyut bir ifade, istenirse yarışma ile belirlenir.. (İslam’ın soyut sanatları teşvikini görüyor musunuz bu arada..) İstanbul’daki dikilitaşları, Beyaz Saray’ın önünde (değilmiş Capitol binasıymış o) dikilitaşı görmüşsünüzdür..  Adı The Washington Monument, boyu 169 metre.. (Devâm-ı hulleti te’yid içün Abdülmecid Han’ın, Yazıldı nâm-ı pâki seng-i bâlâya Vaşinkton’da)

Bir başka sembol kitabe de TOKİ konutlarının oraya bir yere konmalıdır.. O gece yağan yağmurun saatini, metreküpünü, derenin köprü için daraltılan yatağının öyküsünü ve elbet bodrum katlarda ölenlerin isimlerini.. Geçenlerde gazetelerde çıkan Osman Genç’in teşekkür metinini.. Osman Genç’in, “ölümler olmasa içim rahat” şeklinde bir açıklaması var mıydı, vardı.. Yoksa da böyle bir anıt kitabenin içini biraz olsun rahatlamasına faydası olabileceğini düşünüyorum..

Bölgede Osmanlı döneminde de benzer bir felaket yaşandığı, 110 yıl önce Canik’te yaşanan sel felaketinde 55 kişi hayatını kaybettiği, selden ders çıkartan Osmanlı Devleti’nin, dere yatağında kurulan ilçeyi daha geriye taşıma kararı aldığı da eklenebilir..  1907 tarihli belgede Trabzon Valisi Muharrem Bey, sel sonrası alınan önlemleri anlatırken, “Çarşı ve pazar mahalli sele kapılmaya müsait bir yerdedir. Bu sebepten ötürü yeni bir felakete meydan vermemek için çarşının nehirden uzak bir yere taşınmasına karar verilmiştir” diyor..

Bir başka sembol anıt ise, Lovelet AVM yıkıldıktan sonra ki bu yıkım bütün bir Canik halkının katılımıyla tören havasında gerçekleştirilmeli ve her yıl bu tören ‘Canik’in Lovalet’ten Kurtuluş Yıldönümü’ olarak tekrarlanmalı.. Yıkımdan sonra dikilecek anıt kitabede ise buraya AVM için kim nasıl izin vermiş hangi badirelerden geçilmiş, kim aracı olmuş ve nasıl olmuş da dere yatağına AVM yapılmış bu anlatılmalı bütün açık yüreklilikle..  DSİ’nin ‘ben demiştimleri’, Büyükşehir’in ‘ben uyarmıştım’ları ile birlikte Canik’in “Dere ıslahlarında sorumluluk Büyükşehir’de” gibi konuya açıklık getiren demeçlerden de bir bukle sunulmalıdır muhakkak. Bütün bunların gelecekte benzer felaketlerin yaşanmamasına katkısı olacağını düşünüyorum…

/Ali KORKMAZ

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder