Belediye Başkanlığı zor bir görevdir. Tam bir görev makamındır. Bir ildeki binlerce insanın temizlik hizmetlerinden tutun o bölgenin sosyal yaşamına varıncaya dek birçok alanda vardır. İş isteyende gelir. Asfalt isteyen de. Bu makam sürekli üretmek durumundadır. Burada kişiselden çok toplumsal menfaatler gözetilerek hizmet sunulur.
Mesela Samsun'a bir sahil yolu yapılmak istendi. Çıkan sesleri hepimiz biliyoruz.. Ama geri adım atılmadı. İşin üstüne gidildi. Ortaya çıkan sonuç ortada denize sırtını dönmüş Samsun yıllar sonra Karadeniz'le barıştı. Hem kent nefes aldı hem de insanlar. Samsun insanı da başarıyı ve kendisine verileni her zaman takdir etmesini bilmiştir. İşte Yusuf Ziya Yılmaz, yeniden Samsun'un Başkanı. Bağımsız girse yine de seçilirdi.
Birde Samsun'un Muzaffer Ağabeyi vardı. Samsun onu çok sevdi. Sağcısı da solcusu da destek verdi.
Samsun onu, o Samsun'u sevmişti. Görev yaptığı sürece asla ve asla siyasi kimlik kullanmadı. Kullanılmasına da müsaade etmedi. Bu yüzdendir ki Samsun ona " Ağabey " lakabını taktı.
Başkanlığı döneminde üstyapı, yani makyaj dediğimiz hizmetten daha çok görünmeyen alana, yani altyapıya önemli yatırımlar yaptı. O zaman ki imkânlar dâhilinde belki birçok kişinin derdine derman olamadı ama masanın kenarına aldığı vatandaşı elini yanağına dayayarak uzun uzadıya sözünü kesmeden dinlerdi. Oldukça duygusal bir yapıya sahipti. Bazen ağlayarak sıkıntısını anlatan vatandaşla birlikte o da ağlar, gözlerinden yaşlar inerdi. Bu tür görüntülere o yıllarda haber için gittiğimiz halk günlerinde hep rastlardık.
Sonra, her fani gibi bir gün o da bu yaşama veda etti gitti. Ama ardından gelenler Samsun’un bir dönemine damgasını vuran Başkan Muzaffer Önder'in adını yaşatmak için eski fuar giriş kapısına adını verdiler, bir de ölümünden sonra yapılan büstünü de parkın giriş kapısı yanına koydular.
Buraya kadar her şey güzel de, Samsun raylı ulaşımla tanışınca büst de kapı da bulunduğu noktadan alınmış. Duyunca üzüldüm istihbarat şefimiz Mihriban'a baktım. Samsun Büyükşehir Belediyesi Basın Danışmanı Şenol Kocatepe ile görüşünü almış.
“Büst yerine gelecek, bakım yapılmak için alınmış. Aynı yerine tekrar konulacağını belirtti” dedi. Bu kez de sevindim. Ama yinede o kapının yıkılışını görmek üzdü beni. Sonra aklıma bir de soru takıldı: Ya tekrar yerine konmazsa?..
Öyle ya madem koyulacak niye yıkılır ki?
/Salim SÜRMELİ
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder