12 Ocak 2014 Pazar

Samsun İçin


Bayındırlık ve İskân Bakanı Mustafa Demir'in, Samsun-Ankara demiryolu projesi ile ilgili çalışmaların sürdüğüne ilişkin açıklamaları, ulaşım anlamında Türkiye'nin en avantajlı 4 ilinden biri olması avantajını daha üst düzeylere taşıyacağının sinyalleri olarak kabul edilebilir. Ancak eksik olan sadece ekonomik enstrümanların harekete geçirilememesidir.

3 yıldan bu yana gündeme getirilen ve yatırımcılara davetiye çıkarılan sağlık kenti mi, eski göz ağrımız ancak bir türlü atak yapamadığımız tarım kenti mi, orta ölçekli sanayi kenti mi, adı bir türlü konamayan sözde çeşitli markalar üretilmeye çalışılmakta, ancak alt yapının yeterli olmaması ve sistem karmaşası nedeniyle, taşlar bir türlü yerine oturmamaktadır.

Samsun, 30 yıldan bu yana ekonomik çöküntünün yarattığı tahribat ile 40. sıralara kadar gerileyen bir çizgide iken, söz konusu demiryolu hattının Samsun ekonomisine yapacağı katkı elbette inkâr edilemez. Ancak,  kara, deniz, hava taşımacılığının avantajını lehine çeviremeyen ekonomik ve sosyal sistemler rehabilite edilemediği takdirde,  hangi hizmet devreye sokulursa sokulsun, plansız ve programsız üretilen yatırımlar, Samsun için sadece siyasilerin ve kent yöneticilerinin açılışlarda gövde gösterisi yaptıkları açılış kokteylerine ev sahipliği yapıldığı yatırımlar olarak gündemdeki yerlerini koruyacaklardır.

Türkiye'de bir kentin gelişimine ön ayak olabilecek her türlü potansiyele sahip nadir illerden biri olan Samsun, geçmişten bugüne gerek siyasi irade zaafiyetleri vegerekse istisnalar dışında seçilmişlerin memur zihniyeti ile hareket etmeleri sonucunda, kendi değerlerine dahi sahip çıkılamayan bir profile büründürülmüştür.

Örneğin 19 Mayıs kenti gibi bir dünya markasına sahip iken, menşei bilinmeyen yeni apoletler üretilmiştir. Sadece soylarının devamı için yılda bir kez komşuları Gargarean erkekleri ile buluşan Amazon kadınlarının, bölgemizde belirgin fosilleri dahi bulunmamasına rağmen, Samsunu tanıtım amacı ile bastırılan afiş ve bilboardlara yer alması sağlanmıştır.

Yine kentin kendi değerlerini hiçe sayan, benim de uzun süredir köşemize taşımayı planladığım, son olarak bayramlaşmak için ziyaret ettiğim Türk Ocağı salonunda da akademisyenlerce dile getirilen bir durak adının değiştirilmesi, yaratılmak istenen geleceğin Samsun fotoğrafı için önemli bir örnektir.

Bilindiği üzere Samsun Büyük Camii, asırlık tarihi ile Samsun'un en önemli tarihi simgelerinden biridir. Caminin önündeki durağın adının Opera durağı olarak değiştirilmesi bir yana, son yapılan tadilat çalışmalarında, camii'nin tarihi dokusuna sadık kalınmayıp, yeni nesil malzemeler kullanılmıştır. Kesme taşlar ile ve ağaç örneklerinin en güzel örnekleri ile kuşatılmış camii'nin bugünkü görünümü ile büyüklüğü sadece adı ile yaşamakta, tarihi misyonu ise adeta gasp edilmektedir.

Dünya'da ekonomik anlamda kendi kendine yetebilecek ülkeler sıralamasında nasıl Türkiye ilk 10 içinde yer alabiliyor ise, Türkiye' de de Samsun ilk 5 il arasına rahatça girebilecek bir çizgiye sahiptir. Ovaları, denizi, toprak verimliliği, doğası, tarihi misyonu, kültürü, ulaşım ağı ve insanlarının sıcak kanlılığı ile, ithal hiç bir değere ihtiyacı yoktur.

Eksik olana kollektif çalışma ruhudur. Ortak paydada birleşmek adına, "biz" olmak kavramı gelişmemiştir. Seçilenler "ben" cidir. Atananlarda bu olguya ayak uydururlar. Siyasiler koltuklarına oturur oturmaz, bir sonraki dönemin hesabını yapmaya başlarlar. Üstelik makamlara getirildikerinde, koltuğun kumaşından mıdır yoksa derisinden midir bilinmez, Samsun'u anlattıklarında kendinizi uzay kentinde yaşıyor gibi hisseder ve acaba gözlerimizde bir sorun mu var endişesi ile göz doktorlarının müdavimleri arasına katılırsınız.
/Süleyman SALUR

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder