23 Ağustos 2016 Salı

Biraz Da Samsun'u Konuşalım Mı?

Bakmayın siz inşaat teknolojisindeki gelişmelere ayak uydurarak her geçen gün biraz daha güzelleşmesine, ekonomik, sosyal ve iktisadi göstergeleri hiç de iyi değil Samsun’un. İller arası yarışta ne yazık ki birkaç kalem hariç her geçen gün biraz daha geriye düşüyor. Bunu yerel muhalefet yöneticileri söylemiyor, T.C. Devleti’nin resmi rakamları söylüyor.

Mutlak değerlerimiz artıyor ama Türkiye genelindeki payımız düşüyor. Bir başka ifadeyle Samsun’un dünüyle olan yarışı kazanıyoruz; bugünümüz dünümüzden iyi. Ama iş iller arasındaki yarışa gelince bir iki kalem dışında tüm alanlarda geriye düşüyoruz. Nüfusumuz artıyor ama Türkiye genelindeki sıralamamız geriliyor. Otomobil sayımız artıyor ama binek aracında bir türlü Türkiye ortalamasını yakalayamıyoruz. Trafikteki sıkışıklık sorunumuz otomobilimizin çokluğundan değil yol ve meydanlarımızın azlığından.

Sanayimiz hala küçük ölçekli; sadece yüzde biri büyük ölçeğe sahip. Tüm organize sanayi bölgelerinde çalışan toplam işçi sayısı daha yeni yeni altı bini biraz geçti. Bu rakam Antep, Konya, Kayseri gibi illerdeki kimi firmaların çalıştırdığı işçi sayısının üçte, hatta dörtte, beşte birine ancak denk geliyor. Turizm belgeli yatak sayısındaki Türkiye ortalamasını ikiye üçe katlayan atışa rağmen turizm sektörünün Samsun’u sırtlaması için çok uzun zamana ve küresel ısınma nedeniyle güneyden çok ciddi şekilde kaçışa ihtiyaç var.

Samsun’un Allah vergisi doğal güzelliği, konumundan da beslenen ve zamanın idarecilerinin büyük bir öngörüyle gerçekleştirdikleri ulaşım olanakları, bu kentin önce bir “üniversite” daha sonra da “kültür-bilim ve sanat” kenti olmasına imkan hazırlıyor. Bütün mesele bu kentin karar vericilerinin bu konuyu yeterince sahiplenmeleridir.

Ondokuz Mayıs Üniversitesi Türkiye’nin en büyük yerleşkelerinden birisine sahiptir. Yeni yapılaşmalar için yeterli alan fazlasıyla var. Başarı Üniversitesi kapatıldıktan sonra yerleşke Hazine’ye intikal etmiştir. Bir taraftan OMÜ hem bina hem akademik kadro hem de öğrenci kapasitesiyle büyütülürken diğer taraftan da Başarı'nın devlete intikal eden yerleşkesinde pekâlâ ikinci bir devlet üniversitesi kurulabilir.

Ben bu safhada YÖK’te geniş bir çevreye ve büyük bir etkinliğe sahip Prof. Dr. Sait Bilgiç’in OMÜ rektörlüğüne atanmasını Samsun adına bir şans olarak görüyorum. Sait Hocanın bu kente ikinci bir üniversite kazandırması onun adının bu kentte ölümsüzleşmesini sağlayacaktır.

Üniversite kenti Samsun hayal değil gerçekleşmesi en kolay olan bir proje olarak duruyor karşımızda. “Üniversite Kenti Samsun” ya da bir sonraki adım olarak “Bilim-Kültür-Sanat Kenti Samsun” aynı zamanda sağlık kenti Samsun, turizm kenti Samsun demektir.

/Osman KARA
23.08.2016

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder