5 Mayıs 2016 Perşembe

Samsun Ziyaretçi Profili

Pazarlamada en önemli konulardan bir tanesi “müşteri ne ister” sorusuna aranan yanıttır. Bunun için işletmeler bazı araştırma tekniklerini uygulamaktadır. Bu tekniklerden en yaygın olanı “anket” tekniğidir. Anket cevaplayıcının bir konu hakkındaki düşüncelerini öğrenmek adına yapılan tekniklerden bir tanesidir. Sorduğunuz sorular ile ankete cevap veren kişinin o konu hakkındaki düşüncesini öğrenmeye çalışırsınız. Anket, size başarıyı yüzde yüz sağlamaz ancak sizin isabetli karar almanızda size yardımcı olur.

Turist davranışlarının öğrenilmesi açısından anket oldukça sık ve yaygın olarak kullanılan tekniklerden bir tanesidir.  Bu araştırmada yanıtı aranan bazı sorular;

Turist kente neden geliyor?
Turist şehirde kaç gün kalıyor?
Turist kenti nasıl görüyor?
Turiste göre sizin kentiniz ne kenti (tarih, spor, deniz kum güneş vs) ?
Turist sizin kentinize geldiği zaman alışveriş yapıyor mu? Yapıyor ise yanında götürmek için hangi ürünleri satın alıyor?
Şehirde konakladığı otelden, geldiği acenteden memnun mu? Gibi örnek gösterilebilir.

Bu ve bunun gibi soruların yanıtları bilinir ise işte o zaman kente gelecek turiste ona göre hizmet sunulur ve kente gelen turist de kentten memnun ayrılır. Bu yüzden turist davranışları açısından ziyaretçi profilinin bilinmesi önemli bir unsurdur.

Bu çalışma aynı zamanda kentin altyapı eksiklikleri başta olmak üzere birçok eksikliğini de görmesine faydalı olacaktır. Bu da başta konaklama tesisleri başta olmak üzere turizm sektörü içinde faaliyetlerini sürdürmekte olan herkesi ve kenti idare eden karar vericileri yakından etkileyecektir. Çünkü sektör içerisinde bulunan kurum ve kuruluşlar kendi eksikliklerini bu sayede görecek yerel yöneticiler de bu eksiklikleri gidermek için neler yapması gerektiğini görmüş olacaklardır.

Ziyaretçi profilinin çıkarılması işletmelerin müşterilerinin profillerini çıkarması gibidir. Bu sayede turizm sektörü içinde faaliyet gösteren herkes ve kenti idare edenler kendilerini değerlendirme olanağı bulacaklardır.

Örneğin Çinli turist deniz kum ve güneş üçlüsünü sevmemektedir. Bunun yerine kültür turizmini tercih etmektedir. Ayrıca bir Çinlinin seyahat edebilmesi için pasaportunun olması yeterli olmamakta yerel hükümetten de onay alması gerekmektedir. İnsanlar Çin’in kalabalık nüfusa sahip olduğunu bildiği için “Çin’den yüzde 1 turist getirsek ne kadar güzel olur” düşüncesine kapılmakta ancak gerçekle karşılaşınca da hayal kırıklığına uğramaktadır.

Benzer şekilde Avrupalı turist İranlı veya Ortadoğu coğrafyasından kişiler ile aynı otelde kalmak istememektedir. İşte bu tür verilerin turizm stratejisi belirlenirken dikkate alınması gerekmektedir. Bu tür veriler de ancak ziyaretçi profilinin belirlenmesi ile mümkün olacaktır.

Ziyaretçi profilinin çıkarılması ile beraber yapılacak olan tanıtım faaliyetlerinde hedef kitlenin kim olacağı ve bu faaliyetlerde hangi konulara vurgu yapılacağı gibi sorulara da cevap bulunmaktadır.

Bu çalışmanın kentimizde bir an önce yapılması gerekmektedir. Turizmde söz sahibi olmak istiyorsak turizm gelirinden daha fazla pay almak istiyor isek bu çalışmanın bir an önce yapılması önem arz etmektedir.

/Yetkin BULUT
05 Mayıs 2016 

Mera Ve Lojistik Köy Üzerine -2

Tekkeköy’ün  asırlık  mera  alanın  Lojistik  köye  dönüştürülmesi  süreci ile  ilgili  yaşananları, kent  adına  izliyorum. Bu  yazıları hazırlarken kızım başlığı gördü. Mera üzerine  birkaç kelime  söyledi. Canlıları Tanıyalım ünitesinde  meraların  yok edilmesi ve çevre  kirliliği  ile ilgili bir çok bilgi öğrendiğini aktardı. Hemen  Cafer  amca’nın  hediye  ettiği  4 ciltlik  TDK Sözlüğünü  getirdi. ‘’Mera’’  kelimesinin anlamına tekrar  baktı: ‘’Hayvanları otlatmaya elverişli, doğal veya yapay bir bitki örtüsü bulunan, otları seyrek ve kısa boylu, biçilmeye uygun olmayan engebeli arazi.’’ Bir de  Ömer  Seyfettin’in bir cümlesini aktarıyordu  sözlük: ‘’Yağmurun altında çobanıyla beraber meraya çıktı, birdenbire şaşırdı.’’ Sonra  eş anlamlı  kelimeler  sözlüğüne baktı: ‘’Otlak’’
***

Sonra  5. Sınıf Fen Bilgisi  kitabını getirip, ilgili bölümü açtı: Doğal kaynakların bilinçsiz kullanımı:

1.  Toprağa uygun olmayan gübre kullanımı,
2.  Tarım ilaçlarının bilinçsiz kullanımı,
3.  Fosil yakıtların kullanılması (odun, kömür vb.),
4.  Nükleer atıkların çevreye yayılması,
5.  Taşıtlardan çıkan zehirli gazlar,
6.  Meraların yerleşim alanlarına dönüştürülmesi,
7.  Su ve enerji kaynaklarının savrukça kullanılması,
8.  Ambalaj malzemesi olarak plastik ve naylon kullanılması,
9.  Çeşitli nedenlerle çıkan yangınlar sonucu ormanların yok olması,
10.  Tıbbi ve teknolojik atıkların artması,
11.  Büyük kazalar sonucu çevreye yayılan kimyasal atıklar.

Sorun STSO  Başkanının ‘’Lojistik Köy’e karşı gelen köylünün niye karşı geldiğini bilmiyorum. Bunu yapan kişiler devlet düşmanıdır, Samsun düşmanıdır.’’ Söylemi ile uyumlu bir söylemdir. Ama  sorun: Meraların yerleşim alanlarına dönüştürülmesi sorunudur.
***

Bu kadar mı? 2012’de kabul edilen ve “Büyükşehir Kanunu” olarak bilinen kanun, kırsal alanların planlanmasında da hızla kavranamayacak ölçek ve çeşitlilikte değişiklikler getiriyor: Köylerde yapılaşmayı teşvik konusunda sistematik bir çaba, 1924 tarihli Köy Kanunu’nda çokça tekrarlayan “koruma” kavramı yerine, daha çok “boşaltma”, “yıkım”, “kamulaştırma”, “anlaşma yolu”, “kamulaştırmanın aceleliği”, “hasılat paylaşımı” gibi tanıdık kavramların sıkça tekrarı ile kendini hissettiriyor.

/Cem ŞAHAN
05.05.2016

4 Mayıs 2016 Çarşamba

Samsun’da Güzellikler’de Oluyor (2)

Geçen hafta birincisini yazdığım yazının ikincisinde Atakum belediye’sinin spora verdiği önemi ve yapımı devam eden Golf sahasını yazacaktım ama bir kısım insan tarafından Golf sahasıyla ilgili öyle kıyaslamalar yapılıyor ki anlaşılır gibi değil.

Samsun makine’nin arsa bulamayıp buradan Adana’ya gidişini eleştirmek için Golf sahasına arsa var sanayiciye yok diye bir eleştiri getirildi. Bu yanlış bir kıyastır ilgililerin sanayiciye arsa üretememesi başka bir kulvarda tartışılması gereken bir konudur. Sanayicimize arsa üretilememesi tabi ki eleştirilir ama Golf sahasını böyle bir şeye alet etmek doğru değildir. Golf sahası Samsun’umuza artı bir değer katacaktır. Golf sahası olan ender şehirlerden biri olmak bir avantajdır, bir ayrıcalıktır.

Keşke spor alanlarının sayısını onlarca yüzlerce artırabilsek, bu tesislerimizi çeşitlendirebilsek. Spor ve siyaset ayrı işlerdir birbirine karıştırılmamalıdır.

Atakum belediyesi çocukları, gençleri sporla buluşturuyor. Bu çok güzel bir proje bu çalışmalar için başkanı ve ekibini tebrik etmek gerekiyor göreve geldiklerinde tek branşta 90 sporcu varken şimdi ise onlarca branşta 1100 sporcu var. Geçmişle kıyaslandığında sporla buluşan çocuk ve gençlerin sayısının artmış olması sevindirici olsa da bu spor tesisi ve spor yapan insan sayılarını daha çok artırmak gerekiyor. Günümüzün en popüler sporu futboldur ama spor sadece futboldan ibaret değildir. Gençlerimizi yeteneklerine bakılarak diğer spor branşlarına da kanalize etmek gerekiyor.

Sporu para kazanma aracı olarak görenlerin yanında sağlıklı yaşam aracı olarak görenlerinde çoğalması gerekiyor. Bu yıl yaşadığımız bir örnek var engelli bir çocuğumuzun camdan halı sahada top oynayan çocukları görüp heves etmesi ve belediyenin o engelli çocuğa tesisleri koşulsuz açması sonucu çocuğun kısa bir sürede yürümeye ve top oynamaya başladığını gördükten sonra bu tesislerin önemi bir kez daha ortaya çıkmıştır. Engelli çocuğun ailesi ise bir mucize bekliyorduk o mucize gerçekleşti diyerek sevinçlerini dile getirmişti. Bu da göstermiştir ki spor çok yönlü çok faydalı bir meşgaledir. Çocukları mutlaka sporla buluşturmak gerekmektedir sağlıklı nesiller için, sağlıklı bir gelecek için bu bir mecburiyettir.

Çocuklarımız mutlaka bir şeylerle meşgul olacak onların bu meşguliyeti spor olursa sağlıklı nesiller yetiştirebiliriz bu meşguliyetler başka şeyler olursa çocukların geldikleri durum ortada. Bunun için spor önemli, bunun için spor tesisi önemli, keşke spor alanlarını oluşturmak için ayırdığımız kaynakları artıra bilsek. Bu alanda spor bakanlığı çalışmalar yapmaktadır bunları yetersiz görüp hep daha fazlasını yapmaya gayret etmemiz gerekiyor.

/Adnan ÖZ
04.05.2016

Samsun'un Koca Yürekli İnsanları

Bu şehirde çok sayıda hata yapılıyor. Bu da bizi çok üzüyor. Buna rağmen geleceğimizin iyi olacağına dair umudumu da hiçbir zaman yitirmiyorum. Duyarlı insanlar ve kuruluşlar da var bu şehirde. Sayıları az da olsa bu insanlar sayesinde her seferinde umudumu tazeliyorum. Embiya Sancak bunlardan biridir. İshak Memişoğlu da öyle.

Şu sıralar uzak bir diyarda yaşıyor olsa da Burhan Taneri gibi şehirde olup bitene duyarlı insan sayısı çok az ama mesela ‘Direnen Kadın’ olarak tanıdığımız Melike Özman’ın, sahilimiz korumak için verdiği mücadelede ne kadar etkili olduğunu gördük. Ziraat Mühendisleri Odası Şube Başkanı Hayati Tosun’un şu sıralar, Aşağıçinik merasını ve arazileri talan edilen köylülerin hakkını korumak için verdiği mücadeleyi kim küçümseyebilir. Olup bitene duyarlı daha çok insan var, umarım isimlerini burada yazamadığım için bana gönül koymazlar.

Bu devirde iktidarı karşısına almak pahasına da olsa, yapılanların yanlış olduğunu söylemek için insanda biraz cesaret ve mangal gibi bir yürek olması gerekiyor. İktidar partisinden seçilmiş olmasına rağmen, Terme‘de kirli yatırımlara karşı çıkan Şenol Kul’un ve ona desteğini esirgemeyen Zekai Altunpala’nın büyük ve saygıdeğer mücadelesini nasıl görmezden gelebilirim. Koca yürekli bu insanların hepsi çok değerlidir. Durup dururken neden birilerine övgü yazdığımı merkat etmiş olabilirsiniz. Söyleyeyim.

Embiya Sancak’ın yakınlarda yaptığı paylaşımları olmasaydı, Büyükşehir Belediyesinin Galeriç Ormanında yol genişletme çalışmalarından haberimiz olmayacaktı mesela. Kuş Cenneti sınırları içindeki Galeriç Ormanı, ülkemizde ender bulunan su basar ormanlarındandır. Mimarlar Odası Samsun Şube Başkanı İshak Memişoğlu’nun açtığı dava sonucunda yol yapımı mahkeme kararıyla durdurulmuş ama şimdi sormak isterim: Bizim Büyükşehir Belediyesi lagün gölleriyle çevrili su basar ormanı içinde neden yol genişletme çalışması yapar. ‘’Kuş Cenneti Arap’lara pazarlanacak’’ şeklindeki iddialar sıkça dillendiriliyor. Yol genişletme çalışmaları da bu iddiaların dillendirildiği sırada başlamış. Gel de inanma…

/Ragıp GÖKER
04.05.2016
http://www.hedefhalk.com/samsunun-koca-yurekli-insanlari-605260yy.htm

3 Mayıs 2016 Salı

Kurşun Askerler

Vay, vay, vayyy !!! Neler olmuş, neler? Şirin Samsunumuzun şirin mi şirin, tatlı mı tatlı cimcime spor köşe yazarları ortak karar almışçasına top yekun aynı konuda görüş beyan ediyorlar… Sezon boyunca yazamadılar… Belki de yazdırmadılar… Üç maymunu oynadılar… Birilerine yaranmak için kalemlerini sattılar…

Şimdi ise adeta kusuveriyorlar aylardır içlerinde tuttuklarını… Haçan ne oldi size? Bir sorsam acaba cevap verebilir misiniz? Yoksa yine kafanızı kuma gömmeye devam mı edersiniz? Samsunspor’da ki yanlışları gördünüz, ama görmemezlikten geldiniz… Halının altına süpürdünüz… Şimdi bülbül gibi şakıyorsunuz renkli ekranlarda, sayfalarda…

Samsunspor’a en büyük kötülüğü yapanları anlatıyorsunuz ama aynaya bakmıyorsunuz… Ah bir bakıverseniz, göreceksiniz o vakit, suçlu sadece yönetim mi, teknik heyet mi, futbolcular mı, yoksa vıcık vıcık yağladığınız kentin ileri gelenleri mi? Keşke ben ve birkaç kişi gibi sizlerde sorunları zamanında görüp, değerlendirmelerinizi anında yapabilseydiniz…Yapamadınız, yapmadınız, işinize gelmedi… Şimdi atış serbest… Atın, atın tutan yok nasılsa… Sizi gidi kurşun askerler sizi….

/Resul AKÇAY
03.05.2016

Samsun'a Orkestra Şefi Şart

Sahili, yeşili, doğal güzellikleri, sıcakkanlı insanları, tarihi güzellikleri ile bütün halinde bakarsanız Karadeniz’in incisidir Samsun...

İnci kentimiz Samsun’u çarpık yapılaşma, enerji yatırımlarına tahsis edilen yanlış yerler, sahil katliamı derken her geçen gün ne yazık ki daha yaşanmaz hale getirildi. Tekkeköy’e yanlış yer seçimleri nedeniyle yapılan enerji santralleri ve kömür depoları ilçe halkını hayattan bezdirildi. Tarımla uğraşan Tekkeköy sakinleri her geçen yıl artan kanser vakaları ile boğuşurken, elde ettikleri zehiri üstünde tarım ürünlerini Bafra Hali’ne göndererek oradan piyasaya sürmeye başladı.

Dereköy’e yapılan balıkçı barınağı ise sahildeki dalga aksiyonunu bozarak Atakum ilçesine kadar uzanan toprak kayma olaylarına neden oldu. Buna sahili doldurarak ve T’ler yaparak çözüm bulunmaya çalışılsa da denize doğru toprak kaymaları devam ediyor. Tehlikenin boyutu bir tez çalışması olabilecek cinsten. Atakum sahili tehdit altında...

Ramsar sözleşmesi ile korunan Kızılırmak Deltası’ndan Mimarlar Odası'nın açtığı davaya rağmen yol geçirildi. Birde deltanın tam ortasından su basar ormanlarının içerisinde yol geçiriliyor, iş makineleri ile. Çevre aşığı bir mimar doğayı fotoğraflarken durumu görüyor ve durumu Milli Parklar Genel Müdürlüğü’ne bildiriyor, yol çalışması durduruluyor. Bu olay birkaç gün önce yaşanıyor. Samsun’daki plansız kentleşmeyi birçok örnek vererek çoğaltabiliriz, ancak son olay yaşananları özetler nitelikte.

Yüzlerce yılda oluşan su basar ormanlarını ve nadir görülen yok olma tehlikesi altındaki bitki çeşitlerini, yol çalışması ile yok ediyoruz. Sadece canlı ve bitki çeşitliliğini yok etmiyorsunuz,  orman ve yakın çevresinde taban suyu seviyesinin yüksek olmasına bağlı olarak yetişen saz ve kamışlar ile goga bitkilerini de yok ediyorsunuz. Bu ürünler yöre sakinleri tarafından Avrupa’ya ihraç ediliyor ve ekonomik kazanç kapısı durumunda. Yörede su kaynaklarının zengin olması nedeniyle deltanın her yıl 348’in üzerinde kuş türüne ev sahipliği yaptığı unutulmamalıdır. Bir planlama yapılırken tepeden inme değil, ‘bakış açısı’ değiştirilerek bütüncül bir planlama yapılması gerektiği her defasında unutuluyor.

Samsun’un bütünü ile karar alanlar planlama açısından her zaman sınıfta kalmaya alışmış durumda görünüyor. Samsun Makine Sanayi, kente küstü ve yatırımını Adana’ya yaptı. ‘Samsun Makine Sanayi Adana Tesisleri’ adıyla Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından açılışı yapıldı.

Samsun Makine Sanayi yıllardır kendisine talep ettiği arazinin verilmemesi üzerine yatırımını Adana’ya kaydırmıştı. Dünya’da içme suyu hatlarının yüzde 50’sinden fazlasında kullanılan düktil borunun Türkiye’deki tek üreticisi olan Samsun Makine Sanayi, 2 yıl öncede vergi kaydını da başka ile kaydırmıştı.  Samsun Makine Sanayi’de Genel Müdürlük yapan, Adana'da faaliyete geçen yeni fabrikada da aynı görevi yürüten Ali Galip Baş, basına verdiği demeçte, Samsunlu bir firma olarak ‘Karnımız Samsun’da doydu derken, "Tüm Adana elbirliği ile bize sahip çıktı. Samsun'da bunu yakalayamadık. Samsun'da fevri hareket ediliyor gibi geliyor bize.” sözleri ile hayal kırıklığını özetledi.

Evet ‘Samsun hava, demiryolu, kara ve deniz yolu ulaşımı açısından oldukça önemli bir potansiyele sahip, Kuzeye açılan kent konumundayız’ bu cümleleri her açılış programında duyarız. Ancak iş uygulamaya geldiğinde Samsun Ticaret Sanayi Odası Başkanı Salih Zeki Murzioğlu ve Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz gibi yatırımcıları suçlayan ‘Samsun’un ihracat rakamı 500 milyon doların üzerindedir, vergi kayıtları başka ildedir’ imalarını duymaya başladık.  Vergi kayıtlarını neden başka illere kaydırdıklarını sorgulamıyoruz. Birliktelik hareket etme içgüdüsünü Diyarbakır’a atanan Samsun’un Eski Valisi Hüseyin Aksoy döneminde yakalar gibi olduk, Lojistik Köy, Turizm Mastır Planı gibi önemli projelere imzalar atıldı derken, yeniden Samsun’a herkes kendi penceresinden başladı.

Kendi penceremizden bakarsak kimimiz deniz manzarasını, kimimiz Tekkeköy’ün zehirli bacalarını, kimimiz golf sahasını, kimimiz ise Atakum’a sahilin dibine kondurulan Emniyet Müdürlüğü, SGK binalarını görürüz. Ortak baktığımız pencere ‘Samsun’ olmalı. Benim görüşüm, yerel yönetimler ihtirasların tatmin edildiği, yanlış planlamaların hayata geçirildiği, ‘Ortak aklın yok sayıldığı’ yerler olmamalı. 'Samsun Valisi Hüseyin Aksoy’un döneminde ki diyaloğun nasıl sağlandığına iyi bakmalı, o dönemi incelemeli.’

/Zekeriya FIRAT
03.05.2016

Mera Ve Lojistik Köy Üzerine -1

Tekkeköy bölgesinin uluslararası enerji, sanayi koridoru olma süreci 2002 den beri devam ediyor. Buna karşı birçok bilimsel çalışma ve meslek odası çalışmaları yapıldı. Ama bu bölge yavaş yavaş endüstriyel bir bölge olma yolunda emin adımlarla ilerledi. Halkın sağlığı bozuldu. Kanser vakaları arttı. Meralar boşaltıldı. Ama süreç devam etti.

2002–2010 döneminde Tekkeköy bölgesinde onlarca çevre çalışmasına ve mücadelesine katkı sundum.  Hiç birinde dün gazete manşetimize çıkan Samsun Ticaret Ve Sanayi Odası Başkanın en edepli şekli ile talihsiz açıklamalarına şahit olmadım. 

Ne demiş Samsun Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı:

‘’Lojistik Köy’e karşı gelen köylünün niye karşı geldiğini bilmiyorum. Bunu yapan kişiler devlet düşmanıdır, Samsun düşmanıdır.’’ Ve Sayın Başkan devam ediyor: “Lojistik Köy’ün olduğu yerde 5–10 kişi motora biniyorlar ‘valiliğe yürüyeceğiz’ diyorlar. Neymiş köyün merasına lojistik köy yapılıyormuş. Yok, böyle bir şey, tapu benim cebimde. Ben buranın tapusunu aldım. Meranın tapusu alınabilir mi? 690 dönümlük bir yer burası. Biz buranın yüzde 25 ortağıyız, diğer ortaklar ise, yüzde 10 Organize Sanayi Bölgesi, yüzde 15 Ticaret Borsası, yüzde 40 Büyükşehir Belediyesi ve yüzde 10’da Tekkeköy Belediyesi’nindir.’’

Sayın Başkan devam ediyor: “Türkiye’de AB’nin yaptığı en büyük makro proje budur. Projenin bedeli 43 milyon eurodur. Böyle bir yatırım başka yok. Samsun’da bir yerlere bir basketbol saha yapıp 5 milyon TL yatırdık diyoruz övünüyoruz. Adam buraya 2 milyon dolarlık fabrika kurdu diye övünüyoruz. Lojistik Köy’e karşı gelen köylünün niye karşı geldiğini bilmiyorum. Bunu yapan kişiler devlet düşmanıdır, Samsun düşmanıdır. Sen oranın köylüsüysen senin arazinin değeri 1’e 10 artacak. Orası şehirleşecek.
***

Samsun Büyükşehir Belediye Meclisi 2015 yılı Kasım ayı 22. Birleşiminin 1. Oturumu Büyükşehir Belediye Meclisi 1. Başkanvekili Turan Çakır başkanlığında yapılmıştı. Meclis, ilgili gündem maddelerini komisyonlara havale etmeden önce Lojistik Köy ile ilgili 2 gündem maddesini görüşmüştü.

*Büyükşehir Belediyesi Emlak ve İstimlâk Daire Başkanı Lütfü Coşkun,“Samsun TSO’nun, Lojistik Köy kurulması projesi kuruluş protokolü kapsamındaki yetkiye istinaden Samsun TSO ve Samsun Ticaret Borsası'na daha önce meclis kararı ile şirket kurulmasıyla ilgili yetki verilmişti. Bu yetkiye istinaden Samsun TSO ve Samsun Ticaret Borsası Samsun Lojistik Köy alanı içerisinde Samsun Ulusal ve Uluslararası Lojistik Merkezi İşletmeciliği A.Ş. adı altında bir şirket kurdular. Samsun TSO bu şirketteki 2 bin payda 50 bin TL’lik hissesinden 800 payda 20 bin TL’lik hissesini belediyemize hibe etmek için karar verdi.’’

‘’Biz de bu hibenin kabulüne ve ayrıca şirket tarafından sermaye artırımına gidildiği takdirde harcı esas değer üzerinden bu alan içerisindeki tapuların devrini ve bu işlemlerle ilgili Başkanımız Yusuf Ziya Yılmaz’a yetki verilmesini istiyoruz”

/Cem ŞAHAN
03.05.2016

2 Mayıs 2016 Pazartesi

Turizmin Samsun’a Katkısı

Samsun’un kalkınma planları arasında en hızlı hayata geçirilecek ve en hazır olanı ‘Turizm Master Planı’dır. Ak Parti İl Başkanı Muharrem Göksel gazetemizi ziyaretinde Samsun’un kalkınmasında ‘Tarım Master Planı’ın uygulanmasının önemine vurgu yaptı. Başta Bafra ve Çarşamba olmak üzere sulanabilir, alüvyon/delta ovalarına sahip Samsun’da toprak analizine uygun modern tarım yapılabileceğini, tarımsal endüstri kurularak ürünlerin işlenebileceğini, hatta ürün yerine tohum yetiştirilip daha fazla kazanılabileceğini söylerken, Büyükşehir Belediye Başkanı Y.Z. Yılmaz Samsun’un, tarımla değil; sanayi ile kalkınacağını söyledi. Ama M.Cengiz’in 6 numaralı fueloille çalışan termik santraline yer bulurken, Samsun Makine Sanayi’ne bulamadı, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Samsun’da yer bulunamayan kuruluşun açılışını Adana’da yaptı.

Çevreye zarar veren sanayi ile tarımın bir arada olması mümkün değilken, bacasız sanayi turizm diğer kalkınma yollarının hiçbirine engel değildir.

Arkeolojik eserleri, höyük ve tarihi yapıları, Samandağ’dan sonra kesintisiz en uzun plajları, ören yerleri; Bafra Kuşcenneti, Galeriç Su Basar ve Vezirköprü/Kunduz ormanları, Vezirköprü Şahinkaya kanyonu, Ayvacık baraj gölü başta olmak üzere birçok doğal ve tarihi güzelliği, termal kaplıcaları ve de ulaşım kolaylığıyla Samsun turizm açısından cazibe merkezidir. Tek sorun tanımak ve tanıtmak. Samsun Turizm Bakanlığı’nın yurt içi ve yurt dışı turizm haritalarında yerini almalıdır. Özellikle Havza bölgesinde, Afyon ve Yalova’daki gibi kaliteli termal tesislerin yapılabilmesi için gerekli girişimlerde bulunulmalıdır. Kirli yatırımlara gösterilen kolaylık turizm yatıranlarına gösterilmelidir. Gezi lüks değil; temel ihtiyaçtır. Önce Samsunlular Samsun’u tanımalı sonra da tanıtmalıdır.

Dinlenme, eğlenme, boş zamanları değerlendirme, sportif faaliyetleri izleme, ülkelerin, tarihi, doğal ve dini açıdan kutsal sayılan mekanlarını görme, kültürel değerleri tanıma, işle ilgili fuar, kongre, seminer v.b. gibi etkinliklere katılma, sağlık sorunlarına çare arama amacıyla insanların yaşadığı yerin dışına en az bir gece geçirmek için, yurt içinde bir yere gidiyorsa iç turiz, yurt dışına çıkıyorsa dış turizmdir.

 Bir yerden başka bir yere gidenlerin amaçları farklı olduğu için gidecekleri yerler de farklı olacaktır. Bazıları gezmek için yerken, bazıları da yemek (Gastronomi Turizmi) için gezer. Bir kişi bir sebeple gezebileceği gibi birçok sebepten de iç veya dış seyahat yapabilir. Gidilecek yerin birçok beklentiyi bir arada karşılayabilmesi kadar, oralarda verilen hizmetin fiyatı ve kalitesi de oraların cazibe merkezi olmasında önemli rol oynar. Samsun, hem iç hem de dış turizm açısından bir cazibe merkezi olabilir. Turizm master planı çerçevesinde yürütülen faaliyetler sonunda Samsun birçok alanda turizm hizmeti sunacak kapasitedir. Önce Samsunlular sahip oldukları turizm potansiyelinin farkına varacaklar ki sonra iç veya dış turizme Samsun açılsın. Tanımadığını, bilmediğini yok sayan bir anlayışla turizmin gelişmesi çok zor olur. Birçok konuda bilenler bilmeyenlerden az olabilir. Ancak bilinmeyen yok sayılmamalı. Öğrenilmeli, gidilip, görülmeli.

/Mehmet AKSOY
02.05.2016

Samsun Hedef Mi Küçültüyor?

Samsun Valisi Sayın İbrahim Şahin, birkaç gün önce bu kentte düzenlenen Türk-Alman İş Forumu'nda konuşmuş. Söylediklerini okuyunca inanmak istemedim, “yok canım” dedim “Olmaz böyle bir şey” dedim. Sayın Şahin ya bu kenti yönetenlerin daha önce açıkladığı hedeflerden habersizdi ya da onların hedeflerini bilerek yerle bir ediyordu. Üstelik onların birçoğu da o salondaydı ve hepsi de Sayın Validen çok daha önce çok daha büyük hedefler açıklamışlardı. Onların açıkladığı hedeflerle Sayın Şahin’in açıkladığı hedef arasında uçurumlar vardı.

Sayın Şahin o toplantıda Samsun’a 2023 için 1 milyar dolar ihracat hedefi koyuyor ve üstelik de bunun bir şekilde Cumhurbaşkanı'nın koyduğu bir hedef olduğunu iddia en azından ima ediyordu. “Cumhurbaşkanımız, Başbakan olduğu dönemde her şehre bir ihraç limiti koymuştu. Samsun’un da 2023 yılındaki hedefi 1 milyar doları yakalaması gerekiyor” diyordu.

Ben Sayın Cumhurbaşkanı’nın Samsun için böyle bir hedef koyduğunu hiç duymadım ama Samsun’u yönetenlerin çok daha iddialı hedeflerini çok okudum, çok dinledim ve o hedeflerin gerçekçi olmadığını -üzülerek de olsa- çok yazdım.

"Samsun hedef mi küçültüyor?” diye sormama sebep olan konuşmanın yapıldığı salonda bulunanlar arasında çok daha büyük hedefleri çok daha önce dillendirenler de vardı. Söz gelimi AK Parti Samsun Milletvekili Fuat Köktaş, Samsun Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz, Samsun Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Zeki Murzioğlu da oradalarmış. O hedefi duyduklarında neler hissettiklerini doğrusu merak ediyorum.

Arşivde yapılacak kısa bir gezinti ilginç olacak. Samsun’un ihracat hedefi konusunda ilk açıklama 11 Nisan 2015 tarihli. Tersanenin yapılmasıyla ihracatın hızla artacağını belirten zamanın AK Parti İl Başkanı Fuat Köktaş “2005 yılı için ise Samsun’un ihracat hedefini 1 milyar 200 milyon dolar olarak belirledik” diye konuşmuş.

Samsun Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Zeki Murizoğlu da hedeflerini 24 Nisan 2013’te yapılan Samsun İhracat Stratejisi ve Eylem Planı tanıtım toplantısında 2015’te1 milyar dolar, 2019’da 3 milyar dolar, 2023’te 6 milyar dolar ihracat yapan bir il olarak çıkmalıyız” diyerek açıklıyor.

Murizoğlu’nun açıkladığı bu hedefleri zamanın Samsun Valisi ve Sayın İbrahim Şahin’in selefi Sayın Hüseyin Aksoy da 20 Haziran 2013’te Samsun’da düzenlenen bir toplantıda teyit ediyor ve “Tabi ki bu hedefleri daha da geliştirip aşmamız lazım” diye de ekliyor.

Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz da 2023 hedefini 6 milyar dolar olarak açıklayanlardan. Sayın Yılmaz 9 Nisan 2013’te şunları söylüyor: “Kentin söz sahibi, karar verici noktasında olan aktörlerle biraraya geldik ve bunu çok sık yapıyoruz. Samsun’un 2023 vizyonu çerçevesinde ihracat hedefinin 6 milyar dolara çıkması gerektiğini ve hedefin bu olması gerektiğini kararlaştırdık. Yani bugün 400 milyon dolarlar civarında olan ihracatı 10 yıl içerisinde 15 kat artırmamız gerektiğini düşünüyoruz ve bunu gerçekleştirmek zorundayız.”

Samsun Valisi PTT ve TRT Genel Müdürlüğü ve Ulaştırma Bakanlığı müsteşarlığı yapmış bir bürokrat. Selefinin ve kentin diğer dinamiklerinin koyduğu ve açıkladığı ihracat hedefinden habersiz olduğunu düşünmek söz konusu olmaz/olmamalı. Sormak durumundayım önceki rakamlar mı gerçekçi değildi yoksa Samsun hedef mi küçültüyor. Ve dahası o 1 milyar dolarlık hedef gerçekten de Cumhurbaşkanı tarafından mı konuldu? Eğer gerçekten öyleyse, zamanın yöneticileri bunu bilmiyorlar mıydı ya da biliyorlardı da zamanın başbakanından daha büyük hedeflere mi koşuyorlardı?

/Osman KARA
02.05.2016

1 Mayıs 2016 Pazar

Rüya Bitti

Kazananın play-off kapısından içeri gireceği, kaybedenin de tatile çıkacağı bir maçtı… Samsunspor maçı kaybederek tercihini tatilden yana kullanırken, ev sahibi ekip  bitime iki hafta kala önemli bir avantaj ele geçirdi… Başarmanın yolu inanmaktan geçer… Samsunspor takımında play-off’a kalma inancını taşımayanların sayısı bir hayli fazlaydı…

Hal böyle olunca sonuca ulaşmak mümkün olamıyor… Kimse laf ebeliği yapıp, “erken gol, oyun palanımızı bozdu” mazeretinde bulunmasın… Böylesine hayati önem taşıyan maça, sezonun en kritik maçına bu kadar düşük konsantreyle çıkarsan, golü ha başta yemişsin, ha sonda hiç fark etmiyor… Rakip ne yaptı ? Küme düşen Karşıyaka’ya sürpriz bir şekilde yenildi, ilk on birde oynayan üç as oyuncusunu kadro dışı bıraktı, Samsun maçının önemini daha iyi kavradı, çıktı oynadı ve kazandı…

Üç puana ceplerine koyarlarken akıl almaz goller kaçırdılar… Takımı buraya kadar taşıyanların kötüden de öte oyunlarını  izlerken yolmaktan başımızda saç kalmadı… Ekigho’nun çalım atma tutkusu, Ofoedu’nun kaleci ısındıran şutları, Mustafa’nın dağlara taşlara gönderdiği ortalar takımın hücum etkisizliğinin açık göstergeleriydi… Bu sezon Adanaspor ile birlikte liderlik koltuğunda en fazla oturan takımdı Samsunspor… Adanaspor mutlu sona ulaştı ve şampiyon oldu, Samsunspor’un durum ortada… Pembe bir rüya görüyorduk, sabah oldu, gün ışıdı, uyandık, rüya bitti…

/Resul AKÇAY
01.05.2016