Anadolu toprağı baştan sona şehit kanlarıyla sulanmıştır.Biz böyle bir coğrafyada hüküm sürmenin bedelini fazlasıyla ödedik,ödüyoruz da.Bizlere anlatılan kahramanlık hikayeleri de bu vatan için kara toprağa düşmüş şehitlerimize aittir.Bu kahramanlardan biri de ilçemizin Akbelen Köyü Yirmenoğlu mahallesinde yaşamış yağız bir delikanlı olan Hurşid’e (İlçe ağzıyla Hurşud’a) aittir.Yöremizde Rum çetelerine ve onların iş birlikçilerine karşı savaşan bir yiğidin adıdır:Hurşud.Tarihin tozlanmış sayfalarında kaybolmaya yüz tutmuş şekilde buluyoruz onu.Artık ilgisizlikten ya da bilgisizlikten olsa gerek yazıya geçme olanağı bulamamıştır bir türlü.O Rum çeteleri ve onun iş birlikçilerine karşı amansız bir mücadele örneği sergilemiştir, bu doğrultuda halkı örgütlemiş teşkilatçı,genç,cesur ve yağız bir delikanlıdır. Anlatılanlara göre Hurşud’a kurşun işlemezmiş. Muskalı ya da tılsımlıymış.
Bölgede Nebiyen Rumları diye tabir edilen (su an Bafra sınırları içerisinde yer alan Kasnakçı mermer ya da Mamer bölgesi) Rum çetesi bölgeye kan kusturmaktadır. Çete lideri “Gara Aliye” diye tabir edilen kişidir.Yine söylentiye göre devlet yönetiminden kişiler Gara Aliyye’nin başına ödül koymuştur.Hatta daha da ötede bu ödülü Samsun’a geldiğinde Atatürk’ün koyduğunu ifade edenler de vardır.Osmanlı’nın buraya asker sevk etmesi ve Nebiyen Rumlarının burada katliamlarda bulunduğunun arşivlerde yer alması bu ihtimali yükseltiyor.Gara Aliyye Hurşud’un çalışmalarından rahatsız olur.Hurşud’un köyüne gidip annesinin boynuna kızgın sac ayağını atar ve kadını türlü işkencelerden sonra öldürür.Hurşud’a Gara Aliyyeyi öldürmek farz olmuştur artık.Bir gün yine o coğrafyada bulunan Çelalan Köyü’nde iken Hurşud’a habercilerinden biri gelip Gara Aliyye’nin Türnük’e (Şu an Yaylaçatı diye tabir edilen köy.Kavak’a yakın olmasına rağmen Havza’ya bağlıdır.) geldiğini,halka zulüm ettiğini ifade eder.Hurşud intikam hevesiyle yanıp tutuşmaktadır.Hızla atına binip Gara Aliyye’nin peşine atılır.Türnük çayırında Gara Aliyye ve çetesini yakalar.Gara Aliyye’nin arkasında da karısı vardır.
Hurşud Gara Aliyye’ye hitaben: “-Gara Aliyye, Gara Aliye, dön geriye” diye seslenir. Hurşud’un tılsımı bozulmuştur artık. Küfür etmiştir. Ama Gara Aliyye’yi ve karısını orda öldürür. Orda bulunan Rumlardan biri de Hurşud’u öldürür. Hurşud’un kardeşinin Gara Aliyye ve karısının başlarını ilçeye götürüp para aldığı da ifade edilenler arasındadır. Hurşud aslında Ekrem Bey gibi, Sütçü İmam gibi bir karakterdir. Halk Hurşud’a çok üzülmüştür. Ardından ağıtlar yazarlar.İşte söyleyeni tespit edemediğimiz şiirden elde bulunan dörtlükler:
Çelalan’dan çıktım yan basa basa
Türnük çayırına vardım gan gusa gusa
Neyinen oldu alınan oldu
Cizmelerimin içi ganınan doldu.
Türnük harmanında otlar bitmesin
Söylen nazlı yare evden gitmesin
Körpe kuzularım yetim etmesin
---------------------------------------
(Bu mısra kayıp, derleme yaptığımız kişi hatırlayamıyor. Ama dörtlüğün kayıp olduğunu anlıyoruz.)
A Hurşud arlu Hurşud
Martini yağlu Hurşud
Çocukların aylığı
Gavağa bağlu Hurşud
Bir Edebiyatçı gözüyle baktığımızda bu iki şiirin farklı olduğu izlenimine varıyoruz.Hem hece olarak hem de kafiye şeması olarak bu izlenime ulaşıyoruz.Bu şiirlerin yöremize ait olduğunu yer adlarından ve ağız özelliklerinden yola çıkarak ispatlayabiliriz..Anlatılanlar Türk Destanları ve onda bulunan motiflerle ne kadar da uyuşuyor.Geçen yıl olduğu gibi yine tekrarlıyorum:Bu ilçenin edebi yönü gerçekten çok gelişmiştir.Bunu Aşık Mustafa olayı ile doğruluğunu ispat etmiştik.İşte bu derlemeyle sağlam bir zemine oturtuyoruz….
Bu konu ile ilgili Tarihçileri de göreve çağırıyoruz.Bu bölgede yaşayan Rumların halka zulümlerini dönemin şahitleri daha hayattayken kayda almalarında yarar görüyorum.Bu dönemlerde burada yaşamış bir Rum Çetesi var mı ya da bunların Gara Aliyye diye bir liderleri vardıydı?Kayda geçmiş mi diye araştırılması gerekir.Yaptığım araştırmalarda bu bölgede Nebiyen Rumlarının olduğunu görebilmekteyiz.İnternetten bu bilgilere ulaşma olanağı buluyoruz.İş bu ve benzeri çalışmalar Kavak ilçesinin edebi,tarihi ve en nihayetinde kültürel yönünden çok faydalı olacaktır….
NOT:Bu derlemeyi yaparken benden yardımını esirgemeyen,tecrübesi ve engin hafızasıyla ışık olan Menşure ARLI Teyzemize teşekkür ediyorum.79 yaşında olan Teyzemizin muhteşem hafızası ve bilgisi karşısında şaşkınlığımı gizleyemedim.Onun yüzünde vatan sevgisi,79 yıllık birikimin izlerini ve tertemiz imanını hissetmemek mümkün değil.O duruşu ve konuşmasıyla tam bir Türk Kadını,Türk Anası olduğunu ne güzel de ifade ediyor.Teşekkürler Menşure Teyze… Niyazi ALTUN /Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni
/Niyazi ALTUN
17.11.2008
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder