9 Ocak 2014 Perşembe

Samsun Doğa Tarihi Müzesi -2

Doğa  Tarihi  Müzesi  ile  ilgili  görüşlerimin  bu  kentte  dair  planlamalara  katılması, yüksek  bir  yönetimsel  irade  gerektirdiğinin  farkındayım.. Bunca  yoksulluk  içinde… Sırası mı? Sözlerini  duyar  gibiyim. Türkiye’nin  sorunu  üretiminden  elde  edilen  artı  değerin  hakça, adaletlice  dağıtılmaması  sorunudur. Emek  sömürüsü  kısacası. Bu  ülkenin  yoksulluğu, kaynak  yoksulluğu  değil… Yönetim  ve  hakça  bir  iktidar  yoksulluğudur.

Bu  şehrin  260.000  öğrencisi  var. Bu  şehrin  30.000  üniversite  öğrencisi  var. Doğa tarihi müzeleri, ülkesinde, komşu ülkelerde ve dünyanın her yerindeki bitki ve hayvan fosilleri, kayaçları, jeolojik oluşumları uluslararası standarda göre koruyan; bunlar üzerinde bilimsel çalışmalar yapılabilmesi için onları yerli ve yabancı bilim adamları ile amatör doğa bilimcilerin yararlanmasına sunan; özellikle bitki ve hayvan türlerinin geliştirilmesi ve ekonomik kullanım amacıyla, uygulamaya yönelik araştırmalar yapan; kendi botanik bahçesinde ülkesindeki ve dünyanın diğer ülkelerindeki ilginç bitkileri canlı olarak da sergileyebilen; halka dönük sergiler, konferanslar düzenleyerek onları doğa ve doğanın dolayısıyla da çevrenin korunması konusunda eğiten bilimsel araştırma kuruluşlarıdır.

Doğa Tarihi Müzeleri’nin en önemli amaçlarından birisinin de topluma ve özellikle de genç kuşaklara doğa sevgisini aşılamak olduğu söylenebilir. Doğa Tarihi Müzeleri’nin öğretici, benimsetici ve uygarlaştırıcı gücü sayesinde, bu kuruluşlarda toplumlar, üzerinde yaşadıkları dünyanın yaşam tarihini, evrimini ve bu tarih içinde insanın biyolojik yerini, biyo kültürel evrimini sonuçları ile karşısında bulabilmektedir.

Doğa Tarihi Müzeleri bir başka yönden insanların doğa tarihinden ders almasını da sağlamaktadır. Gerçekten de insan faaliyetleriyle doğanın acımasızca kullanılması ve artan nüfusun doğal kaynakları tüketmesiyle doğa tarihinden alınacak derslerin göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Tükenen türler hep doğal çevrelerin değişimi sonucu ortadan kalkmışlar ve yerlerini yenilerine terk etmişlerdir. İnsanoğlunun da başına neden aynı son gelmesin? Doğal dengeyi korumak yerine, insan eliyle sarsmak ancak bilinçsiz davranışlarla açıklanabilmektedir.

Doğa Tarihi Müzeleri her yaştan insana, çocuktan yaşlıya, doğanın çeşitliliğini göstermeyi amaçladığı için, eğitim konusunda önemli rol üstlenmektedir. Çeşitlilik, evrendeki taşlar, mineraller, fosiller, hayvanlar, bitkiler, güneş sistemi, çevre, yaşam ortamları gibi konuları kapsamaktadır. Bunlar gelişmekte olan nesillere müzeler yardımıyla aktarılarak; ekoloji, biyo çeşitlik ve yaşam ortamlarının daha anlaşılabilir hale gelmesi sağlanmaktadır.

Ortamların korunması, doğal çevrenin yönetimi ve bunların insanlığın hizmetine bilinçli bir şekilde sunumu, atıkların kullanılması ve çevreye zarar vermemesinin sağlaması bu yolla eğitilmiş kişilerin yardımı ile gerçekleşmiş olacaktır..

Avrupa’da Doğa Tarihi Müzeleri’nin geçmişi 350 yıl önceye uzanmaktadır. Her büyük kentte bir, belki birden çok Doğa Tarihi Müzesi bulunmakta ve bulundukları bölgenin turistik kitapçık ve haritalarında ziyaret edilmesi gereken yerler olarak gösterilmektedir.

Örneğin, Fransa’da 57, İspanya’da 42 büyük ölçekli doğa tarihi müzesi vardır. Bu sayı yerel yönetimlerin ve üniversitelerin daha küçük ölçekli müzeleri de hesaba katıldığında yüzleri bulmaktadır.. Bugün  New York  Doğa  Tarihi  müzelerinden  bahsedeceğim.

Amerikan Doğa Tarihi Müzesi, New York'taki Central Park'ın yakınında bulunuyor. Birbirine bağlı 25 bloktan oluşan devasa müzede 46 daimi sergi salonunda, 32 milyondan fazla parça sergileniyor. Müzede 200'den fazla bilim adamı görev yapıyor. 1869 yılında kurulan müzede Okyanus Hayatı, İnsan Biyolojisi ve Evrimi, Mineraller ve Değerli Taşlar, Meteorlar, Fosiller ve Dinozorlar, Doğala Yaşam ve Gezegenler bölümleri yer alıyor.
………………..
Önce  bir  başlangıç  gerekiyor!

/Cem ŞAHAN
10 Ocak 2014

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder