Neyse, ben Metro şirketler gurubunun levhasını gördüğüm illerde kendimi daha güvende hissediyorum her nedense. Bayram değil seyran değil neden bu ismi gündeme getirdin diyeceksiniz belki. Ama ismin kendisi Samsun’u Türkiye’nin pek çok yerine taşıyan biri. Nasıl Tatlıses Turizmi gördüğümüzde aklımıza Urfa ve İbrahim Tatlıses geliyorsa, Metro Turizmi gördüğümüzde akla gelen Samsun ve Galip Öztürk oluyor.
Gazete sayfalarında bir sürü olumsuz haberler var hakkında. Uyuşturucu kaçakçılığından dolayı Amerikanın yakın takibindeymiş, illegal kişilerle ilişkisi varmış vs. vs. Söylenenlerde doğruluk payı varsa benim polisim onu yakalayacak güce ve bilgiye sahiptir. Türk adaleti gerekli soruşturmayı yapar, cezasını da verir. Amerika’ya ne oluyor, kendi ülkesinde takip edilecek kimse kalmamış sanki.
Neyse, ben Metro şirketler gurubunun levhasını gördüğüm illerde kendimi daha güvende hissediyorum her nedense. Bilinçaltımda; param çalınsa, kaybolsam ya da yolda kalsam beni Samsun’a yetiştirecek birileri var düşüncesi uyanıyor olsa gerek. Belki götürmeyecekler belki ciddiye bile almayacaklar ama ben öyle hissediyorum.
Yine de keşke ismi Metro değil de Samsun’u ve Samsunluyu çağrıştıran bir şey olsaydı diye düşünmeden edemiyorum. Mesela Karadeniz55 Turizm yada Samsun Seyahat gibi bir şey olsaydı firmanın adı sanırım beni daha mutlu ederdi.
Ben Metroya bahsettiğim bu nedenlerle bir başka bakıyorum da hızlı ve erken büyümeden olsa gerek epeyce sıkıntı olduğunu da görmeden geçemiyorum. Mesela personel hem sayıca az hem de eğitimsiz. Oysa bir Turizm Otelcilik mezunu genç işsiz, boşta geziyor. O gençleri alsalar, otobüsler dahil çeşitli kademelerde değerlendirseler kalite artacaktır diye düşünüyorum. Zira hizmet sektöründe ‘güler yüz’ ve ‘hoşgörü’ olmazsa olmaz iki kavramdır. Ancak bu iki kelimenin anlamını ve etkisini bilen yeterli sayıda eğitimli personelle müşteri memnuniyetine ulaşılabilir.
Şimdi bu yazıyı yazdığım için birileri bana “yahu hangi dostlukları kurdun da böyle bir yazı yazma gereği duydun” diyecekler. İnanın Metro şirketler gurubundan tanışıklığım olan bir tek isim dahi gelmedi aklıma. Bu aralar yerel basında Galip Öztürk ismini fazlaca okuduğum için böyle bir yazıya gerek duydum sanırım.
Kaldı ki bu isim sadece Samsunlular ve Samsun’da yaşayanlar için değil Türkiye’nin birçok yerinde olanlar için bir şeyler ifade etmektedir sanırım. Topkapı otogarında çay satarak başladığı iş hayatında Metro şirketler grubunun sahibi olarak hızlı bir tırmanışın adı.
Ancak büyük olmak sadece ekonomik güçle olmuyor. Büyük olmak güçlü, güvenilir, sağlam dostluklarladır. Mazlumu ezmeden nafakayı temin, elindekilerle etrafına sağladığın faydayladır.
Şimdi buradan Sayın Galip Öztürk Bey’e bir çağrı yapmak istiyorum… Aylardır bu sayfalarda Samsunspor hakkında yazılıp çiziliyor. Sahipsizliğinden, idaresinin kayyuma kalabileceğinden bahsediliyor. Bütün bunları okuduğumda aynı sizin gibi çarşambalı olan rahmetli Hasbi Ağa’yı düşünmeden edemedim. O hem Samsunspora hem de Türkiye’nin öbür ucundaki Kırkpınara sahip çıkmıştı. Bugün ismi hala belleklerdeyse en büyük sebebi budur. Eğer siz de öldükten sonra bile böyle hatırlanmak istiyorsanız Samsunspor gibi ölmez bir eser bırakın.
Sevgiyle kalın…
/Şerif MIRIK
27.02.2009
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder