Kim yaşadığı, doğup büyüdüğü yerlerde bir farkındalık yaratır, o bölgenin gelişmesi için çaba harcarsa, yaptıkları unutulmuyor. Kimler geldi, kimler geçti siyaset, bürokrat ve iş dünyası arenasından. Bazıları isimleriyle kaldı, bazıları yaptıklarıyla. Bazıları ise unutuldu gitti. Kim geride bir eser bıraktıysa, onunla anıldı.
Samsun bu konuda aslında çok şanslı değil. Göreceli bir bakış açısı olsa da bana göre çok isim saymamız da mümkün değil. Her siyasi parti kendine göre 'Bizim vekil' şunu yapmıştı der çıkar işin içinden.
'Ama kimse çıkıp ta Samsun nasıl oldu da bu kadar geriledi' onun yanıtını veremez.. Samsun son 25 yılda nereden nerelere geldi.. O nedenle siyasileri es geçiyorum.. Biz, Samsun için bir çırpıda akıllara gelen bugünün ve dünün isimlerine bakalım..
Çarşamba denilince bir zamanlar Samsunspor'u zirveye taşıyan işadamı Hasbi Mehteşoğlu'nu atlayamayız elbette. Namı diğer Hasbi Ağa'yı kim unutabilir ki. O varını yoğunu ortaya koymuştu. bir zamanlar Samsun'da ve Türkiye'de Hasbi Ağa fırtınası esmişti.. Ya da İsmail Uyanık'ı. Samsunspor'u kendi ve ekibinin oluşturduğu imkanlarla sırtladığı yıllarda, kırmızı-beyazlılar bugünlerinden çok önlerdeydi; büyüklerin de korkulu rüyası. Türk Futbol Dünyası'nda saygın bir yer sahipti.
Alaçam'da son zamanlarda bir bürokrat olarak PTT Genel Müdürü Osman Tural, ön plana çıkıyor. İsminden çok söz ettiriyor. Geçtiğimiz günlerde yaygın bir kanalda 'PTT'nin değişimini anlattı çok etkilendim. 4 binin üzerinde şubeden 'her türlü tahsilatın yapılış hikayesini anlattı'. PTT'de devrim gerçekleştirdiği gibi, Alaçam İlçesi'ni de kolluyor. Belki zaman geldi bu sütunlardan 'Alaçamlı'ya istihdam' kayırması yaptığıyla ilgili eleştirdik ama ilçesi için farkındalık oluşturan bir bürokrat olduğu da bir gerçek. Eleştiri bir yana, çabası bir yana..
Son dönemlerde de Ayvacık İlçesi denilince, eğitime, turizme, ulaşıma verilen katkılarla da bir isim akıllara geliyor. Hatta bırakın akıllara gelmesini 'neredeyse tek isim gibi'.. Metro Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Galip Öztürk. O Samsun ve Ayvacık ilçesi için bir farkındalık oluşturuyor, mücadele veriyor, çabalıyor... Bugüne kadar çok kez yardım yaptı, çok kez Samsunspor'a destek verdi, çok kez eğitime katkı verdi ama bugün bana 'bu yazımı yazdırmaya neden' bunların hiçbiri değil.. Ne Ayvacık İlçesi'ne getirdiği halk otobüsleri, ne de eğitime bağışladığı milyonlarca liralık yardımları, ne de yaptırdığı derslikler, yurtlar, ne de büyüyüp gelişen şirketler topluluğu...
Bunların hepsi güzel işler ve Samsun'a katma değer yatırımlar ama benim bu yazıyı yazmama neden 'söylediği bir cümlede' gizli..Bakın Galip Öztürk'ün şu sözleri çok önemli aslında..
"Ben bu ilçeye (Ayvacık) her şeyimi vermeye hazırım. Kendim eğitim alamadım. Bu nedenle eğitime büyük destek vermeye çalışıyorum. İlçemizde daha bir sürü eğitim alanında yatırımlar yapacağız. Bu yatırımlar arasında Bir Turizm Meslek Okulu ve Meslek Yüksek Okulu var. Ancak Üniversite yetkililerimiz bunun şimdilik zor olduğunu belirttiler. Ama ben ne pahasına olursa olsun bu binayı yapacak ve Üniversitenin bir bölümünün buraya gelene kadar uğraşını vereceğim"..
İşte mesele bu. Olmazı oldurmak. Çırpınmak, bürokrasiyi, siyasetçiyi harekete geçirmek, zorlamak. Ben okulu yaptım, hadi siz de eğitim ve öğretime açın diyebilmek için kamuoyu oluşturmak. Kendisi eğitim almadığı için 'eğitim, eğitim, eğitim' diyen Öztürk'ün yaptığı, ilçesi için bir farkındalık oluşturmaktır.
O okulun binasını yapsın, Samsun ve Ayvacık kamuoyu, basını uğraşır, çabalar, o okulu orada faaliyete geçirtir.
/A.Yener CABBAR
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder