14 Ocak 2014 Salı

Tarımsal Ve Hayvansal Üretimde Marka Mı Olmalıyız? Günaydın Beyler


Bakanımız Mustafa Demir, tarımda ve hayvansal üretimde kesinlikle marka olmamız gerektiğini ifade ederek, bugüne kadar dilimizde tüy, kalemimizde yosun bağlayan görüşlerimizi teyit etmiş bulunmaktadır. Et, süt gibi hayvansal üretim ile, meyvecilik ve sebzecilik alanındaki potansiyelimizin farkında olan sayın bakanımızın bu görüşlerine saygı duymamak ve takdir etmemek mümkün değildir.

Ancak ortada bu ne perhiz mbu ne lahana turşusu modunda bir uygulama söz konusu olup, bu iyi niyetli yaklaşımın başarı şansını oldukça azaltmaktadır.

Bu konuları sayın bakanımız, devlet-i aliyenin bir üyesi olarak elbette bizlerden daha iyi etüt ederek tespitlerde bulunmakta ve gerekli açıklamaları Samsun kamuoyu ile paylaşmaktadır. Ancak özellikle
tarım ürünlerinin geleceğini tahrip edecek bir bombanın, bölgemizde tesis edilmesine, ve iki bakanın iştiraki piminin ayarlanmasına neden olan da ne yazık ki kendileridir.

Doğalgaz çevrimli santrallerin tesis edildiği alanlarda, tarım ve hayvancılık gibi bölgemizin hayat damarlarını teşkil eden iki sektörün, sağlıklı koşullarda üretimlerinin söz konusu olmadığını, bir OMV Firması yetkilileri bir de siyasi irade mensupları kabul etmemekte ve İl Özel İdaresinden nasıl başarıldı ise, özel bir izin ile inşaata başlanmasına müsaade edilmiştir. ÇED raporu prosedürü yine
malum akil adamlarca çiğnenerek rafa kaldırılmıştır.

Terme'deki tesisler için arazi toplama işlerinde görevlendirilen şahıs ve belde muhtarının, mevcut arazileri toplamadaki maharetleri dudak uçuklatan cinstendir. Arazilerini satan köylüleri bugün bir araya getirerek, arazileri sattıklarına memnun mu yoksa pişman mı oldukları sorulmuş olsa, ellerinden gelse sattıkları arazileri geri alacaklarını, çünkü kendilerinin şirket yetkililerince kandırıldıklarını ifade edeceklerdir.

OGS'deki arazi dağıtım kriterlerinde öncelikle ihracat ve istihdama yönelik yatırımlara öncelik verildiği ifade edilmektedir. İhracat için alt yapı eksikliğinin yeterli olmadığı malumdur. Ambalajlama ve paketleme tesislerinin yetersizliği bu alanlardaki şansımızı azaltacak düzeylerdedir.

Turizm ve kültürel zenginliklerimizin eşine az rastlanmakta iken, yeni argümanlar yaratılmaya çalışılmaktadır. Anaları belli babaları belli olmayan, yani tabiki caiz ise halk tabiri ile affınıza sığınarak ifade etmeye mecbur olduğumuz "piç" bir nesilin heykelleri kentimizin kültürel değerleri olarak lanse edilmeye çalışılmaktadır.

Bakan Demir'in tarımsal ve hayvansal ürünlerin üretiminde markalaşmamız gerektiği konusundaki görüşlerini canı yürekten destekliyor ve bu konuda atılacak her adımın, bizzat siyasi irade tarafından her türlü destek ve teşvikin sağlanması gerektiğini düşünmekteyiz. Doğru olan budur. Samsun'un gerçek değerlerine sarılması gerekir.

Bir yandan hayat damarlarını tıkayan yatırımları teşvik ederek bölgede konuşlanması için tüm prosedürleri çiğnemelerine göz yuman bir sistemin, tarım ve hayvancılık sisteminde markalar yaratması talebi ile kargaları telef etmenin âlemi yoktur.

Sayın bakanımız da çok iyi bilirler ki, dünyada bırakın doğalgaz çevrimli santraller, nükleer santraller için dahi sökülmeleri için süreler belirlenmiştir. Oysa nükleer santraller sadece elektrik üretirler.

Doğalgaz çevrimli santrallerin hammaddeleri fosiller olduğuna göre, çıkardıkları gazlardan etkilenmeyecek yeni nesil tarımsal ürünlere ihtiyaç vardır. Belki de böylesine bir ürün elde edilmiş ve kamuoyuna açıklanmamış olabilir.

Eğer petrol türevli ürünlerden etkilenmeyen bir ürün üretilmiş ve insanlığın istifadesine sunulmuş ise, sayın bakanımızın bizleri bu bilgilerden mahrum bırakmamasını rica etmekteyiz.

Eğer siyasi irade aklı selim bir yaklaşım ile, Samsun'un ekonomik anlamda çıkışı için tarımsal ve hayvansal ürünlerin markalaşma yolculuğuna çıkması gerektiğini tespit edebilmişler ise, kendilerini gerçekten kutlamak gerektiğini düşünüyor ve" Günaydın beyler" diyoruz. Üsküdar'da sabah olmuş olabilir ama, saat farkı dolaysıyla demek ki Samsun’da henüz  sabah olmamış.
/Süleyman SALUR

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder