20 Mart 2018 Salı

Özür


Samsunspor-Boluspor maçında görevini tam olarak yapmayan Özel Güvenlikçi arkadaşlarımız nedeni ile Samsunspor mağdur olmuştur.

Bu karşılaşmanın ardından yazmış olduğum İŞİNİ YAP(A)MAYANLAR başlıklı köşe yazımda ki eleştirilerim bundandır.

Bu nedenle maksadını aşan ifade kullanmış olabilirim. Özür dilemesini de bilirim. İstemeden kırdığım insanlardan özür dilerim.

/Resul AKÇAY
20.03.2018

18 Mart 2018 Pazar

İşini Yap(a)mayanlar



210 tane turuncu kıyafetli adam(!) Adam tribünden atlıyor, yanlarından elini kolunu sallayarak naralara atarak sahaya dalıyor, bunlarda seyrediyor… Sorsan adlarını “Özel Güvenlik” derler… Ne iş yaparsınız? Ne işe yararsınız?

Yapmadığınız yapamadığınız iş yüzünden Samsunspor ceza alacak! Benden söylemesi darılmaca kırılmaca yok! Kayyım heyeti yarından tezi yok, bu firmayla ilişkisini kesmeli… TFF’nin vereceği cezayı bu firmaya ödetmeli…

Sorsan adını “Futbol Hakemiyim” der… Babadan torpille bu basamağa gelmiş… Ortada iki tane buz gibi penaltı var, çalmıyorsun… Koca bir şehrin, takımın emeğiyle, alın teriyle, kaderiyle nasıl oynarsın?

Besim hoca,
Bu gündüz fenerlerinden bi cacık olmaz demiştim… Bunlara forma vermek diğer çocuklara günah, takıma yazık… Bırak bunlardan yağ çıkarmayı, posası bile beş kuruş etmez… Adam mı yok?

PAF’tan oyuncu koy, bırak yenilelim, hatta küme düşelim… Bunlar nedir yahu? Kayyım heyeti Kulüp Genel Müdürü Metin beyi “mental yorgunluk” bahanesiyle görevden almış… Daha iyisini bulduysanız sözüm yok!

Lakin kulübün adeta beyni ve hafızası olan Metin bey’i zamansız ve gereksiz göndermek, yapmanız gereken işler listesinin ilk sırasında mıydı? Merak etmiyor değilim…

Her problemi çözdünüz de aylardır maaş almadığı halde sıtkı sadakatle görevini yapan adamı işten uzaklaştırmak mı kaldı? Sahi şu alacaklı listesi aylardır neden yayınlanmıyor? Denetçiler neden hala iş başı yapmadı? Bunları bir açıklasanız da bilsek…

/Resul AKÇAY
18.03.2018

6 Mart 2018 Salı

Tutku


İki hafta öncesinin takımı değil artık Samsunspor… Kafalar rahat, özgüven geri gelmiş, tutku tavan yapmış… Hoca farkı, yönetim farkı, taraftarın itici gücü… Birleşgelerden oluşan enerji hızla açığa çıkıyor…

Kötü günler artık geri kalıyor… Büyük Samsunspor geri dönüyor… Futbolcuların sahadan tribünlere gönderdiği mesaj bu… Belki de sezonun en kritik maçıydı… Ya hep, ya hiç niteliğinde… Mutlaka kazanılmalıydı, öyle de oldu…

İnancın, azmin, mücadelenin karşılığı göze hoş gelen güzel futbol, atılan iki gol, rakibi pozisyona sokmadan tamamlanan bir maç… Akıl dolu bir oyun düşünüş ve uygulanış itibarıyla dört dörtlüktü… Hüseyin hocanın klasik oyun düzeni olan defansı sağlam tutup kontra anlayışına karşı Samsunspor maç boyunca topa sahip olmanın kıymetini hep bildi…

Daha düne kadar üç pas yapamayan takım gitmiş, yerine topu rakibine kolay kaptırmayarak moral bozan bir takım gelmişti… Hakemin topu oyunda tutma kararlılığı ortaya seyir zevki yüksek bir maç çıkarmıştı… Hasta denilerek korunan iki gündüz fenerine bu kızaklık iyi bir ders olur diye düşünüyorum…

300 binlik primden yoksun kalmaları evlat açısı gibi koymuştur onlara… Akıllarını başlarına alıp, takıma yeniden girmek için bir yerlerini yırtarlar diye düşünüyorum… Kimse vazgeçilmez değil, mezarlıklar vazgeçilmezlerle dolu…

Deplasmanda ki Gaziantepspor maçında iş kazası yaşanmaz galip dönülürse artık kafa olarak daha rahat olunacak… Besim hoca ve ekibine, sahada formalarını sucuk gibi yapanlara, hafta içi olmasına rağmen işten, okuldan kaytaranlara teşekkürler.

/Resul AKÇAY
06.03.2018

4 Mart 2018 Pazar

Sadece Mücadele Vardı


Sahada sahne alanların biri ligin lideri, diğeri de her hattıyla yaşam mücadelesi veren takımı… Futbol olarak aralarında bir farkın olması gerekirken bunu görmek mümkün olmayınca ister istemez akıllara şu soru geliyor… “Ülke futbolu nereye gidiyor?” Cevabı çok basit… Yeteneksiz, basiretsiz, hain yöneticilerin elinde uçuruma gidiyor…

Hain diyorum…. Son yıllarda fazlasıyla Samsunspor’da gördüklerimizden… 91 yıllık mazisinde görmediği, bilmediği bir yaftayı astırdılar kulübün kapısına… Kayyım!... Ulan, gidin Saathane’deki Kocagöz’den kına alın da bir yerlerinize çalın… En kibar ifademle hain kelimesini kullanıyorum, sizler var ya sizler, şair Eşrefliksiniz…

93 dakikalık sürede iki takımda kalelere şut çekmeden oynadılar… Son yarım saati “Çanakkale geçilmez”i oynayan Samsunsporlu futbolcuların mücadele güçlerini üst seviyede tutmalarının karşılığı bir puan oldu… Daha fazlası bu oyunla, bu mantaliteyle asla ve de kat a olmaz, olamaz…

Üç puan için rakip kaleye nizami olmak kaydıyla topun tamamını sokman gerek… Yani topu üçüncü bölgeye taşımak orada daha fazla görünüp gol atmak zorundasın… Samsunspor da yer alan hücumcu futbolcu yapısı buna müsait değil… Ta ki biri sahne alıp şapkadan tavşan çıkarıp, bizi yanıltmaz ise…

Besim hoca pozitif enerjisini futbolcuya geçirmiş, bu onun en büyük özelliği… Ama şart olan kazanmak… Olmazsa olmazımız…

Yarın ki Elazığspor ve Pazar günkü Gaziantepspor maçlarından 6 puan çıkamazsak lig sonuna kadar kabus devam eder… Son sözüm Serkan Çınar’a… Hakkında hiç yanılmadım… Maç öncesi yaptığım araştırmayı paylaşmış, endişemi ortaya koymuştum… Bu sezon ligimizde üç maç yöneten Çınar, ne tesadüftür ki hepsinde de Rizespor maçlarında görev aldı…

Dün el birliğiyle Samsunspor’un canını yakar diye düşünüyordum, buna Samsunsporlu futbolcular izin vermedi… Taktir haklarını hep liderden yana kullandı…

/Resul AKÇAY
04.03.2018

19 Şubat 2018 Pazartesi

Karışık Kuruşuk


Ligin tepesinde de, dibinde de alınan sonuçlar “hadi be, bu kadar da olmaz” cinsinden… Tamamlanan her haftanın ardından karışık kuruşuk işler ortaya çıkıyor… Bir normal anormal durumlar var, birde anormal normaller var…

Giresunspor sahasında Denizlispor’a karşı kaybetti… Kendilerinden çok bizler üzüldük, kızdık, öfkelendik! Liderlik koltuğunda kurum kurum kurulan Ümraniye kendi çöplüğünde Eskişehirspor’un yüzünü güldürdü…

Samsunspor olarak zorlu bir deplasmandan puanla döndük, moral bulduk… Adana Demirspor’un sahasında ki kaybına da sevinmedik değil… Bizim altımızda he kadar çok takımın ismi varsa işimize gelir… Altımı, üstü mü gözetleyelim sorusunun cevabı bana göre alt olmalıdır… Bu sıkıntılı süreçte bir de altlarla uğraşmayalım…

Sahi ne oldu yahu? Takım Kayyım’a kalınca, bir rehavet, rahatlama oluşuverdi… Destek Kampanyasının “De” sinden söz eden yok! Define mi bulundu? Maddi sorunların hız kestiği yok… Tepelerden yuvarlanan kartopu büyüyerek üzerimize geliyor, önlem almak gerek…

Bu arada yakın bir gelecekte kulübün tüm hesaplarını didik didik etmek üzere müfettişler iş başı yapacak, haberiniz olsun… Valiliği teslim edilen alacaklı-borçlu listesini kamuoyunun bilgisine sunulması şarttır… Kayyım kulübün internet sitesinden bunu yayınlamalıdır…

Doğruluğunu ispatlamak yapılacak soruşturmalar sonunda ortaya çıkacaktır… Hayali alacaklılarla, gerçeklerini ayırmak herkes için hayırlı olacaktır…

/Resul AKÇAY
19.02.2018

12 Şubat 2018 Pazartesi

Savaştılar, Kazandılar


Maç sonu Erzurumspor hocasının yaptığı açıklama aslında Samsunspor’dan çok kendini küçük düşürmekten başka bir şey değildi…  Sahip olduğu elit futbolcu topluluğunu takım yapamamanın verdiği kızgınlıkla, Samsunspor’un galibiyetine gölge düşüren laflar ettiyse de o çirkin söylemler Samsunspor sevdasını mesleğinin önüne koyan bir basın mensubu aracılığıyla boğazına düğümleniverdi…

Mehmet efendi kendisine, “rakibe saygı” ilkesini hatırlatan Atilla Çebeci’ye teşekkür etmeli… Çebeci’ye şahsen ben de alkışlarımı gönderiyorum… Futbol tarihi “iyi oynadı ama kaybetti” yi  değil, sadece skoru yazar…

Öyle ya da böyle yenilmişsin, maç filmini bir kez daha izle, aklın başına gelsin… Samsunspor için skorun çok ama çok önemli olduğu bir maçtı… Görev alan herkes, savaştı, mücadele etti…

Oyunun başlarında konuk ekibin direğe tosladığı an maçın kırılma noktasıydı… Atamadılar, hal böyle olunca “atamayana atarlar” ilkesi devreye girdi… A. Burak’ın frikiği golün habercisiydi… Stilini Celil’e benzettiğim Enez iyi işler yaptı… Attırdığı gol deki pası ustalık işiydi… Hakkını vermek gerek Göksu doğru zamanda, doğru yerde, çok güzel bir temas yaptı…

Devre arası transfer de, kampta yapamadık ama Enez bence en iyi transfer…. İkinci golü bulup rakibin direncini kırma fırsatlarından yararlanılamaması, skoru geriye yaslanarak koruma anlayışı herkesi sıkıntıya, strese soktu… Ne zaman ki top Samaras’ın ayağına geldi nefes aldık… Performansıyla en ağır bir şekilde eleştirdiğim Yunanlı, son birkaç maçtır kendisine yakışır bir oyun sergiliyor…

Gündüz fenerleri ise tam bir hayal kırıklığı… Başka takımlardaki yabancılara bakıyorum, bir de bizimkilere… Kim almış, nasıl almış, nerde görüp beğenmişler? Vallahi de, billahi de şaşırıyorum, hay aklınıza! Çiftlikte ki saatçi ırkdaşları bunlardan daha iyi oynar billahi…

Başta Sayın vali olmak üzere kayyım heyetinin takım üzerindeki moral etkinliğinin alınan başarılı sonuçlarda büyük rol oynadığını söyleyebilirim… Alttakilerin kaybettiği bir haftanın kazançlısı olundu… Kısa sürede oynanacak üç maçtan çıkacak neticeler yol haritasını yeniden belirleyecek…

/Resul AKÇAY
12.02.2018

27 Ocak 2018 Cumartesi

Tavrın Kime?


Ufuk ve Çağrı batan gemiyi il terk eden farelerin gösterdiği davranışı göstermiş, takım bulamayınca da geri gelmiş isimler… Taraftar tepkisini pankart açarak ortaya koyuyor… Sen bu iki futbolcuya da görev veriyorsun… Birini de son dakikada oyuna alıyorsun… Niye? Taraftar tepki koysun, yuhalasın diye…

Öyle de oluyor… Sonuçta herkes mutsuz… Bu yaptığının gerekçesini öğrenmek adına basın toplantısına gelenlere bu fırsatı vermeme adına açıklama yapar yapmaz apar topar odadan kaçıyorsun… Soruyorum sana Engin Bey, bu tavrın kime, niye?

Almadım dediğin paranı da maç öncesi cebine indirmişsin, galibiyet primi de yarın öbür gün ödenir… Takım yani sizler yönetim olmadığı için devlet güvencesinde… Daha ne istiyorsun? Rakibin hatalarıyla bulduğun gollerle, kazandığın bir maçın keyfini yaşamak ve yaşatmak varken bu pozlar niye?

Gitmek istiyorsan aha kapı, aha yol… Bulunmaz hint kumaşı da değilsin… Piyasada elini sallasan teknik direktöre değiyor…

Şimdi aklıma geldi… Yoksa yalancı çobana benzetildiğin için mi bunları yapıyorsun? İyi de kendini bu hale getiren bir başkası değil ki… Aynaya bak görürsün…

/Resul AKÇAY
27.01.2018

25 Aralık 2017 Pazartesi

Tezgâh


Eskişehirspor maçını izlerken, bir yandan Mehmet Yazıcı elindeki telefondan Ümraniyespor deplasmanı için kendisine ve bana bilet rezervasyonu yapıyordu… O maçta dört yedik! Yine de biletleri iptal etmedik…

Dağın tepesindeki Ümraniye stadına giderken söylenip durdum… “Koca Samsunspor bu izbe yerde, dandik bir stada maç yapacak ve bizde buna şahit olacağız” Böyle kaderin içine edeyim… Bunu bize reva görenlere de saygılar sunayım…

Her söylenen söze sazan gibi atlayan spor basınımız milleti yine kandırdı… Yönetim uçağa binmek istemeyen futbolcuları, “paranız otobüste dağıtılacak” yalanıyla kandırdı… Basına da böyle servis edildi, araştırma inceleme, doğrulama hak getire, anında yaptılar haberi…

Oysa gerçek şu… Primler maçtan yarım saat önce soyunma odasında dağıtıldı… Rakamı da söyleyeyim de sizler o spor medyasına değil, bana inanın… 20 bin TL’lik hak edişin ancak 4 bin TL’si verildi…

Almak istemeyen futbolcular bu bozuk moralle sahaya çıktılar… Sıfır konsantre, sıfır moral, 4 komik gol, sıfır puan… Bu paranın otelde verilmeyişi tilki kurnazlığıydı… Belli ki futbolcuların maça çıkmama ihtimali bile düşünülmüş…

Size şunu açık seçik söyleyeyim… Yabancılar başta olmak üzere pek çok oyuncu, bu takımın devre arası kampına katılmayacak… Ne kadar para, o kadar köfte misali…

Geçtiğimiz hafta içinde Samsun büyük köy belediye başkanı yönetimi kurtarma adına esnafı tek tek gezerek 1,5 milyon para toplamıştı… Toplanılan bu para zamanında yönetime verilseydi, yönetimde futbolculara ve aylardır maaş alamayan çalışan emekçilere dağıtsaydı, bu eylemler, söylemler kısacası rezillikler yaşanmazdı…

Birileri ki siz onları iyi biliyor ve tanıyorsunuz… Samsunspor’u uçurumun kenarında tutmaya devam ediyor… Ne çekip kurtarıyorlar, ne de aşağı düşmesini istiyorlar… Böylesine aşağılık bir durum…

Bakın kulübü bu hale getirenlerin durumuna, hepsinin keyfi yerinde… Para ve makam onlarda, çile çekmek taraftarda… Kendilerinin yazıp, oynadığı bir oyunun son perdesini bu günlerde seyrediyoruz… Kimsenin aday olmasını istemiyorlar…

Vali bey ile telefon görüşmesi yapan Tanju Çolak, önceki gün bana “Sayın valimiz herhalde toplantıdan hala çıkmadı. Bir türlü dönüş yapmadı” diye sitem ediyor… “Ben Erkut için para topluyorum. Siz nerden çıktınız? “ diyerek Celil’in ekibine randevu vermiyor…

Arzu ettikleri durum şu… Revize edilen bir yönetim ile Erkut Tutu’nun devam etmesi… Perşembe günü, ya da on gün içinde gelinecek nokta bu olacak…

Benden söylemesi…

/Resul AKÇAY
25.12.2017

12 Aralık 2017 Salı

Hatalar Zinciri


Hasta yakınları, “Doktor bey, hastamız gözlerini açtı, bir şeyler de yiyor, içiyor, iyileşti mi ?” diye sorarlar masum masum… Oysa ki ölümden önceki son güzelliktir ortaya çıkan… Samsunsporlu bazı futbolcuların durumu da bu… İçlerinden kimileri girdikleri yoğun bakımdaki koma halini sürdürüyor, iyilik belirtilerinde “tık” yok!

Kimileri ise, bir daha bu formanın içine giremeyeceklerinden son güzelliklerini sergiliyorlar… Eğerim ki, devre arası bu takıma beklenen, arzu edilen takviyeler yapılsın, inanın göreceğiniz şey yukarıda yazdıklarımdır…

Eskişehir maçı geride kalan haftaların en iyi mücadelesinin yapıldığı hatta hatta pek çok net gol pozisyonlarına girildiği bir maç oldu… O kadar özlemişiz ki bunu, bazı şeyleri görmek işimize bile gelmiyor…

İlk otuz dakika rakibi sahasına hapsetmiş bir takım topu kaleciyle buluşturduğu şut çekimini 53. Dakikada gerçekleştirmiş… Yenen iki gol öncesi fütursuzca kaptırılan top kayıplarını, savunmadaki kademe hatalarını göz ardı etmişiz… İlk golü anlatayım, zaten hatırlarsınız…

Golcümüz Alperen’in(!) pasıyla sol taraftan son çizgiye inen Eskişehirspor kaptanının ortasında ön direkte topla buluşan siyahi oyuncunun tıklamasını üç savunma oyuncusu seyretti…

İkinci gol yine aynı oyuncunun ortaladığı topu arkasından geleni hissedemeyen Burhan’ın geç müdahalesi sonucu yendi… Böyle golleri halı sahada bile yemek mümkün değil, ama bu kadro yapısı yer, yiyor da… Bu nedenle buralarda sürünmelerdeyiz…

Olsun yine de heyecan veren bir futbol oynayıp, dört kişiyle kalecisiz kaleye topu iteleme becerisini gösterdik ya, canları sağ olsun… Şahsen az da olsa ne mutlu, ne de umutlu değilim… Askerlik yaparken tezkerenin gelmesi dahil, hayatta hiçbir şeyi bu kadar hevesle ve de içtenlikle beklemedim… Gel devre arası gel… Bitsin bu ızdırap…

/Resul AKÇAY
12.12.2017

4 Aralık 2017 Pazartesi

Duvara Tosladık!


Eskişehir maçının devre arasında karşılaştığım bir Samsunspor yöneticisinin söylediği bir söz bu yazımın başlığı oldu. “Duvara tosladık, bittik, hem sportif hem de mali olarak işler iyi gitmiyor. Sağlığımız bozuldu, kalp hastası oldum. Bırakmaktan başka seçeneğimiz yok!”

Kimdir bu yönetici diye sorma gafletine düşmeyin. Bugünkü Samsunspor’u yöneten hangi yönetim kurulu üyesi bundan farklı bir şeyler söyleyebilir ki? Sezona “ O sene, bu sene” diye başla, 14 hafta sonra ligin diplerinde sürün. Yaptığın içi boş, renkli transferlere çuval dolusu para harca, alayı fos çıksın.

Beyin ve beden olarak futbol ile ilişkisini kesmiş adamı plajdan al getir, cebini de bir güzel doldur, zoraki idmana çıkart, ondan fayda bekle. Mümkün mü? Değil elbet… Diğerleri farklı mı, tabi ki hayır…

Yedaş, Samsunspor’un söz de sponsoru… Şaşalı bir törenle imzalanmıştı sözleşme… Kaç para verdi bilmem ama, hafta içinde tesislerin şalterini  indirmesi  hiç yakışık almadı… Yönetimin yerinde olsam, suratlarına fırlatırdım sponsorluk anlaşmasını… Nerde öyle erkek? Ya da deli…

Bu yüzden ben olsam diyorum… Karagümrük’ün başkanının sallamalarına sessiz kalıp adeta üç maymunu oynayan da bunlar… “Sana ne lan! “ diyemediler… Tabi ya onlar akıllı, ben deli…

Son yaşanan olayı da yazayım, aklınızda bulunsun… Federasyon geçen hafta Samsunspor’a hak ediş olarak 675.000 TL ödüyor… Ama para, malum kişinin ipoteği nedeniyle Samsunspor’un hesabına yatamıyor… Yalvarıyorlar, rica ediyorlar ipotekçiye, parayı bize ver diye… Adam acıyor kabul ediyor…

Para Samsunspor’un hesabına geçiyor… Ama gelin görün ki kulüpteki ipotekçi sayısı bir değil ki, maliye el koyuyor paraya… Maliye de kafa kola alınıyor, bu para bize acil lazım, borcumuz borç başka sefer öderiz deniyor…

Maliye de acıyor Samsunspor’a, parayı geldiği yer olan TFF’ye geri gönderiyor… TFF gelen parayı yine Samsunspor’un hesabına yatırıyor…

Şimdi şöyle düşünebilirsiniz… Nihayet para Samsunspor’un eline geçti… Yanılıyorsunuz… Baş ipotekçi parayı tahsil ediyor, dönüp bizim yöneticilere “vazcaydım, size para mara yok” diyor…

Eskişehirspor maçı öncesi futbolculara bu parayı ödeme sözü verilmişti, bu söz yerine getirilemedi, futbolcular para yerine hava aldılar… Köy takımı gibi bir futbol sergilemeleri, ruhsuz, karaktersiz oyun ortaya koyup, rezil bir skor almalarının sebebi budur…

Varsa başka bir neden söyleyin de bileyim…

/Resul AKÇAY
04.12.2017