Ailemin tamamını bayram tatilinde bir araya getirebilmek için, fedakârlık baba olarak bana düşüyordu. Bunun bir gereği olarak İstanbul’daydım Kurban Bayramında. Tam da arefe günü Samsun’dan aldığım bir telefon, -o çok kullanılan tabirle- vücut kimyamı allak bullak etti. Mimar Kemal Taner’in çok ağır hasta olduğunu haber veren telefon, mümkünse ziyarette bulunmam gerekliliğini hatırlattı bana. Hasta yatağında biraz da sayıklayarak bazı isimleri mırıldandığını söyleyen oğluna içim ezilerek İstanbul’ da olduğumu ve çok müteessir olduğumu söyledim. Hala şu ana kadar olumsuz bir haber almadım ama kulağım telefonda, devamlı bir tedirginlik içindeyim.
Samsun imarı için önemli bir isimdir Kemal Taner. Benim O’nu ilk tanıdığım yıllar 1970 li yıllardı ve faal mimarlık yapıyordu Kemal Ağabey. Merkez içindeki Mimarlık ofisinde proje üretirken, o ağır beyefendi tavrıyla tam bir vakar sembolü idi. Yaz aylarında okulumuzun tatil süreçlerindeki büro stajlarımızı, Kemal Ağabey’in yanında yapabilmek için önemli bir tavassut ve torpil gerekirdi. Kemal Ağabey, laf olsun diye staj yaptırmaz, bir okul disiplini içinde takip ederdi stajyerlerini. Ofiste küçücük bir kâğıt parçasının dahi lüzumsuz kullanılmasına sinirlenir, tasarrufa çok dikkat ederdi. Çizimlere ve yapılan projelere çok dikkat eder, katiyen hata istemezdi. Bizler her bakımdan O’nu taklit eder, mimar olursak Kemal Taner gibi oluruz diye iç geçirirdik. Çünkü Kemal Taner bir Film Jönprömiyeni gibi giyinir ve kıyafetlerinden de şıklık akardı. Zaman zaman taktığı fuları ile adeta göz alırdı. Ofise sıradan bir kıyafetle geldiğimizde yüzünde müstehzi bir gülümseme belirir “Mimar her haliyle farklı olmalı” der ve tenkit ederdi. Bizler meslek haricinde, giyim konusunda da O’nu taklit eder, O’na benzemeye çalışırdık.
İnsana yetişme çağlarında abartılı ve çağdışı gelen yetişme aksiyonları, sonradan hayatın içine girildiğinde gerekliliğini gösteriyor. En zor zamanlarda gösterilen ani reflekslerin eğitimi, gençlik ve yetişme çağında yapıldığı için, öğrenim dönemi hayatın adeta temelini oluşturuyor. İşte bu yüzdendir ki pişme dönemindeki örnekler bütün bir hayat boyunca insana rehber oluyor. Bir zorluğun, bir problemin vukua geldiği andaki timsal, hep O ÖRNEK ADAM oluyor ve gizliden yol gösteriyor. İşte Kemal Taner, biraz da böyle bir kişilikti. Olaya espri katmayı bilir ne kadar kızarsa kızsın yine de sevimli ve sıcak olmayı başarabilirdi. Çünkü onun hamuruna sevgi ve sempati mayası çokça katılmıştı.
Meslek Odası örgütlenmesini Samsun’da ilk başlatanlardan birisiydi. Temsilcilik başkanlığı yaptığı dönemlerde, sık sık Vidinli Oteli’nde çay sohbetlerinde bir araya gelerek doğal bir kaynaşma ve samimiyet ortamını kurmaya çalışırdı. Bu yakınlaşma meslek şovenizminin ve rekabetinin bekli de panzehiriydi. Bugün Samsun’da sayıları 400 leri geçen meslek mensupları, birbirinin varlığını inşaat tabelalarında ve genel kurullarda görüyorlar. Kaynaştırıcı olmak, çimento olabilmek bir özelliktir ki, bu da Kemal Taner’in şahsında zaten yoğun bir şekilde mevcuttu. Görebildiği dostlarına mutlaka sevgiyle sarılmak, göremediği zamanlarda ise telefonla ulaşmak ve yemek yemek gibi bir bahane yaratmak hep ona ait özelliklerdi. Yeter ki, etrafında dostları ve meslektaşları olsun, yaşı hiç de önemli olmayarak sevenleriyle paylaşsın hayatı.
Mimar olarak yeniliklere çok açık bir yapıdaydı. İlk defa başlayan çizim program kurslarına hiç kaygı duymadan katılmış, torunu yaşındaki eğitmenlere saygı göstererek öğrenci sıralarında autocat öğrenmişti. Yılların verdiği alışkanlıklarını terk ederek, son tasarımlarını bilgisayar çizim programları ile hazırlamış ve modern çağın gereklerini yerine getirmiş bir reformistti. Atakum’da İsmet İnönü Bulvarındaki o zarif yapılar Kemal Taner’in belki de en son çalışmalarıydı.
Örnek olabilmek, özel olmak, beğenilmek, toplumun yaşam katmanlarında hatırlanmak bir Tanrı hususiyeti ve vergisidir ama sevgi ayrı bir şeydir. Zorla sevemez zorla beğenilemezsiniz. Baki kalan bu kubbede hoş bir seda olabilmekse; bunun tek yolu sevmekten geçmektedir. İyi haftalar.
/Sacit ACAR
05.12.2009
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder