22 Ekim 2018 Pazartesi

Altı Patlar


Kovboy filmlerinde kullanılan silahın adıdır “Altı Patlar”…  İçindeki mermi sayısını ihtiva eder… Türk filmlerinde de sıklıkla kullanılan Revolver marka silah film icabından olacak altı mermiyle otuz kişiyi yere serer…

Samsunspor’un silahı seri şekilde altı kez patladı, altı isabet kaydetti… Dileğim o dur ki, hedefe isabet eden atışlar seri şekilde sürer… Üç gün arayla maç oynayıp hepsini de kayıpsız geçmek öyle hafife alınacak bir şey değil…  Takdire şayan bir durumdur orta da olan… Ziyadesiyle alkış gerektirir…

Tam kadro, sorunsuz ve iyi bir programla hazırlık kampı yapmanın karşılığını görüyoruz… Taner hoca ve ekibinin, futbolcuların, kısacası herkesin bu memnuniyet verici tabloda fırça izleri var… Zirve mücadelesi içerisinde yer alan Bodrumspor ve Kastamonuspor gibi iki güçlü rakibi devirmek az bir iş değil…

Haftaları kayıpsız geçip kısa sürede liderlik koltuğuna oturmanın heyecanı var üzerimizde…  İlk sıradaki Sarıyer’in yakın bir tarihte, belki de bu hafta koltuk devir töreni yapmasını bekliyoruz… İdeal kadronun artık oluştuğu bir dönemdeyiz…

Görünen o ki, bu kadroya devre arası üç oyuncu takviyesi şarttan da öte bir şey…  İhtiyaç mevkileri kendini belli ediyor…  Arayışlar şimdiden başlatılmalı… Onuncu haftaya geldik… Lig kendini gösterdi…

Aşağıdakiler ve yukarıdakilerin arasında küçük bir orta direk sınıfı var… İşi sıkı tutup, bizden öte yapılan mücadeleleri tepeden izlemeliyiz…  Altı patlar Revolver’i  Türk filmlerindeki gibi yirmi altı kez patlatmalıyız…

/Resul AKÇAY
22.10.2018

17 Ekim 2018 Çarşamba

Beşi Bir Yerde


Var bu iş de bir yanlışlık!...  Biz her daim İzmir’e giderdik… Niye Bodrum’a gönderildik? Ne işimiz olurdu 3.Lig’de? Yahu biz Samsunsporuz, kimler bize bunu reva gördü ?

İsyanım tanrının yazdığına değil, ciğerleri üç otuz kuruş bile yapmayan aciz kulların çizdiği kadere…  Tarih sayfalarını kurcalıyorum, yakın gözlüğümü takarak… Yok, yok, yook!..  Bodrumspor ile ne ligde, ne kupa da, ne de özel maçta karşılaşmışız…  Gazozuna bile maç yapmamışken, şimdi istesek de istemesek de rakibimiz…

Kadere bak bi, bak da hayıflanma…  Gece konakladığımız otelin görevlisi, bıyık altından sırıtarak gevşek gevşek konuşuyor, “Hızınızı alamadınız galiba düştükçe düşüyorsunuz”… Herif haklı, haklı olmasına da tepemi arttırma suçundan işinden olacaktı az kalsın…

Ne idik, ne hale getirildik?  Sadece tatil için geldiğim Bodrum’a  bu sinirle gelip, İzmir marşıyla dönmek en tabi hakkımdı…

Her zamanki gibi maça hızlı başladı Samsunspor… 10.dakika da Oğuz’un füzesiyle öne geçildi… Devre bitimine kadar tipik orta saha mücadelesi vardı… 35.dakika maçın kırılma anıydı, golcü Bahattin kendisine yakışmayanı yaptı, mutlak golü atamadı… Aynı Bahattin benzer bir pozisyonu 46.dakika da yine kullanamadı… Birini atsa malum rakibin direnci kırılacak,  bizler de rahatlayacaktık…

O’nun yapamadığını 50.dakikada Samet yaptı  ve farkı ikiye çıkardı… Furkan’ın yerine ilk kez kaleye geçen Ahmet görevini layıkıyla yaparken başarısını kurtardığı penaltıyla taçlandırdı…

Bu haftaya kadar iyi sonuçlar alarak lige ağırlığını koyan Bodrumspor karşısında rakibe pozisyon vermeden maçı tamamlamak, oyunu forse eden taraf olmak Samsunspor’un gücünü ortaya koyması açısından önemli…

Zirveyi kovalayan bir takımı evinde devirmekte… Kazanmaktan öte takımın ortaya koyduğu mücadele, hırs, akıl dolu futbol beni bir hayli umutlandırdı… Üst üste alınan beş galibiyet rakiplere gözdağı olmuştur…

Bodrum seyahatimizi tatile çeviren tüm takıma selam olsun…

/Resul AKÇAY
17.10.2018

13 Ekim 2018 Cumartesi

On Dakika Yetti


Geçtiğimiz sezon el ele gelmiştik bu lige…  Gelirken sahasında bizi sürpriz bir şekilde yıkmış, o yenilgi sonrası bir daha ayağa kalkamamış ve o malum kaderi yaşamıştık… Antep’in o zamanki enerjik gençleri yine karşımızdaydı…

Ben dâhil, pek çok kişinin içinde, “tarih ya yeniden tekerrür ederse?” endişesi vardı…  “Hiçbir maç masada kazanılmaz, sahada kazanılır.” sözü her daim kulaklarda küpedir…

Geçtiğimiz hafta İnegöl deplasmanından üç puanı söke söke alan ilk on birden sadece Ercan yoktu…  Sakat  olan Ercan’ın yerine Nuri Terliksiz sahadaydı…  Kolay gibi görünen maçı kazanıp yıllar sonra dört de dörtlük bir seri yakalamak isteği vardı… Zorlu Bodrum ve Kastamonu maçları öncesi bir iş kazası yaşamayı kimse arzu etmezdi… Sürprize mahal vermek istemeyen takım maça fırtına gibi başladı…

Skorboard dakikalar henüz On’u gösterirken 2-0’ı gösteriyordu… Son vuruşları yapan Bahattin olurken attıranlar Ramazan ve Oğuz’a da alkışlarımızı göndermek gerek…  Skor üstünlüğü oyun hakimiyetini de beraberinde getirdi…  Tribünler keyiflendikçe, beraberinde coşkulu tezahürat ve şov geldi… Doğrusu görülmeye değerdi…

Bu ligde de VAR Sistemi uygulansaydı. Konuk ekibin zar zor geldiği Samsunspor kalesin de bulduğu gol iptal edilmez sayılırdı… Furkan böylesi şaşkaloz hataları geleneksel hale getirdi… Bakalım nerede canımızı yakacak?

İlla da sahanın yıldızı kimdi? diye bir soru soracak olursanız, kanat bindirmeleriyle konuk ekip savunmasını şaşkına çeviren Erhan Kartal’dı derim…  Darısı Üç gün arayla oynanacak Bodrum ve Kastamonuspor maçlarına diyelim…

/Resul AKÇAY
13.10.2018

8 Ekim 2018 Pazartesi

Dikine Oynayınca


Düştüğümüz hallere bakın…  Stattan başka her şeye benzeyen fiziki şartları arabesk bir ortamda Samsunspor gibi bir takım lig maçı oynuyor… İlkel de öte üç-beş kişilik bir basın tribünün de yazı yazmanın bir ödülü olmalı… Süper kategoride yıllarca mücadele et gel ilçe takımlarıyla üçüncü kategori de çırpın… Hay bu kaderi yazan çizen bize layık gören kullara ne diyeyim?

İnegöl büyük bir ilçe ve takımı da bu ligin klasik seviyesinde… Samsunspor’un adı onlara yetti… Hevesli başladıkları maça ancak 8 dakika tutunabildiler… Samsunspor’un geliştirdiği ilk atakta Kubilay düşürüldü… Topun başına geçen Bahattin ayakta alkışlanacak bir güzellikte topu filelerle buluşturdu…

Ardından sahanın iyilerinden Kubilay, Samet’e ‘ al da at’ dercesine yaptığı servisi genç oyuncu pas geçmedi… Soyunma odasına defansın adam paylaşamamasından kaynaklı gördüğü gol ile tek farklı üstünlükle giden Samsunspor ikinci yarının hemen başında üçüncü golü buldu… Kubilay- Samet ortaklığı yine şık bir golü ortaya çıkardı…

İki takım arasındaki kalite farkının ortaya çıktığı maçın sonunda galibiyet zor olmadı…  Haftalardır oyunu yan pas alışkanlığı yaparak oynayan takım bu kez dikine dikine oynadı… Bol pozisyon üretti çok şut çekti… Bakmayın skorun 3-2 olduğuna ev sahibinin ikinci golü hakemin uyduruk penaltısından kaynaklıydı… Deplasmanda alınan üç puan iyiden de öte bir şey…

Kazanmayı alışkanlık haline getirmek gerek… Alkışlarımı Kubilay çıkarken ayakta alkışlayan İnegöl taraftarlarına göndermek  isterim… Aynı şeyi hakem için söylemek isterdim ama eyyamcıları  oldum olası sevemedim gitti…

/Resul AKÇAY
08.10.2018

20 Mart 2018 Salı

Özür


Samsunspor-Boluspor maçında görevini tam olarak yapmayan Özel Güvenlikçi arkadaşlarımız nedeni ile Samsunspor mağdur olmuştur.

Bu karşılaşmanın ardından yazmış olduğum İŞİNİ YAP(A)MAYANLAR başlıklı köşe yazımda ki eleştirilerim bundandır.

Bu nedenle maksadını aşan ifade kullanmış olabilirim. Özür dilemesini de bilirim. İstemeden kırdığım insanlardan özür dilerim.

/Resul AKÇAY
20.03.2018

18 Mart 2018 Pazar

İşini Yap(a)mayanlar



210 tane turuncu kıyafetli adam(!) Adam tribünden atlıyor, yanlarından elini kolunu sallayarak naralara atarak sahaya dalıyor, bunlarda seyrediyor… Sorsan adlarını “Özel Güvenlik” derler… Ne iş yaparsınız? Ne işe yararsınız?

Yapmadığınız yapamadığınız iş yüzünden Samsunspor ceza alacak! Benden söylemesi darılmaca kırılmaca yok! Kayyım heyeti yarından tezi yok, bu firmayla ilişkisini kesmeli… TFF’nin vereceği cezayı bu firmaya ödetmeli…

Sorsan adını “Futbol Hakemiyim” der… Babadan torpille bu basamağa gelmiş… Ortada iki tane buz gibi penaltı var, çalmıyorsun… Koca bir şehrin, takımın emeğiyle, alın teriyle, kaderiyle nasıl oynarsın?

Besim hoca,
Bu gündüz fenerlerinden bi cacık olmaz demiştim… Bunlara forma vermek diğer çocuklara günah, takıma yazık… Bırak bunlardan yağ çıkarmayı, posası bile beş kuruş etmez… Adam mı yok?

PAF’tan oyuncu koy, bırak yenilelim, hatta küme düşelim… Bunlar nedir yahu? Kayyım heyeti Kulüp Genel Müdürü Metin beyi “mental yorgunluk” bahanesiyle görevden almış… Daha iyisini bulduysanız sözüm yok!

Lakin kulübün adeta beyni ve hafızası olan Metin bey’i zamansız ve gereksiz göndermek, yapmanız gereken işler listesinin ilk sırasında mıydı? Merak etmiyor değilim…

Her problemi çözdünüz de aylardır maaş almadığı halde sıtkı sadakatle görevini yapan adamı işten uzaklaştırmak mı kaldı? Sahi şu alacaklı listesi aylardır neden yayınlanmıyor? Denetçiler neden hala iş başı yapmadı? Bunları bir açıklasanız da bilsek…

/Resul AKÇAY
18.03.2018

6 Mart 2018 Salı

Tutku


İki hafta öncesinin takımı değil artık Samsunspor… Kafalar rahat, özgüven geri gelmiş, tutku tavan yapmış… Hoca farkı, yönetim farkı, taraftarın itici gücü… Birleşgelerden oluşan enerji hızla açığa çıkıyor…

Kötü günler artık geri kalıyor… Büyük Samsunspor geri dönüyor… Futbolcuların sahadan tribünlere gönderdiği mesaj bu… Belki de sezonun en kritik maçıydı… Ya hep, ya hiç niteliğinde… Mutlaka kazanılmalıydı, öyle de oldu…

İnancın, azmin, mücadelenin karşılığı göze hoş gelen güzel futbol, atılan iki gol, rakibi pozisyona sokmadan tamamlanan bir maç… Akıl dolu bir oyun düşünüş ve uygulanış itibarıyla dört dörtlüktü… Hüseyin hocanın klasik oyun düzeni olan defansı sağlam tutup kontra anlayışına karşı Samsunspor maç boyunca topa sahip olmanın kıymetini hep bildi…

Daha düne kadar üç pas yapamayan takım gitmiş, yerine topu rakibine kolay kaptırmayarak moral bozan bir takım gelmişti… Hakemin topu oyunda tutma kararlılığı ortaya seyir zevki yüksek bir maç çıkarmıştı… Hasta denilerek korunan iki gündüz fenerine bu kızaklık iyi bir ders olur diye düşünüyorum…

300 binlik primden yoksun kalmaları evlat açısı gibi koymuştur onlara… Akıllarını başlarına alıp, takıma yeniden girmek için bir yerlerini yırtarlar diye düşünüyorum… Kimse vazgeçilmez değil, mezarlıklar vazgeçilmezlerle dolu…

Deplasmanda ki Gaziantepspor maçında iş kazası yaşanmaz galip dönülürse artık kafa olarak daha rahat olunacak… Besim hoca ve ekibine, sahada formalarını sucuk gibi yapanlara, hafta içi olmasına rağmen işten, okuldan kaytaranlara teşekkürler.

/Resul AKÇAY
06.03.2018

4 Mart 2018 Pazar

Sadece Mücadele Vardı


Sahada sahne alanların biri ligin lideri, diğeri de her hattıyla yaşam mücadelesi veren takımı… Futbol olarak aralarında bir farkın olması gerekirken bunu görmek mümkün olmayınca ister istemez akıllara şu soru geliyor… “Ülke futbolu nereye gidiyor?” Cevabı çok basit… Yeteneksiz, basiretsiz, hain yöneticilerin elinde uçuruma gidiyor…

Hain diyorum…. Son yıllarda fazlasıyla Samsunspor’da gördüklerimizden… 91 yıllık mazisinde görmediği, bilmediği bir yaftayı astırdılar kulübün kapısına… Kayyım!... Ulan, gidin Saathane’deki Kocagöz’den kına alın da bir yerlerinize çalın… En kibar ifademle hain kelimesini kullanıyorum, sizler var ya sizler, şair Eşrefliksiniz…

93 dakikalık sürede iki takımda kalelere şut çekmeden oynadılar… Son yarım saati “Çanakkale geçilmez”i oynayan Samsunsporlu futbolcuların mücadele güçlerini üst seviyede tutmalarının karşılığı bir puan oldu… Daha fazlası bu oyunla, bu mantaliteyle asla ve de kat a olmaz, olamaz…

Üç puan için rakip kaleye nizami olmak kaydıyla topun tamamını sokman gerek… Yani topu üçüncü bölgeye taşımak orada daha fazla görünüp gol atmak zorundasın… Samsunspor da yer alan hücumcu futbolcu yapısı buna müsait değil… Ta ki biri sahne alıp şapkadan tavşan çıkarıp, bizi yanıltmaz ise…

Besim hoca pozitif enerjisini futbolcuya geçirmiş, bu onun en büyük özelliği… Ama şart olan kazanmak… Olmazsa olmazımız…

Yarın ki Elazığspor ve Pazar günkü Gaziantepspor maçlarından 6 puan çıkamazsak lig sonuna kadar kabus devam eder… Son sözüm Serkan Çınar’a… Hakkında hiç yanılmadım… Maç öncesi yaptığım araştırmayı paylaşmış, endişemi ortaya koymuştum… Bu sezon ligimizde üç maç yöneten Çınar, ne tesadüftür ki hepsinde de Rizespor maçlarında görev aldı…

Dün el birliğiyle Samsunspor’un canını yakar diye düşünüyordum, buna Samsunsporlu futbolcular izin vermedi… Taktir haklarını hep liderden yana kullandı…

/Resul AKÇAY
04.03.2018

19 Şubat 2018 Pazartesi

Karışık Kuruşuk


Ligin tepesinde de, dibinde de alınan sonuçlar “hadi be, bu kadar da olmaz” cinsinden… Tamamlanan her haftanın ardından karışık kuruşuk işler ortaya çıkıyor… Bir normal anormal durumlar var, birde anormal normaller var…

Giresunspor sahasında Denizlispor’a karşı kaybetti… Kendilerinden çok bizler üzüldük, kızdık, öfkelendik! Liderlik koltuğunda kurum kurum kurulan Ümraniye kendi çöplüğünde Eskişehirspor’un yüzünü güldürdü…

Samsunspor olarak zorlu bir deplasmandan puanla döndük, moral bulduk… Adana Demirspor’un sahasında ki kaybına da sevinmedik değil… Bizim altımızda he kadar çok takımın ismi varsa işimize gelir… Altımı, üstü mü gözetleyelim sorusunun cevabı bana göre alt olmalıdır… Bu sıkıntılı süreçte bir de altlarla uğraşmayalım…

Sahi ne oldu yahu? Takım Kayyım’a kalınca, bir rehavet, rahatlama oluşuverdi… Destek Kampanyasının “De” sinden söz eden yok! Define mi bulundu? Maddi sorunların hız kestiği yok… Tepelerden yuvarlanan kartopu büyüyerek üzerimize geliyor, önlem almak gerek…

Bu arada yakın bir gelecekte kulübün tüm hesaplarını didik didik etmek üzere müfettişler iş başı yapacak, haberiniz olsun… Valiliği teslim edilen alacaklı-borçlu listesini kamuoyunun bilgisine sunulması şarttır… Kayyım kulübün internet sitesinden bunu yayınlamalıdır…

Doğruluğunu ispatlamak yapılacak soruşturmalar sonunda ortaya çıkacaktır… Hayali alacaklılarla, gerçeklerini ayırmak herkes için hayırlı olacaktır…

/Resul AKÇAY
19.02.2018

12 Şubat 2018 Pazartesi

Savaştılar, Kazandılar


Maç sonu Erzurumspor hocasının yaptığı açıklama aslında Samsunspor’dan çok kendini küçük düşürmekten başka bir şey değildi…  Sahip olduğu elit futbolcu topluluğunu takım yapamamanın verdiği kızgınlıkla, Samsunspor’un galibiyetine gölge düşüren laflar ettiyse de o çirkin söylemler Samsunspor sevdasını mesleğinin önüne koyan bir basın mensubu aracılığıyla boğazına düğümleniverdi…

Mehmet efendi kendisine, “rakibe saygı” ilkesini hatırlatan Atilla Çebeci’ye teşekkür etmeli… Çebeci’ye şahsen ben de alkışlarımı gönderiyorum… Futbol tarihi “iyi oynadı ama kaybetti” yi  değil, sadece skoru yazar…

Öyle ya da böyle yenilmişsin, maç filmini bir kez daha izle, aklın başına gelsin… Samsunspor için skorun çok ama çok önemli olduğu bir maçtı… Görev alan herkes, savaştı, mücadele etti…

Oyunun başlarında konuk ekibin direğe tosladığı an maçın kırılma noktasıydı… Atamadılar, hal böyle olunca “atamayana atarlar” ilkesi devreye girdi… A. Burak’ın frikiği golün habercisiydi… Stilini Celil’e benzettiğim Enez iyi işler yaptı… Attırdığı gol deki pası ustalık işiydi… Hakkını vermek gerek Göksu doğru zamanda, doğru yerde, çok güzel bir temas yaptı…

Devre arası transfer de, kampta yapamadık ama Enez bence en iyi transfer…. İkinci golü bulup rakibin direncini kırma fırsatlarından yararlanılamaması, skoru geriye yaslanarak koruma anlayışı herkesi sıkıntıya, strese soktu… Ne zaman ki top Samaras’ın ayağına geldi nefes aldık… Performansıyla en ağır bir şekilde eleştirdiğim Yunanlı, son birkaç maçtır kendisine yakışır bir oyun sergiliyor…

Gündüz fenerleri ise tam bir hayal kırıklığı… Başka takımlardaki yabancılara bakıyorum, bir de bizimkilere… Kim almış, nasıl almış, nerde görüp beğenmişler? Vallahi de, billahi de şaşırıyorum, hay aklınıza! Çiftlikte ki saatçi ırkdaşları bunlardan daha iyi oynar billahi…

Başta Sayın vali olmak üzere kayyım heyetinin takım üzerindeki moral etkinliğinin alınan başarılı sonuçlarda büyük rol oynadığını söyleyebilirim… Alttakilerin kaybettiği bir haftanın kazançlısı olundu… Kısa sürede oynanacak üç maçtan çıkacak neticeler yol haritasını yeniden belirleyecek…

/Resul AKÇAY
12.02.2018