Dünkü yazımda OMV’nin ajans hizmetlerini ifa eden Amerikalı bir kuruluş olan Graylıng firmasının, beni OMV yetkilileri ile buluşturarak bir bilgilendirme toplantısına davet etmeleri üzerine, cevabımı okuyucularımızla da paylaşmak adına köşemizden vermiştim.
Eğer Kozluk Belediye Başkanı bölgede yapılan kirli yatırımlara karşı, hangi kurum ve kuruluş olursa olsun, veya hangi milletvekili veya bakanın icazeti ile olursa olsun, vatandaş adına bir hüsnü kabul gösteriyor ise, ne bugünkü ve ne de gelecek nesillerimizin vicdanında mahkum olacaktır. Hiç kimse doğalgaz çevrimli santrallerin sağlığa zararlı olmadığı konusunda ahkâm kesemez. Kanser vakalarının artış göstermesi, çevrenin fiziki yapısının zarar görmesi halinde “ne yapalım kaderi böyle imiş” gibi anlayışa sığınamaz.
Doğalgazın zararlı olmadığını ifade eden OMV yetkilileri elbette gerçeğin farkındadırlar. Doğalgazın milyonlarca yıl toprak altında kalan canlıların yer katmanları arasında dönüşüme uğrayarak metan gazından oluşan fosil kaynaklı bir gaz sınıfında yakıt türü olduğunu bilirler. Yine topraktan havaya sızarak solunum yolu ile insanların akciğerlerine yerleşen ve kanser riskini yaratan Radon gazının da doğalgazın bileşiminde olduğunu herkesten iyi bilirler. O halde OMV yetkililerine yine köşemizden soruyorum.
Dünya Sağlık Örgütünün işlevlerini yabancı bir kuruluş olmaları nedeniyle bizlerden daha iyi bilirsiniz. Doğalgaz yolu ile yeryüzüne çıkan Radon gazının sağlık risklerini ortadan kaldırmak amacı ile Uluslar arası Radon Projesi gibi bir projeyi malum kuruluş neden hayatiyete geçirmiştir.
Doğalgazın sağlığa zararlı olmadığını sürekli olarak ifade etmekte ve doğalgazın “sağlığa zararlı olduğunu ispat etsinler gelsinler tartışalım” gibi açıklamalar yapmaktasınız. Sizin Rusya’dan temin edeceğiniz doğalgaz bileşiminde Radon gazı bulunmadığını ispat etmeniz gerekmez mi? Böyle bir ihtimalin mümkün olmadığını, milyarlarca dolar yatırım yapan bir firma olarak bilmemeniz elbette imkan dâhilinde değildir.
OMV firması olarak sizler öncelikle biz Samsun’luları değil, doğalgaz bileşiminde bulunan Radon gazının akciğer kanserine yol açabilecek bir yapıda olduğunu ve dolaysıyla ortaya çıkabilecek riskleri ortadan kaldırmaya yönelik bir projeyi hayata geçirmeyi planlayan Dünya Sağlık Örgütü yetkililerini ikna etmeniz gerekir.
Bu sadece tehlikenin bir boyutunu ortaya koyan küçük bir örnektir. Riskeri minimize edebilecek bir takım teknolojik metotları geliştirildiği iddiaları ile kaynağı fosil olan bir yakıt türü ile enerji üretirseniz ve bu yatırımı çeşitli uygulama ve metotlar ile riskli olduğunu bilerek insanlığa hizmet adına allayıp pulluyarak ve birilerini de bu oluşuma alet ederseniz, insanlığa hizmet değil en büyük darbeyi vurmuş olacaksınız.
Yatırımızı gerçekleştirmek için kimleri alet ettik açıklayın diye bir soru yöneltebilirsiniz. O zaman bunları da açıklayayım:
-- Öncelikle bu kenti yönetenler,
-- Bakanımız (bakanlar demiyorum, Çünkü Samsunu Samsunlu bakanların dahi iyi tanımaları gerekir) ve milletvekillerimiz,
-- İl Özel İdaresi
-- Belediyeler,
-- Kalemini satanlar diye ağır bir isnat ve suçlamayı kesinlikle iddia etmiyorum, ancak konuyu iyice araştırmayan diyelim, petrol türevli kaynaklar ile elde edilen enerji yatırımlarını savunan gazeteciler.
--Türkiye’yi kurbanlık koyun misali, içinde bulunduğu enerji darboğazı dezavantajını, çevre ve sağlığa zararlı olan kirli yatırımlar ile maddi avantaja çevirmek isteyen yatırımcılar.
-- Hayatlarını ve hatta gelecek nesillerin sağlığını, ürününü, gıdasını, içeceğini kirletecek yatırımlara karşı duyarsız kalan Samsun’lular
-- Çevreci kuruluşların dışında, kentte faaliyetlerini sürdüren diğer Sivil Toplum Örgütleri,
-- Meslek kurum ve kuruluşları,
-- Vatandaşı ahmak, aptal yerine koyan petrol türevli ürünler ile enerji elde ederek ülkenin enerji ihtiyacının karşılanacağını iddia edenler,
-- Bölgede okul yaptırılması için, “nasıl olsa hükümetin koca bakanları temellerini attı, bende bir belediye başkanı olarak bir şeyler tırtıklayayım ve bölgeme hizmet edeyim düşüncesi ile çevreciler ile hareket etmekten vaz geçen Kozluk Belediye Başkanı Şenol Kul
Ve sizler Sayın OMV yetkilileri;
-- ÇED raporu almadan inşaata başlayan sizler,
-- Ruhsat almadan inşaata başlayan sizler,
-- İnsanları güya bilgilendirmek adına, doğalgaz bileşimlerini, bisiklet pompası ile şişirilen lastiğin içindeki hava ile karıştıran kişileri seyahatlere taşıyan sizler,
-- ÇED raporu mevzuatına göre vatandaşı bilgilendirme toplantılarına, akademik unvanlı kişiler ve ilgili sivil toplum örgütleri temsilcileri yerine, bir ekmek veya yarım kilo şeker uğruna saatlerce kuyrukta göze alan madden mağdur olan insanlarımızı çeşitli vaatler ile kandıran sizler,
-- 900 kişi çalıştıracağız diye palavralar savurarak, tepkiler üzerine biz bu kadar sayıyı inşaat safhalarında çalışan kişileri de hesaplayarak ifade ettik diye manevra yapan sizler,
-- Yerel basına tam sayfa ilanlar vererek güya medyanın da seslerinin kısılacağını düşünen sizler,
--
BİZLER VE BİZİM GİBİ DÜŞÜNENLER; ÇEVREYİ VE DOĞAMIZI KORUMAK ADINA, KENDİMİZİN VE GELECEK NESİLLERİMİZİN SAĞLIĞINI RİSKE ETMEMEK ADINA, KAYNAĞI PETROL OLAN HAMMADDELER İLE ÜRETİLECEK ENERJİ TESİSLERİNE VE YATIRIMLARA KARŞIYIZ.
İNŞAATINIZI YUNANLI FİRMAYA İHALE EDECEKSİNİZ, AJANS OLARAK AMERİKALI BİR FİRMA İLE ÇALIŞACAKSINIZ, SONRA DA BÖLGEDE İSTİHDAM SAĞLAYACAĞIZ, KALKINMAYA KATKIDA BULUNACAĞIZ DİYECEKSİNİZ….
AYNAYA BAKTIĞIMIZDA BİZLER KENDİMİZİ O KADAR DA APTAL GÖRMÜYORUZ, AMA SANIYORUM SİZİN BAKTIĞINIZ AYNALAR SİZLERİ ÇOK AKILLI GÖSTERİYOR VE BİZE YÖNELTTİĞİNİZ AYNALAR DA BİZİ SİZLERE APTAL OLARAK YANSITIYOR. BENCE AYNALARI DEĞİŞTİRMEMİZ GEREK.
/Süleyman SALUR
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder