Ihlamur ağacı dalında ötüşen kuşlarla karşılarsın Güneşi Samsun’da. Ağır ağır sızı veri içeri uyku gülüşlü aydınlık ve yar peçesi açar gibi açılınca perde, ilk hal hatır soranın olur Samsun’da Sonbahar. Ruhu kaplamış karartıları sökercesine rüzgara eşlik eder menteşesiz pencereler ve bağrını sonsuza dek emanet edebileceğin serinlik. Tertemiz bir hava! Ve bütün bedenini yer çekim kuvvetinde çağırır deniz.
Kara kalemle çizilmiş olsa da denizi, kordonun da rüzgar almış küçücük yelkenli sanırsın kendini. Hele birde sana eşlik eden Yunus görmüşsen denizde bambaşka sayfasından okumaya başlarsın hayatı.
Batıparktakiler daha erkencidir Doğuparktakiler se ehl-i keyf. Ufak guruplar halinde sabah sporunda Samsun. Aerobik ile ilk tanışılan yıllardan kalma hevesle hareketler öğretiyor birileri belki de Uzakdoğu özentisi ama Samsun’da keyifle dans eder gibi nefes alabiliyorsun, bambaşka sayfasından okuyabiliyorsun hayatı.
Kurumadan ter, gelmeden iş vakti, henüz daha demlenmemiş çay düşer akla ve yavaş yavaş tütsülenir gibi simit kokmaya başlamış sokaklar. Koşar adımlar bitmiş ağır ağır yol alan ayaklara kafiye olur pastanede börekler ve yaşasın Somun Ekmek bir adım ötede Taş Fırınında sımsıcak, el dokunur gibi değil.
Daha vakti gelmemiştir pidenin ama olsun dedirttirir, kahvaltı sofrasın da yeşilin adı ya Bafra’dır ya Çarşamba. Yazmamak olur mu hiç eski tadında yumurta ya Kıran Köydendir ya da Badırlı’dan. Tek tek saymaya kalkınca olmuyor hakkı geçecek çok köy kalacak ve ilçe. En iyisi giyinip işe gitmeli. Toptepe’den Baruthane’ye gerilmiş bir salıncaktan inermiş gibi inerek hayatın tam orta yerine.
Hayatı bambaşka sayfasından okuyabildiğimiz, nefes alabildiğimiz Samsun’un, yatırım adına yaşanamayacak bir yer olmasına hangi akıl ve vicdan sessiz kalabilir?
NOT: Şehid üstüne Şehid verir olduk. Kolay katlanılabilir bir durum değil elbette. Bu gün hayata başka pencereden bakarak azıcık mutluk diledim hepiniz için. Yukarıda anlatmaya çalıştığım güzel bir sonbahar sabahını Onlar bir daha göremeyecek. Bambaşka sayfasından okuyabildiğimiz hayatı yaşamamız için güvenliğimizi emanet ettiğimiz Güvenlik Güçlerimize başta ŞEHİD AİLELERİ OLMAK ÜZERE SİLAHLI KUVVETLERİMİZE, EMNİYET TEŞKİLATIMIZA, MİLLETİMİZE BAŞSAĞLIĞI DİLERİM.
YAŞLILIĞIN FAYDALARI
Şehid verdiğimiz Asker ve Polislerimizin acısını demokrasiden, hak ve özgürlüklerden değil, hainlerden çıkartılabileceğini, aksi durumda anglo-sakson ve Siyonist emellerin küresel satrancında sıfır çekeceğimizi, ayrılmayı kafasına koymuşların ekmeğine yağ sürüleceğini hatırlatmayı hatırlatır.
/Uğur DEDE
10 Ekim 2008
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder