1 Kasım 2015 Pazar

Şehirde Köy Yaşamı ya da Karasamsun

Şehrin bunaltıcı atmosferinden sıkıldığımızda kendimizi yeşil alanların hakim olduğu piknik yerlerine atmak bir çözüm olmaktadır. Betonlaşmaya başlayan şehirlerimizin dünyamızı da betonlaştırdığını çoğu zaman fark edememekteyiz. Belki çözüm bir adım ötemizde, ama bilememekteyiz. Çevremize o kadar duyarsızlaştık ki komşumuzu tanımak ve paylaşımda bulunmak anlamında bir girişime gereksinim bile duymamaktayız. Yakınımızdaki güzellikleri ya görmemekteyiz ya da elimizin hemen altında diye değerini anlamamaktayız.

Arkadaş veya akrabalardan oluşan dar bir çevreyi, son moda malzemelerle döşenmiş dört duvarımızı kendimize yeterli görmek gibi bir kısır döngüye kendimizi hapsetmekteyiz. Kısacası psikososyolojik ve fiziksel olarak başta olmak üzere her açıdan bir kuşatılmışlık ve kısır döngü içerisinde yaşamımızı harcamaktayız. Şehirde yaşarken feodal ilişkiler ve modernlik karşıtı diyerek elimizin tersiyle ittiğimiz koy yaşamını yeri geldiğinde özlemekte, geçici bir süre de olsa özlemimizi gidermekte, ama mecburen yine esaret dünyamıza geri dönmekteyiz. İşte yaşamakta olduğumuz Samsun da hızla betonlaşmakta ve bahsettiğimiz duyguları her geçen gün yoğunlaştırarak hissettirmektedir. Oysa şehir merkezine 5-10 dakikalık uzaklıkta bir mahalle var. Modern dünyaya direnmenin son demlerini yaşayan, binlerce bitki türünün yaşam alanı bulduğu, rengarenk çiçeklerin açtığı, pek çok böceğin mutluluktan uçuşarak çiçekten çiçeğe konduğu ve hala kendine gelenlere buruk bir köy havasını tattıran yer, Karasamsun Mahallesi.

Toraman Tepe ve Sıhhiye Okulunun karşı tarafında bulunan bu mahalle, tarihsel bir öneme sahip olup sit alanı içerisinde bulunmaktadır. Her bir metrekaresinden tarih fışkıran, adı kara ile başlamasına karşın yemyeşil bitki örtüsü ve havadar bir iklime sahip olan bu mahalle bir zamanlar ilimizin en iyi incir, karayemiş ve eriklerinin yetiştiği yerlerden idi. Ancak tüm dünya kentlerinin ortak sorunu olan kentleşme sürecinde her geçen gün bu özelliklerinden birisini kaybetmektedir. Mevcut haliyle bile direnmesini devam ettiren bu mahalle tarihsel kayıtlara göre ilimizdeki en eski yerleşim yeridir. Tarihsel metinlerde : “Selçuklu sultanlarından Sultan Keykavus ve kardeşi Sultan Alaeddin Keykubat, Trabzon Rum İmparatorluğunu doğuya doğru iterek küçülmesini sağladı. Samsun limanı bu dönemde Kırım ile olan ticareti sebebiyle oldukça gelişen Sinop yanında sönük kaldı. Bu devirde iki Samsun bulunuyordu. Bugünkü Samsun’un bulunduğu yerde “Müslüman Samsun” ile 2-3 km kuzeybatı istikametinde ve çoğunluğunu gayrimüslimlerin oluşturduğu Ceneviz Ticaret Sitesi olan “Gavur Samsun” veya karadinli/kafir manasına gelen “Karasamsun” idi. Ceneviz Sitesi olan Karasamsun, 14 asırda Osmanlı hakimiyetini kabul etmiştir” diye geçmektedir.

Yine başka bir metinde “Antik Çağda Amisos adı ile anılan kent, Miletosluların MÖ 7. yüzyılda Karadeniz kıyılarında kurdukları ticaret kolonilerinden biridir. MÖ 5. yüzyılda Atinalıların ele geçirdiği kent, bir süre Priraierus adı ile anılmıştır. Önemli bir ticaret limanı olan Amisos’u saldırılardan korumak amacı ile surlar yapılmıştır. Bizans döneminde bir piskoposluk merkezi olan Amisos’u alamayan Danişmendliler hemen yakınında bir kale yaptırmışlardır. Yüzyıllarca zengin bir ticaret merkezi olan eski yerleşim Hristiyan Samsun ya da Gavur Samsun adı ile anılmıştır. 11. yüzyılda Cenevizlilerin eline geçen Eski Amisos ile Yeni Amisos arasında ticari bir ilişki bulunmakta idi. Sonraları Simisso ve Samissun olarak isimlendirilen bu yerleşmenin adı Samsun’a dönüşmüştür. Eski Amisos’un ulunduğu yer günümüzde halk tarafından Karasamsun olarak anılmaktadır”.

İlimizde tarihsel öneme sahip yerlerin varlığı o kadar düşük düzeydeki Karasamsun da bunlardan biri olarak öne çıkmakta, yapılan her bir kazıda arkeolojik değere sahip eşyalar çıkmaktadır. Ayrıca çok yoğun olarak eski mezarlara rastlanmaktadır. Yine Samsun Büyükşehir Belediyesinin katkılarıyla ortaya çıkarılan ve halkımızın hizmetine sunulan Amisos Tepesi de Karasamsun kültürünün bir parçası olarak şehrehakim tepeden varlığını haykırmaya başlamıştır. Her bir Samsunlu ömründe bir gün olsun Karasamsun Mahallesine yolunu düşürerek burada var olan ve yaşayan tarihsel havayı, onun yanında da kentin içindeki yeşilliklerin hakim olduğu bu son doğa harikasını görmeleri gerekmektedir. Zira yarın kesinlikle çok geç olacak ve burnumuzun dibinde olan bu doğal güzelliği kaybettikten sonra üzülmenin hiçbir faydası olmayacaktır.

/Ali KORKMAZ

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder